Mr. Milyoner

Tasarruf + Birikim + Yatırım = Finansal Özgürlük

Parayla Satın Alabileceğiniz En Değerli Şey Nedir?

Para, günümüzde eskisinden bile daha önemli bir değere dönüştü. Eğer gün içinde yaptığınız sohbetler, aklınızdaki düşünceler ve çevrenizdeki yaşananların çoğunluğu hangi konulardan oluşuyor derseniz, lütfen şu örnekleri bir düşünelim:

  • X semtinde evler çok değerlenmiş duydun mu?
  • Yeni iPhone X’i gördün mü, kesinlikle almalıyım!
  • BMW 5 serisinin yeni kasası çıkmış, efsane abi borç harç almak lazım!
  • Akşam hangi restoranda yiyoruz, trendy bir mekan var gidelim,
  • Yazın tatilde nereye gitsek? Şeyseller nerdeydi ya…
  • Abi dolar ne yaptı öyle? Çok arttı ama alınır mı sence?
  • Bitcoin’i duydun mu? Almadık 100 $ken şimdi olmuş 8.000 $!
  • Benzin kaç oldu ya, ben takip edemiyorum artık..
  • Markete bir girdim çıktım 300 lira, paranın kıymeti kalmadı azizim?!
  • vs.vs.vs.vs.vs.vs….

Neredeyse gün içinde konuşulan iş yeri, eş-dost ve aile sohbetlerinin hatta kafamızın içindeki düşüncelerin çoğunluğunu parayla ilgili konular oluşturuyor. Haftanın 5 günü, yol dahil en az 50 saat onu kazanmak için uğraşıyor, haftasonu onu nasıl harcayacağımızı etüd ediyor, geri kalan zamanlarda da iktisat biliminin en temel kuralı olan kısıtlı kaynaklarımızla nasıl maksimum faydayı elde edebilirizi düşünüyoruz. Fasit daire de denilen kısır döngü gibi; sahip olmak için çabalıyor, sonra gönüllü olarak bırakıp tekrar sahip olmaya çalışıyoruz. Kendimizle mi yoksa toplumun geri kalanıyla mı girdiğimiz belli olmayan bir fare yarışı’na (rat-race) benziyor.

 

parayla satın alabileceğiniz en değerli şey nedir

Mutluluk tam da şu köşede , koşmaya devam!

Anlatmak istediğim ana nokta yukarıdaki karikatürde çok iyi özetlenmekte. Mutluluk veya başka bir sebep olsun, hayatta peşinden koştuğumuz her ne ise onun peşinden deli gibi koşmamız bize ailemiz, çevremiz ve toplum tarafından empoze ediliyor. Daha önce “Beklentiler” başlığındaki yazıda biraz buna değinmiştim. Herkesin ve bizzat kendimizin de onlarca beklentisi var. Maalesef bu beklentilerin neredeyse tamamı tek bir kelimenin etrafında öbekleniyor: PARA!

 

Dünyada Mekan, Ahirette İman

Bu sözü çok severim. Sayfalarca anlatılacak derin bir felsefi konuyu tek cümlede özetliyor. İnsan hayatını eşit bir şekilde ikiye bölüyor: Dünya/Ahiret. Sonra da bu iki evrede ihtiyacınız olanları iki kelimeyle özetliyor: Mekan/İman. Ahiret ve öbür dünyayla ilgili sadece kendime yetecek kadar bilgim olduğu için o konuya hiç girmiyorum. Ama dünya ile ilgili 32 yıllık yaşam tecrübemde naçizane farkettiklerimden bahsetmek için bu blogda yazıyorum.

Mekan; aklınızda ilk anlamda “Ev” kelimesini çağrıştırmıştır. Yani bu atasözünden ilk bakışta, dünyada bir evin olmalı manasını çıkarırız. Ancak tek anlamı o değildir. Mekan kelimesi Arapça kökenlidir. Arapça da kelimelerin çok sayıda anlamı aynı anda barındırmasıyla ünlüdür. Bu nedenle mekan kelimesi sadece ev değil, ayrıca yer, çevre, yurt anlamlarına da gelmektedir. (Şu linkteki kelimenin kökeni hakkında daha fazla bilgi ve bu linkte de mekan kelimesinin ingilizce çeviri sonuçlarını görebilirsiniz) Yani sadece güzel bir eviniz olsun mesajı değil, çevreniz (aileniz, dostlarınız, komşularınız), yeriniz (şehriniz, işiniz, sosyal konumunuz – buna giyim/kuşam, araba vs dahil-) de önemli anlamı taşımaktadır.

Etrafınıza tekrar bakın lütfen, yazının başında bahsettiğim maddelerde bizim ve toplumun düşünceleri bu atasözünün mesajını çok iyi anladığımızı göstermiyor mu? Hayatımızı onlara göre şekillendiriyoruz; güzel bir semtte ev, iyi kazandıran bir iş, toplumda saygın bir sosyal statü, güzel kıyafetler, moda “mekan”larda tatiller! Bunların da hepsinin işaret ettiği… Bildiniz: PARA!

 

En Değerli Şey? My Precious!

Gollum için bu sorunun cevabı çok basitti: yüzük!

My Precious!

Zavallı Smeagol (Gollum’un gerçek adıdır aslında), hepsine hükmeden güç yüzüğünü bulduğunda çok sevinmişti. Uğrunda en sevdiği arkadaşını öldürmüş, ailesinden ve köyünden ayrılmıştı. Bir ilüzyona kapılmıştı; kendisini yüzüğün gerçek sahibi sanıyor, kimse onu kendisinden alamasın diye de derin mağaralarda yaşıyordu. Bu ilüzyon; onun hayatını, vücudunu ve aklını yokediyor fakat o gittikçe yüzüğe daha çok bağlanıyordu. Yüzük onun Precious’u (En Değerlisi) olmuştu.

Peki siz hayatınızdaki en değerli şeyin ne olduğunu düşündünüz mü? Sanırım herkes; ailem ve sevdiklerim, sağlığım ve zamanım diye cevap verecektir. Buna şüphe yok, fakat benim de kendi hayatımda cevabını aradığım şey; daha çok maddi olarak en değer verdiğimiz nedir?

Sürekli peşinden koştuğumuz, varlığında sevindiğimiz – yokluğunda üzüldüğümüz, uğruna her sabah erken kalkıp gün boyu kovaladığımız, uğruna sağlığımızı ve zamanımızı verdiğimiz maddi varlık nedir?

Üzülerek itiraf etmeliyiz ki sorunun cevabı; maalesef PARA ve/veya onunla alınabilecekler!

 

PARA! PARA! PARA!

Şarkıyı hatırladınız mı? “Varlığı bir deeeert, yokluğu yaraaa”

Herkesin rahatça itiraf edeceğini düşünmüyordum zaten. Birçoğu, hayatında paradan çok daha önemli ve ulvi amaçlar olduğunu ve onların peşinde koştuklarını söyleyecektir. Çok kıymetli ve bir davaya gönülden bağlı istisna şahsiyetler vardır kesinlikle, ama genel kaide insanların paraya çok değer verdiğidir. Rüçhan Çamay şarkısında ne diyordu:

Gariptir insan oğlu neler yaratmış
Yarattığı her bugün dünü aratmış
Aklı ile herşeyin sırrını bulmuş
Kendi yarattığı putun kölesi olmuş
Para, para, para

Cahiliye dönemindeki müşrikler gibi kendi yarattığımız puta, PARA’ya tapıyoruz. Hatta acıkınca yiyoruz bile!

 

(Mal, mülk ve servette) Çoklukla övünmek, sizi ‘tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi.’ “Öyle ki (bu,) mezarı ziyaretinize (kabre gidişinize, ölümünüze) kadar sürdü.” (Tekasür Suresi, 1-2)

 

Parayla Alabileceğiniz En Değerli Şey?

Kötü bir tablo çizdiğimin farkındayım. Hepimiz paranın peşinde koşan aşağılık yaratıklarmışız meğerse. Bunu şimdiye kadar siz farketmediyseniz bu benim suçum değil! Şaka bir yana sistem bize bu şekilde yaşamayı dayatıyor. Bundan kaçış yolu yok…tu! Mandıra Filozofu gibi yaşamak dışında 🙂

Eğer sistemden kaçamıyorsanız, onu kendi silahıyla yenin!

Mr. Milyoner

Daha önce FIRE konseptini, finansal bağımsızlığınızı kazanmayı ve erken emekli olabilmeyi anlatmıştım. Bu kavramlar bizim bu “fare yarışı”ndan çıkış için tek çaremiz!

Evet, parayla alabileceğimiz en değerli şey: ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ!

Çalışıp kazanacağız, kanaatkar yaşayacağız ve milyoner olacağız.

Sonra da hakikaten değerli olan ailemiz, sevdiklerimiz ve sağlığımıza yani “kıymetlilerimize” gereken önemi verebilmek için zamana sahip olacağız.

parayla alabileceğiniz en değerli şey

parayla alabileceğiniz en değerli şey  parayla alabileceğiniz en değerli şey  parayla alabileceğiniz en değerli şey  parayla alabileceğiniz en değerli şey  parayla alabileceğiniz en değerli şey  parayla alabileceğiniz en değerli şey  parayla alabileceğiniz en değerli şey  parayla alabileceğiniz en değerli şey  parayla alabileceğiniz en değerli şey  parayla alabileceğiniz en değerli şey  parayla alabileceğiniz en değerli şey 

Beğendiysen paylaş lütfen!
  • 12
    Shares

Previous

Milyoner Olmak İçin Yapmanız Gereken İki Temel Şey!

Next

Bu Black Friday Nedir, Ne Anlama Gelir?

10 Comments

  1. Mustafa

    Yazıda bahsettiğin gibi en önemli şeyini para olduğunu itiraf etmek kolay değil ama sanırım haklısın. Bütün çabaların ulaştığı noktada para var. Daha çok para kazanmak, o para ile istediklerimiz…

    • Mr. Milyoner

      doguyoruz iyi bir egitim alma hedefinin pesinden kosuyoruz, neden iyi para kazanan bir is icin
      calisiyoruz daha çok kazanip, ev araba almak icin
      emekli olana kadar dur durak bilmeden, sonra yas 70…

      hayat kisa, sistemi degistiremiyorsak da icinden fethedebiliriz!

  2. Adsız

    Cok guzel yazmışsınız, elinize saglik. Başta “yoooo, ben para icin yaşamiyorum” diye düşündüm ama her gün oflaya poflaya sabahtan akşama zamanimi geçirdiğim işe gitmemim tek sebebi var: para para para… ama napalim geçim derdi :s

  3. Lütfi DIRIK

    Bu yazıyı zevkle okuduğumda; şu sonlu Dünyada,belli kalıplar içinde koştura koştura yaşadığımızı düşündüm…ve istedim ki bu yazıyı 100 kişi , 1000 kişi hatta milyon kişi okusun ve okuttursun…

  4. Habibe YILDIRIM

    Yazılarınızı zevkle okuyorum. Hatta şu an İktisat okuyan oğluma sizden bahsettim.Bloğunuzu okumasını önerdim.Gençlere tasarruf etmenin ne kadar doğru olduğunu anlatabilirsek yolun başında onları bu konuda eğitebilirsek onlarda gelecek nesillerine hatta ülkemizin tasarruf oranınn yükselmesine vesile olmuş olurlar.

    • Merhaba Habibe Hanım,

      Sağolun ilginiz ve nazik sözleriniz için. Ben de iktisat mezunuyum, umarım oğlunuz da üniversite hayatını kendisine değer katan dersler ve sosyal faaliyetlerle geçirir.

      Sonra çalışmaya başladığında da emeğinin değerini bilse yeter, o zaman müsrif olması mümkün değil.

  5. Acemi Yatirimci

    Mr Milyoner merhaba, yazilarinizi dikkatle takip ediyorum. Ozellikle tasarrufun gücüne her firsatta dikkat cekmeniz taktire şayan. Tesekkur ederiz.

    Aklima takilan bir konu var. Bu yazinizda bir ayet paylasmissiniz. Buradan bazi hassasiyetlerinizin oldugunu anliyorum. Kitapta faizle de ilgili sarsici ayetler var. Kaldi ki faizin ekonomideki sömürücü etkileri, insanlarin cebindeki parayi eritimesi, insanlari köleleştirmesi olayin dogmatikliginin otesine gecmesini sagliyor (konuyla ilgilenenler icin : Zeitgeist Addendum belgeselini oneririm. Dunya ekonomik düzeni tamamen bilimsel yolla anlatilmakta). Sizin vadeli mevduata ya da bu konuya bakişinizi özel degilse paylasir misiniz? Bu arada her turlu dusunceye sonsuz saygiyla.

    • Merhaba,

      Yalnız Zeitgeist hareketi bayagi ateisttir haberiniz olsun 🙂 Dini konular hem kişiseldir hem de kendimi konuşacak kadar bilgili görmüyorum. Ben de çeşitli enstrümanları kullanıyorum ama bazıları herkese uygun gelmeyebilir.

      Selamlar.

  6. Acemi Yatirimci

    Merhaba,

    Cevapladiginiz için çok teşekkür ederim. Zeitgeist hareketinin ateist bir hareket olmasi hiç sorun değil, aksine mevcut ekonomik düzeni çok etkileyici ve anlasilir şekilde anlatmasina gölge düşmesini engelliyor benim nazarimda.

    Selamlar

Bir cevap yazın

Tüm hakları saklıdır. & İzin almadan kullanılamaz

%d blogcu bunu beğendi: