Mr. Milyoner

Tasarruf + Birikim + Yatırım = Finansal Özgürlük

uzun vadede BIST100

Uzun Vadede BIST100 mü, S&P 500 mü?

Geçen hafta Yurtdışı Piyasalarda İşlem Yapmak isimli bir yazı paylaştım. Bu yazıda Türkiye’den 5, Amerika’dan da 3 aracı kurumu araştırıp hesap açma alt limiti, işlem komisyonları ve diğer masrafları inceleyerek karşılaştırdım. Neden derseniz, Twitter’da kendi yaptığım bazı yurtdışı hisse senedi yatırımlarından bahsettiğimde çoğu kişi “nasıl yatırım yapabileceklerini” merak ettiğini belirtmişti. İlgilenenler için faydalı olduğunu umut ediyorum, geri dönüşler gayet olumlu şu ana kadar.

Şimdi de iki babayiğit borsa endeksini (BIST100 ve S&P 500) uzun vade performanslarıyla karşılaştıralım isterseniz. Tamam yurtdışı borsalarda nasıl işlem yapabileceğimizi öğrendik ama performans durumu nasıl? Geçmişte ortaya koydukları verimi inceleyelim bakalım.

Ahmet mi, Murat mı?

Twitter hesabımdan bir anket yayınladım:


Beklediğimden çok farklı bir sonuç çıktı anketten, ben bir seçenekte yığılma olacağını tahmin ediyordum. Fakat yanıldım, okuyucular biraz kararsız kaldı ancak %51 ile Ahmet’i yani BIST100‘ü seçti. Yalnız sonuç aslında gayet barizdi, biri diğerinden çoook daha fazla getiri elde etti! Buyrun birlikte bakalım hangisi?

Metodoloji

S&P500 endeksinin geçmiş verilerini, “investing” websitesinden elde ettim. BIST100 ve dolar rakamlarını ise daha önce başka bir çalışma için TCMB’nin veri dağıtım sisteminden hali hazırda almıştım.

Karşılaştırmamızı dolar bazında yapacağımız için BIST100 endeksinin dolar değerini buldum her dönem için, zaten S&P500 dolar olduğu için ekstra bir çabaya gerek kalmadı.

Daha sonra Ocak 1990, 2000 ve 2010 için ayrı ayrı BIST100 ve S&P500 için 100’e endeksleme işlemi yaptım. Neden? Ocak ayında yayınladığım  Yatırım Araçları Getiri Karşılaştırması 2003-2017 yazımı okuyanlar hatırlayacaktır, karşılaştırılan enstrümanları aynı tarihte 100’den başlayacak şekilde endekslemek konuyu/değişimi anlamayı inanılmaz şekilde kolaylaştırıyor. Bu nedenle BIST100 ve S&P500 için de endekslemeyi kullandım, grafiklerde özellikle bu işlemin faydalı etkisini göreceksiniz.

Bir de neden 1990, 2000 ve 2010 tarihlerini seçtiğim merak edilebilir. Borsamızın tarihi 1985 sonundan itibaren başladığı için başlangıcı biraz olgunlaşma dönemi koyarak 1990 olarak aldım. Daha sonra da 10’ar yıl ekleyerek nesil nesil yatırım yapacaklara fikir verebileceğini düşünerek 2000 ve 2010 yıllarını belirledim. Farklı zamanlar için ayrıca da bakabiliriz ilerde. Daha önce Mart 2018’e kadar incelemeyi düşünmüştüm, fakat önemli bir değişiklik olmadığı için 2017 yıl sonu olarak karar kıldım.

1990’dan Bu Yana BIST100 ve S&P500 Performansı

Ocak 1990’da ikisini de 100’den başlattığımız BIST100 ve S&P500 grafiğini yukarıda görüyorsunuz. Anlatmaya gerek yok, görüyorsunuz demeyelim biraz irdeleyelim 🙂 Unutmayın, değerler 1990 başında 100’e endekslenmiştir!

  • Bizim borsa 1990’dan 2000 yılı sonuna, yani 11 yılın bitiminde başladığı yere geri dönmüş! 100$ olan değeri 10 yılda ancak %2 artarak 102$ olmuşElin borsası aynı sürede, %300 artarak 100$’dan 400$’a çıkmış.
  • Fakat 2000’den 2010’a bu sefer durum değişiyor. 2008 krizinden ağır şekilde etkilenen S&P500 on yıllık sürede değer kaybederek 382$ değerine düşüyor. Bu sefer BIST şahlanarak 326$’a ulaşıyor. (Bunun en büyük sebebi 2003-2010 döneminde Dolar/TL kurunun çok zayıf seyretmesi gösterilebilir)
  • Yalnız 2010’dan 2017 sonuna işler yine eski haline geri dönüyor. 27 yıl önce 100$’dan başlattığımız S&P500 812$’a ulaşırken, BIST100 ancak 228$ ediyor.

İlginç bir tablo. Açıkçası bu çalışmaya başlarken böyle bir sonuçla karşılaşacağımı beklemiyordum. BIST’in de en az S&P500 kadar, belki daha fazla artış göstermiş olacağını düşünüyordum. Evet borsamız geçen 28 yılda nominal olarak TL’de neredeyse 3700 katına ulaşmış, ama aynı süreçte USD/TL de uçtuğu için dolar bazında ancak %128 artabilmiş. Yani Ocak 1990’da, BIST100 endeksine 100$ yatıran Ahmet’in parası 228$, S&P500 endeksine 100$ yatıran Murat’ın parası 812$ olmuş

Tabii 2000 yılında da yatırım yapmışlardı. Bakalım o 100$’lara ne olmuş.

2000’den Bu Yana BIST100 ve S&P500 Performansı

Belki aranızda “Kardeşim zaten 1990’dan bu yana baktık ya, tekrar niye 2000’den bakıyoruz?” diyenler vardır. Ben de diyorum ki farklı başlangıç tarihleriyle veriye bakmak, rakamların yanıltıcı etkisini gözardı etmemizi sağlar. Çünkü rakamlar/istatistikler tek pencereden baktığınızda yanlış yönlendirebilir. Ayrıca yazının başında söylediğim gibi farklı nesilden okuyucularımıza kendi dönemleri için fikir verecektir.

  • Ocak 2000’de 100’e endekslenen BIST100, 3 yıl sonra 2002 sonunda  23$’a kadar düşmüş! “Tech Bubble” veya “Dot.com” krizi de denilen 2001 krizi ve bizim kendi problemlerimizin de etkisini görüyoruz. S&P500 de etkilenmiş, fakat sadece 63$’a kadar düşmüş.
  • Bu düşüşten sonra BIST100 şahlanarak neredeyse 150$’ları görse de yolun sonu olan 2017 için dolar bazında zarardan kurtulamamış. 18 yıl önce 100$’dan başlattığımız S&P500 192$’a ulaşırken, BIST100 ise sadece 94$ ediyor.

Evet aradan geçen 18 yılda nominal olarak TL’de 5 katından fazla artış görse bile doların yükselişiyle baş edemeyerek %6 azalmış. Özellikle uzun vadeci arkadaşların şaşırdığını tahmin ediyorum. Ocak 2000’de, BIST100 endeksine 100$ yatıran Ahmet’in parası 94$, S&P500 endeksine 100$ yatıran Murat’ın parası 192$ olmuş

2010’dan Bu Yana BIST100 ve S&P500 Performansı

Son karşılaştırma dönemimiz 2010 için sonuçları irdeleyelim:

  • Öncelikle dikkatinizi çekmiştir, önceki grafiklere nazaran daha stabil bir görüntü var, çünkü hiç finansal kriz yok bu dönemde! Yatırıma son 9 yılda başlayan bütün gençlere (ben de gencim de, benden daha gençlere 😀 ) hatırlatırım, siz hiç kriz görmediniz diye..
  • Ocak 2010’de 100’e endekslenen BIST100; nispeten S&P500‘e paralel şekilde 2012’ye kadar ilerlemiş ve 116$ olmuş, fakat daha sonra 8 yılın sonunda yine zararla 82$’a düşmüş (2017’deki toparlanma olmasa daha kötü). S&P500 ise gayet istikrarlı bir şekilde artmaya devam ederek 2017 sonunda 249$’a ulaşmış.

Evet aradan geçen 8 yılda nominal olarak TL’de 2 katından fazla artış görse bile doların yükselişiyle baş edemeyerek %18 azalmış. Uzun vadeci arkadaşların şaşkınlığının devam ettiğini görebiliyorum. Bizim anketteki arkadaşların durumuna da bakarsak; Ocak 2010’da, BIST100 endeksine 100$ yatıran Ahmet’in parası 82$, S&P500 endeksine 100$ yatıran Murat’ın parası 249$ olmuş

Sonuç

Bir iddia sonucu farklı endekslere, 10’ar yıl arayla 100’er dolar yatırım yapan (toplamda kişi başı 300’er) arkadaşların günün sonunda durumları şöyle:

  • BIST100‘e yatıran Ahmet’in 404$’ı
  • S&P500‘e yatıran Murat’ın 1.253$’ı var.**

Uzun vadede BIST100S&P500 mü? sorumuzun cevabı geçmişte açık ara S&P500 olmuş. Fakat bundan sonra nasıl olur? Kim bilir?

Yukarıdaki karşılaştırma bölümünde yeteri kadar görüşlerimi paylaştığımı düşünerek, bu noktada daha fazla değerlendirme yapmıyor; sizlerden yorum olarak görüş, tespit ve tabii ki eleştiriler bekliyorum.

**Bu karşılaştırma endeksler arasıydı, tabii ki her iki endeksten de spesifik hisse seçip daha yüksek getiriler elde etmek mümkün. Aynı şekilde daha düşük getiriler de…

Mr. Milyoner


Son Söz

Borsaya veya diğer yatırım araçlarında “bugün yüzde şu kadar arttı”, “geçen yıl şöyle oldu” şeklinde kıyaslamaları yetersiz görürüm hep.

SADECE KENDİSİYLE YAPILAN KARŞILAŞTIRMALAR YANILTIR.

Mr. Milyoner

Büyük ihtimalle benden önce de biri benzer bir söz söylemiştir. Fakat ben bu düsturu hep aklımda tutar, sadece finans/yatırım değil hayatımın her alanında göz önünde bulundururum. Sizden de ricam lütfen geniş bir perspektiften bakmayı ihmal etmeyin!

Yazının anlam ve önemine uygun bir atasözüyle bitirelim:

Başkasının yumruğunu yemeyen kendi yumruğunu balyoz sanırmış!


Yazıyı beğendiyseniz diğer popüler yazılarım:

Yeni yazılar için TwitterFacebook ve Instagram hesaplarından takipte kalın!

Görüşleriniz de lütfen yorum olarak bırakın.

Beğendiysen paylaş lütfen!
  • 4
    Shares

Previous

Yurtdışı Piyasalarda İşlem Yapmak

Next

“Nasıl Milyoner Oldu?” Serisi – 5 – Yeni Fırsatlar: 2011

16 Comments

  1. Arda

    Selamlar,

    Yine çok değerli ve açıklayıcı bir yazı olmuş. Benim merakım S&P 500 e yatırım yaptığımız takdirde hisseleri nasıl seçeceğimiz yönünde. Aslında BIST 100 de de aynı soru geçerli, yatırım yaptığımız hisseler sepetteki artış oranını yakalayamayabilir bu da grafikteki artış oranını yakalayamayacağımız anlamına gelmez mi?

    Bir de buna ek olarak, Fon paketlerinde BIST 30 ya da AK Portfoyun AFT(Yeni teknolojiler fonu) gibi fonlar mevcut, hisse almak yerine bu fonlardan almamız benim gibi borsa zekası düşük kişiler için(ya da takip etmekte zorlananlar için) daha kolay bir yatırım yöntemi sağlar mı?

    Yazıların devamını sabırsızlıkla bekliyorum çok teşekkürler. 🙂

    • Merhaba Arda Bey,

      Evet yazıda da belirttiğim gibi bu bir endeks performansı karşılaştırması. Endeks içinden seçilecek hisselerle farklı kazançlar elde edilebilir.

      Daha önce twitterda da bahsetmiştim, borsaya ilgi duyan ama hisse seçmek/takip etmek için vakti olmayan bizler gibi çalışanlar için aslında en güzeli endeks fonları almak! fakaaat Türkiye’deki aracı kurum ve bankalar bu fonlardan çok yüksek yönetim komisyonları alıyor. Örneğin ABD’de S&P500 endeks fonlarının yönetim komisyonu yıllık %0,04 iken Türkiye’deki BIST30 fonlarının %1 ile %3 arasında değişiyor. 70 kat fazla komisyon!! ve bu komisyonlar her yıl anapara üzerinden kar edilmese bile alınıyor…. şaka gibi… mesela sizin bahsettiğini AK yatırım teknoloji fonuna baktım, %2,9 komisyonu, kesinlikle tavsiye etmem..

      Güzel bir konuya değindiniz, bu konuda da bir yazı hazırlamayı düşünüyordum. bamteline bastınız 🙂

      • Arda

        Cevabınız için çok teşekkür ederim.

        Ben de verdiğimiz örnek üzerinden gidersem, bu AFT kodlu teknoloji fonu geçen sene yaklasık yuzde 35 oranında bir getiri sağlamış. Bu durumda kesilen 2.9% getiri üzerinden kesildiğinde yine de mevduattan hesabından daha karlı bir yatırım olmuyor mu? Ya da fondaki tutarı hemen satıp başka bir yatırım mı yapmalıyım?

        Bu arada twitter demişken, twitter üzerinden de takibe almamak benim ayıbım olmuş, iş yerinde 2 kişiyi daha sizin RSS feed e kayıt ettirdim, FIRE diye sürekli beyinlerini yiyorum. 😀

        Açıkçası ben eskiden para düşünmekten nefret ederdim, faizmiş, borsaymış yok efendim yatırım fonu falan hiç endişe etmeden kafama göre harcardım.. Ne zaman ki sizin bloga denk geldim aklımda sürekli finansal özgürlük ve gelir gider tablosu var. Tüm alışverişlerde artık cost benefit oranı değerlendirmeden hareket edemiyorum( Bunu almak istiyorum ama, gerçekten gerekli mi veya değer mi?)

        Bir sonraki yazıyı merakla bekliyor emeğiniz için teşekkür ediyorum 🙂

        • Selim

          % 2,9 komisyon, getiri üzerinden değil, tüm yatırımdan alınıyor, maalesef.

  2. DeDe

    Ben de yanıldım…Zaman zaman spekülatif hareketler duyduğumuz BİST’in çok daha fazla kazandırmış olabileceğini düşünmüştüm.

  3. çok güzel bir yazı tebrik ederim,

    iki önemli borsa endeksini üç farklı dilimde birleşik ve dönemsel olarak karşılaştırıp sonuç çıkarmak epey güzel bilgilere ulaştırıyor, emeğinize sağlık.

    yatırım fonlarını merak eden arkadaşlar youtube da yaşar erdinç in konuyla ilgili bir videosu var 1,5 – 2 saat kadar sürüyor, onu takip edebilir.

    abd den hisse değil de komisyonu az olan fonları almak (etf sanırım ismi) bu fonların geçmiş performansını toplu halde gösteren sitelere ulaşma konusunda ayrıca hisse aldığımız platformlar (gedik yada iş yatırım) bu fonları alabiliyor mu konusunda da bir yazı bekliyoruz. sizden sonra gelenler sadece tasarrufla ve abd borsasına açılarak nasıl milyoner oldum şekllinde blog açacaklar gibi görünüyor.

    bu arada finansal sistemimize bir eleştiri yapmak istiyorum. ülkemizde bu iş halen oturmadı, çok ciddi olarak sermaye piyasaları ve yatırımcı güvenliği konuları üzerine çalışmaları lazım. üstte arkadaş bir fonun geçen seneki getirisi % 35 demiş, doğru değil, neden derseniz o fonun geçen yılki ismi farklıydı, yatırım stratejisi farklıydı, brezilya, çin, hindistan gibi borsalara yatırım yapıyorlardı. GOP gelişmekte olan piyasalara yatırım vardı yani. bu yıl pat diye KAP a haber düştü, tesadüfen gördüm (fonun yatırımcısıyım aslında, bana bilgi vermediler, dahası kimseye haber vermediler) KAP ta fonun adı değişti deniyordu, gelişen teknolojiler vs. iyi güzel ismi falan derken içime kurt düştü, yatırımcı ilişkileriyle görüştüm, meğersem sadece adı değil, fonun yatırım yaptığı alan da değişmiş ve bundan yatırımcının haberi yok! hala da söylemediler bu değişikliği. araştırıp bakmasan abd gelişen teknoloji fonu diye yatırım yaptığın fonun bir haftada asya tropikal meyveler fonuna dönebildiği bir ortam var. bence bu değişim ve geçişler habersiz ve kolay olmamalı. bu arada bazı fonlarda alış satış arasında makas var haberiniz olsun, yıllık yönetim gideri % 2-3 üzerine alışta fon 5 lira, satışta 4 lira, çok iyi irdelemeniz lazım.

    ikincisi malum çiftlikbank. çok kişi bas bas bağırdı bu olay ponzi, kandırma var diye, yetkililer resmen uyudu, tamam yatırımcısı cahil ama senin ülkenin insanı, bunların kandırılmasına izin verme. olaya en başından el at. bunu yapmadılar, dahası tosuncuğu bile elden kaçırdılar. fadıl gelip çakıyor, tosun gelip çakıyor, tv de sahte ürün satıyorlar, yetkililer de izliyor, bu tip işlere artık bir dur denilmesi gerekiyor.

    yatırımcıyı aydılatacak, yatırımcıya güven verecek, onlara zararı karı hesabı kitabı öğretecek bir eğitim sistemi başta olmak üzere güvenli bir yatırım ortamı oluşturmak gerekiyor. öyle bir hale gelmişiz ki ne aldığımızın hesabını biliyoruz, ne vergimizi, ne ihtiyacımızı maalesef.

    • Hocam yazı gibi yorum olmuş helal 🙂 zevkle okudum.

      ETF’lerden bahsedeceğim inş, ama acelesi olanlar için 🙂 ETF’ler hisse senedi gibi borsada işlem görür. bu sayede iş yatırım vs. farketmez o borsadan alım yapabiliyorsanız ETF’i de alabilirsiniz. Daha önceki yazımda da bahsetmiştim, Yurtdışı aracıların bazı ETF’lerde komisyonsuz işlem yapma avantajı var. detaylardan da bahsedeceğim ilerde.

      elinize sağlık. selamlar.

      • güzel yorumun için ben teşekkür ederim, bir düzeltme de ben yapayım. şu bahsettiğim fon reklam mı yapıyor ne? epey ünlü olacak gibi, millet de atlıyor hemen, aslında ondan daha iyisi de var ya neyse, araştırmayı pek sevmiyoruz.

        fonun adı değişince aramıştım, yatırım tekniği de tamamen değiştiğini öğrendim, bu şekilde olmaz bunu KAP a bildirmelisiniz dedim. o aralar bildirilmemişti, Irmak Hanım üst yönetime ileteceğini söylemişti, twitter da popüler olunca ve yine bir arkadaş geçmiş getirisi güzel fon diye paylaşınca tekrar baktım benden sonra kap açıklaması yapmışlar. https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/657402

        yüksek kesintilerine rağmen senin abd hisseleri yada etf lere erişemeyenler için dış borsaya açılmanın kolay bir yoludur. youtube yayınıyla beni fonlarla tanıştıran, iyi fon bulmamı sağlayan yaşar erdinç hocaya ayrıca teşekkür etmek isterim. fon altyapısı halen yetersiz bu arada, bence enflasyon oranında getiri sağlayamayan tüm yatırım fonu ve bes fonlarının yöneticilerine biraz puan kırıcı bir yaptırım yapılmalı diye düşünüyorum. üst üste iki yıl enflasyonu geçemeyen hisse senedi fonları kapatılabilir mesela. (her önüne gelenin fon kurmaması açısından)

        • Yaptırımlara inanmıyorum, piyasada fonlar kendi dengesini bulsun. düşük performanslı fona para yatıran kişilerin tercihi bu.

          Aslında dediğim gibi gedik yatırım veya diğer bankalar aracılığıyla ulaşmak çok kolay. Bu TRdeki fonlar kısa vıdaler için kullanılabilir. Fakat temelinde; uzun vadede hisse seçmekle uğraşmak istemeyen ve alıp unutacak şekilde yatırım yapmayı tercih edenlere hitap etmesi gereken bu fonlardan benim kanaatimce UZUN VADEDE KESİNLİKLE UZAK DURULMALI. Kısa vadede bile sıkıntılı yönleri var, mesela çoğu fonu satarken anlık fiyattan satamıyorsunuz, T+2 veya 3 gün sonra bilinmez bir fiyatla satış emri veriliyor! Mesela hisse fonun var, yükseldi satayım diyosun emir veriosun, ertesi gün borsa çakılıyor ve sen emrini daha önce verdiğin halde bu düşüş sonrası fiyatla satıyorsun… saçma değil mi 🙂

          bunlar tabii ki benim görüşlerim, “herkesin hayatına kimse karışamaz!” 🙂

  4. Fatih

    Çok güzel bir yazı olmuş eline sağlık benim merak ettiğim şey getiri hesaplarken temettü ve bedelsiz leri bu getiriye dahil ettiniz mi

    • Merhaba Fatih Bey,

      Bu sadece endeks değeri üzerinden bir karşılaştırma. Dediğiniz şekilde hisse bölünmesi ve temettüler için hisse spesifik bakmak gerekiyor.

  5. T.Rek

    Çok güzel bir yazı tebrik ediyorum.
    Türkiye’de yurtdışı yatırım konusunda bilgilendirici internet siteleri pek mevcut değil. Bu konuda en detaylı bilgilerin olduğu bir yazı olmuş. Ben de naçizane yurt dışı, özellikle ABD borsalarına meraklı olduğumdan bu bilgilerin çoğunu kendi araştırmalarımla öğrendim. Ayrıca ABD’de çoğu temettüler 3 aylık dönemler halinde ödeniyor.Hatta bazı şirketler aylık bile ödüyorlar. Bu da kişisel finansal planlama açısından öngörülebilirliği arttırıyor ve sürekli nakit akışı sağlıyor. Üstelik dolar varlıklara yatırım yapmak ve buradan dolar getirisi elde etmenin bizim gibi cari açık ve enflasyon problemi olan ülkelerde yaşayan insanlar açısından enflasyonun aşındırıcı etkisini nisbeten azaltan bir unsur olarak görüyorum.
    Yaptığım incelemede son 3 ve 10 yıllık dolar bazlı bist 100 grafiğinde hiçbir kazanç olmadığını 3 yıllık grafikte ise %25 kayıp olduğunu gördüm. Yani buradan anladığım bizim borsamıza uzun vadeli yatırım yapmanın en azından geçmiş performansına bakıldığında çok rasyonel olmadığı görülüyor. Gelecek ne getirir bilemem ama şu an bizim elimizde bilgi olarak mevcut olan bu. Hisse bazlı incelendiğinde iyi performans gösteren şirketler vardır muhtemelen. Maalesef yüksek enflasyon çoğu durumda sanal rakamlar üretiyor. Borsamız 116-120000’e geldi ama rakamları enflasyondan arındırdığımızda asıl sonuçları görebiliriz.
    ABD borsalarındaki uzun vadeli çoğu çalışmada CAGR %6-7 oranlarında, yani uzun vadeli olarak yatırım yapıldığında yıllık ortalama dolar bazlı olarak %6 kar elde edilmiş. (Tabii bu geçmiş veriler, bilindiği gibi geçmişte böyle olması gelecekte de böyle olacağını göstermez ama en azından bir öngörülebilirliği var. Tabii hangi seviyeden girdiğiniz performansınız üzerinde etki edecektir.)
    Yurtdışı yatırımlarım vergisel boyutu biraz karmaşık olabiliyor. Bu konudaki yazınızı heyecanla bekliyorum. Benim de bu konuda bazı araştırmalarım var. Mukimlik belgesi gibi bir belgeden bahsediliyor. Ayrıca orada ödediğimiz vergileri matrahdan düşmek için başka belgeler isteniyor mu yoksa aracı kurumdan alınan çıktılar yeterli oluyor mu? Ödediğimiz komisyonlar gider olarak kabul ediliyor mu? vb çok sayıda soru var kafamda. Konunun detaylı olarak incelenmesinin faydalı olacağını düşünüyorum.
    Elinize sağlık, çalışmalarınızın devamını diliyorum ve bekliyorum.
    (Yukarıda yazan hiçbir bilgi ve düşünce yatırım tavsiyesi içermez. Bu bilgiler kendi kişisel düşüncelerimdir ve ben bir yatırım uzmanı değilim.Kişiler yaptıkları yatırımlardan ve bunun sonucunda ortaya çıkan maddi kayıp ve manevi sıkıntılardan kendileri sorumludurlar. Herkes kendi durumuna uygun yatırıma kendi araştırmalarını yapıp karar vermelidir.)

    • Merhaba,

      Gerçekten bir yazı kalibresinde güzel bir katkı sağladınız, teşekkür ederim.

      Yatırım portfoyünde her zaman çeşitlendirmesinden yanayım. Doların da, dünyanın en güçlü ve en büyük finans piyasası olan ülkesi Amerika olduğu sürece portföylerde bulunması gerektiğini düşünüyorum. Fakat dolar alıp bankaya koymak bir yatırım değil, çevremde bunu yapan çok insan görüyorum. Özellikle bu nedenle doların yurtdışı piyasalarda değerlendirilmesini düşünmek mantıklı.

      elinize sağlık, selamlar.

  6. T.Rek

    Düzeltme:
    Yaptığım incelemede son 3 ve 10 yıllık dolar bazlı bist 100 grafiğinde hiçbir kazanç olmadığını 5 yıllık grafikte ise %25 kayıp olduğunu gördüm. şeklinde olacak idi özür diliyorum.

  7. ufuk

    Bu hafta qnb de 2000 dolarlık bir deneme hesabı açtırıp abd işine gireceğim.
    Komisyon olaylarını anladık ama Türkiye vergi konusu tam bir muamma ,bazıları 24000 in altına vergi beyannamesine ihtiyaç yok diyor bazısı 1600 tl üzerinde verilmeli,bazısı hiç gerek yok diyor.
    Şu vergi konusunda detaylı bir çalışma yapılsa iyi olacak.
    Kolay gelsin.

Lütfen fikirlerinizle katkı sağlayın

Tüm hakları saklıdır. & İzin almadan kullanılamaz

%d blogcu bunu beğendi: