Mr. Milyoner

Tasarruf + Birikim + Yatırım = Finansal Özgürlük

saygın kadın

Saygın Kadın, Saygın Toplum

Ey Türk Kadını!

Senin ataların…

Hun İmparatarluğunda hatun olmuş, kağanla devlet yönetmiş,

Halime Hatun olmuş, koca Osmanlı kurucularına analık etmiş,

Hürrem Sultan olmuş, üç kıtaya yön veren padişaha yön vermiş,

Nene Hatun olmuş, vatanının kurtuluşu için destan yazmış,

Zübeyde Hanım olmuş, bu devletin kurucusunu yetiştirmiş.

Ama yine sen, bugün…

İşgücünde yer almayan ve eğitim görmekte olmayan genç kadınların nüfus içindeki payı açısından OECD ülkeleri arasında sonuncu olmuşsun.

Eğitime katılım oranı açısından erkeklerin yüzde 30 gerisine düşmüşsün. 1

Sadece 2016 yılında 300’den fazla kadın kocası, sevgilisi, kardeşi, babası, eski sevgilisi, eski kocası… tarafından öldürülmüş. Şiddet mağduru olup henüz hayatta kalanlar bu rakamlarda yer almıyor, ve daha birçok tecavüz mağduru, çocuk gelin vs. de…

 

Belirli bir aşama kaydedip eğitimini alabilmiş, bir iş sahibi olabilmiş kadınlar için de durum çok parlak değil. Tüm dünyada, aklınıza ilk gelen gelişmiş ülkelerde bile sorun olan cam tavan (glass ceiling) bizde de kadınları sınırlandırmaya devam ediyor. Türkiye’de kadınların ancak çeyreği çalışıyor. CEO’ların sadece yüzde 12’si kadın 2. Hadi CEO’luğu geçtim, kamu veya özel sektörde üst yönetici pozisyonunda kadın görmek için biraz çabalamanız gerekiyor.  Daha çok kayıtdışı veya nitelik gerektirmeyen işlerde çalışan kadınların, ortalama geliri de erkeklere göre düşük. Okul öncesi bakım/eğitim açısından da hem ekonomik açıdan hem erişim açısından durum vahim  olduğundan çalışan annenin çilesi o nokta da bitmiyor. Hem kadın hem erkek aynı saatler arasında çalışıyor olsa da erkeklerin işine geldiği için değişmeyen bir kabul olan evin ve çocuğun sorumluluğunun kadına yüklenmesi de belini daha da büküyor kadının.

saygın kadın

Kaynak: Onedio

Algının Bozukluğuna ilişkin Birkaç Sonuç

Google’a “mutfak, oyuncak” yazıyorum, çıkan resimlerin en az yüzde 80’i pembe. Neden? Pembe kız rengi ve kadınlar yemek yapmak için mi doğmuş? Oğlunuza da kızınıza da bunun böyle olmadığını öğretin.

Google’a “ev temizliği” yazıp, resimlerde aratıyorum. Artık neredeyse tamamı evde temizlik yapan kadın resmi/fotoğrafı. Eşim ilk defa evi elektrik süpürgesiyle süpürdüğünde, “Bu ne kadar yorucu bir iş. Sen bunu nasıl yapıyorsun? Başka bir sürü işin daha oluyor. Bundan sonra evi ben süpüreyim.” demişti. Neyse ki insafı var…

Google’a “lider” yazıyorum. A aaa, ne kadar da şaşırtMAyıcı. Neredeyse bütün görsellerde erkek liderlere yer verilmiş. Sadece devlet/ülke liderinden bahsetmiyorum, şirket, takım vs…

Google’a “başarılı insan” yazıyorum. Hayret, tek tük kadın resmi de çıktı. Neyse ki insan kategorisinde yer vermeyi ihmal etmemişler, galiba insan kelimesinin hatrına çıktı kadınlar aramalarda.

Sıradaki deneme: “zeka”. Çok garip, bu sefer bilim kurgusal çok sayıda görsel yanında en çok çıkan insan kategorisi, erkek çocuklar! Kız çocuk ne zeki olcak canım, zekiyse erkektir o :p

Bir deee şunu deneyelim: “çekici kişi”, “çok çekici”, “alışveriş”, “bakım”… tabii ki  görsellerin neredeyse tamamı kadınlar. Doğru ya, kadının asıl önemi süslenip püslenip hoş görünmekti değil mi? Kadının başarılı olmasına, lider olmasına, zeki olmasına ne gerek var Allah aşkına? Evde dursun, arada alışverişe kuaföre filan çıksın yeter. Evini temizlesin, yemek yapsın, bakımlı olsun, tamam işte cazip kadın!

 

Üstesinden Gelinir mi Bu Eşitsizliğin?

Her zaman farkında olduğum ama böyle peşpeşe yazınca şu an bile içime fenalıklar salan bir durum bu…

Peki, bu durumda biz nasıl geleceğimizi güzelleştirecek çocuklar büyütmelerini bekleyelim kadınlardan? Nasıl medeni bir toplum içinde yaşamayı ümit edelim? Akıl ve ruh sağlığı tamam mı ki biz aileden, ailenin refahından, ailenin bütçesinden, gelecek hayalleri için finansal bağımsızlığından bahsedelim?

Aslında bu bir kısır döngü…

Ümit etmedikçe karamsarlık artıyor,

Karamsarlık arttıkça kolunuzu kıpırdatacak, mücadele edecek motivasyonu bulamıyoruz.

Amaaan ben mi kurtarıcam kadınları diyesiniz gelebilir, demeyin. Dünyanın kadının saygınlığı konusunda acilen tamire ihtiyacı var ve bunu erkeklerin yapacağı yok.

Kaynak: Onedio

 

Kadınlar toplumda hakettikleri yeri elde etmedikçe kadınlar değil, erkekler ve tüm toplum mutsuz olacak. Bir gemi nasıl ki tek tarafı suyun altında, tek tarafı üstünde yüzemezse toplumun bir yarısı bu kadar gerideyken ülke kalkınamaz.

Eğitiminizi aksatmayın, kariyerinizde ısrarcı ve mücadeleci olun, evinizde eşinizle birlikte patron olun, çocuklarınızı cinsiyetçi mesajlardan koruyun.

Erkekler (yetişkin veya çocuk) doktor “dediğin” erkek, hemşire kadın olur sanmasın. Kadın yapınca ayıp, erkek yapınca “olur o kadar” demesin. “Amaaan kadın işte, aklı çalışmaz ki, bilmez ki” gibi bir şey duyarsanız, çok ciddi söylüyorum ağzına tükürün bunu diyenin ? çünkü belli ki o ancak o dilden anlar ? Siz çocuklarınızı düzgün kişilik ve algılarla yetiştirmedikçe bu kısır döngü sürüp gidecek, aman yapmayın.

 

Ey Türk Kadını, Uyan Kendine Gel, Gözünü Seveyim!

Sana erkek egemen kültürler ve toplumlar tarafından biçilen role bürünüp kalma.

Tükettiklerinle sosyal statü kazanmaya çalışma, üretime aç gözünü biraz da.

Saygın kadın bütün ekonomik ve toplumsal hedeflerin başında. Saygın kadın daha müreffeh bir gelecek ümitlerinin olmazsa olmazı. Basit, günübirlik konularda kendini tüketme.

Güçlü ol, saygın ol; hem kendin hem gelecek için.

“Eğer size masada bir yer vermiyorlarsa, katlanan sandalyenizi/taburenizi alın gidin ve o masaya oturun.” (Shirley Chisholm, ABD Kongresine seçilen ilk Afrikalı Amerikalı kadın)

 

(Tüm dünya kadınlarına bunu söylemek isterdim ama sesim şimdilik sadece bu blogu okuyanlara ulaşıyor. Belki bir gün…)

 

Ms. Milyoner

 

1 – “2017 Tek Bakışta Eğitim”, “Education at a Glance 2017”, OECD.

2 – More Women in the Turkish Workplace, Dünya Bankası

Beğendiysen paylaş lütfen!
  • 20
    Shares

Previous

Ev Almak Akıllı Bir Yatırım mıdır?

Next

Çalışanın Vergi Yükü

5 Comments

  1. Şafak

    Ms. Milyonerin bu Yazısına ilk yorumu yazma şerefine erişmek geldi içimden. 3 ay içerisinde bir Yorum gelmemesini ise Blog’un konsepti dışında sosyal ama önemli bir konuya değinmesine bağlamam doğru olacak. Bu da Ms Milyoner’e kendi Blog’unu kurması ve doğru kitle ile buluşturması için önemli bir teşvik 🙂

    Yazı konusunun “Kadın Nasıl Güçlü olur ” sorusu ile bağıntısından, Tabii ki “finansal açıdan güçlü olmasına” bağlayarak sözüme gireyim;

    Kızım şu anda 12 yaşında. 8 yaşına kadar ona gelen hediye altın para vs. konusunda bir farkındalığı olmasını beklemeden %100 tasarruf oranı ile yatırım yaptık. Hatta doğumunda gelen altınları evde saklamak hırsız girmesi riski nedeniyle bizi arayışa itti. Bankaların “vadeli altın mevduatı” imdadımıza koştu o vakitler.

    Altını hem bankada saklıyorsun. Çalınma riski yok hem kasa kirası ödemiyorsun hemde gr. bazında altın faizi alıyorsun. win-win-win !

    8 yaşına geldiğinde yavaştan finansal okur yazarlığını artırmaya başladık. Önce iyi temmetü veren bir hisse belirledik. O zamanlar Tüpraşın fiyat/kazanç oranı oldukça iyi idi. Ağır bir yatırıma girmek üzereydi ama bu 2-3 yıl içinde temmetü oranlarının artacağı anlamına geliyordu. üstelikde çocuğun finansal eğitiminde çok etkili kullanabilirdik. 2014 te biraz biraz almamaya başladım;

    -8 yaşında bir çocuğa finansal eğitim nasıl verilir-

    Birgün Temde izmitten geçerken Tüpraşı gösterip “Bu fabrikanı bir kısmı senin biliyor musun?” dedim. Hani demin benzincide durup yakıt aldık ya, onun için ödediğimiz parayı benzinci de buraya veriyor ve satmak için yakıtı burdan alıyor dedim. Bu fabrika bütün yıl durmadan çalışıyor, sonra kazandığını sahiplerine dağıtıyor. Sahiplik paylarından aldığımız için sende sahiplerinden birisin dedim. Çok ilgisini çekti. Kar ne demek, Nasıl bir fabrika kar eder, neden parayı dağıtır bunları da konuştuk.
    Artık Temde izmitten her geçerken Tüpraşa bakıp benim fabrikam der olmuştu. sonra ona her bayramda dede anneanne babaanne ve bizlerden gelen harçlıkları eline verip bununla pay mı alalım, harcıyacakmısın demeye başladım. %90 -%95 tasarruf oranı ile kendi kararıyla tasarruf etmeye başladı. Tabiki işin sonuçlarını da göstermek lazım. Tüpraş Ağır yatırımda 2015 de temettü vermedi. ilk kar payını 2016 yılıydı sanırım 3000 TL gibi bir temmettü geldi. tüm parayı çekip ( ekrandaki rakamları değil, gerçek parayı eline verdim.) Bak fabrikan çalıştı kazandı sana bu parayı verdi. şimdi bununla ne yapacaksın diye sordum. 6 aydır istediği bir hover board vardı, elektrikli kaykay. 900 TLsini ayırdı. Gerisiyle bana yine pay alır mısın? dedi. İşte budur dedim. bundan sonra sırtı yere gelmez. 🙂
    Balerin olmak istiyor. Bir yandan da Hayvanları çok seviyor belki veteriner olacak. Ama biliyorum ki geçim derdi olmadan sadece sevdiği işi yaparak, topluma faydalı olmak için çalışacak. Hiç bir zaman başını öne eğmeyecek ve pazartesi sendromu yaşamayacak! işte benim kızım. Keşke tüm kızlarımızın böyle bir eğitim alma fırsatı olsa.
    Blog yazısı gibi oldu ama bu konuyu geliştirip güzel bir blog yazısı haline getirmekte Ms. Milyonerin bir sonraki konusu olsun 😉

    Sevgiyle kalın.

    • Merhaba,

      Elinize sağlık, bir yazı kalibresinde defalarca okunacak bir tecrübeyi aktarmışsınız. Müsaade ederseniz uygun bir zamanda yazı haline getirip yayınlamak isterim. Çünkü sadece yorum olarak kalırsa gözlerden kaçabilir.

      Ms. Milyoner bu sıralar biraz yoğun, eminim ilk fırsatta kendi üslubuyla daha güzel bir cevap verecektir yorumunuza 🙂

      Tekrar teşekkürler

      • Şafak

        Müsaade ne demek, bilakis mutlu olurum üstad. 🙂

    • Merhabalar! Yorumunuz için çok çok teşekkür ederim. İltifatlarınız beni mahcup hissettirdiği kadar önemli bir sorumluluk almış olduğumu da farkettirdi. Bu konuları daha etkili ve açıklayıcı şekilde vurgulamak için elimden geleni yapmaya çalışacağım.
      Kızınızın hikayesine ba-yıl-dım! Hem sizin düzenli, disiplinli ve sorumlu ebeveynliğiniz hem de (kusura bakmayın ama en çok da :)) kızınızın bu kadar küçük yaşta ana mesajı idrak edebilmesi ve güçlü iradesi çok etkileyici. Umarım bunu hep sürdürür ve sizin de bahsettiğiniz gibi kimseden medet ummayan, aklı başında, kendi kararlarını kendi alıp uygulayabilen, güçlü ve özgüveni tam bir birey olur. Öyle olursa zaten Tüpraş olmasa da hem topluma hem de sahibine faydalı güzel bir şirketin sahibi olmaması için bir neden yok.
      Yönteminizi de kendi oğlumuzun finansal eğitiminde birkaç yıl sonra kullanılmak üzere not alıyoruz, izninizle.
      Tekrar çok teşekkürler!

  2. çok güzel bir yazı, tebrik ederim. aslında sizin daha çok yazmanız lazım, neden derseniz, eşiniz gibi yazan veya düşünen bir azınlık var, ama tasarruf ve yatırım konusunda yazan kadın neredeyse hiç yok.

    şu cümleyi özellikle çok tuttum, Tükettiklerinle sosyal statü kazanmaya çalışma, üretime aç gözünü biraz da… bunu her kadının görebileceği yerlere yazmak lazım. toplumumuzdaki tüketim gazı en çok onları etkiliyor malum. etrafımızdaki insanlara da insanlığıyla, üretimiyle, güzel karakteriyle takdir etmeliyiz.

    üstteki yorumu yazan arkadaş da güzel yazmış, çocuğun finansal eğtimi konusu önemli, buna tuncay turşucu epey örnek veriyor, youtube da vardı, keza aslı şafak ve sadi hoca da öyle. küçük bir örnek vereyim, tüpraş örneği gibi canlı olmasa da idare eder. iyi ki almadım kumbarası, bunu çocuklarında daha çok kendilerinde kullanmışlar. avm ye gidiyorlar, bir ürün beğeniyorlar, ihtiyaçları da yok, ikamesi evde var çünkü, fiyatı da çok pahalı. eve gelince ürünü ve fiyatını bir kağıda yazıp iyi ki almamışım kumbarasına atıyor. belli bir süre sonra yapmış olduğu pasif tasarrufun ne kadar büyük boyutlarda olduğunu görebiliyor. bu çok güzel bir şey.

    bu blogdan böyle giderse hem bireysel hem ailesel yatırım, bireysel, ailesel, toplumsal tasarruf, çocuklar başta olmak üzere finansal okur yazarlıklar üzerine çok dolu dolu yazılar çıkacak gibi duruyor. tebrikler tekrardan.

Bir cevap yazın

Tüm hakları saklıdır. & İzin almadan kullanılamaz

%d blogcu bunu beğendi: