Mr. Milyoner

Tasarruf + Birikim + Yatırım = Finansal Özgürlük

“Nasıl Milyoner Oldu?” Serisi – 9 – Tebdil-i Mekan: 2015

Sene oldu 2015! Sekiz yazıyı geride bıraktık, sağolun ilgi gösterip okudunuz. Benim için de geçmişe bir dönüp bakmak gibi oluyor. Sizin için ise galiba bu adam nasıl milyoner oldu sorusunun cevabı. Sadece rakamlara ve yatırımların performansına bakanlar da çoğunluktadır. Biraz yaşadıklarımızdan, hayatımıza yön veren önemli olaylardan da bahsediyorum arada.

2015’te de bizim Finansal Özgürlük kavramıyla tanışmamızı sağlayacak olaylar zinciri tetiklendi. Nasıl mı? Tebdil-i Mekan sayesinde!

Buyrun okumaya:


Bu yazı 11 parçadan oluşan serinin dokuzuncusu. Her yazıda farklı bir yılı kapsayarak ilerliyorum. Belki ilerde yatırım çeşidi bazlı, çalıştığım şirket sırası gibi farklı perspektiflerle de bakabiliriz.. Serinin ilerleyişi şu şekilde:

Neredeyse serinin sonlarına geldik. Bir maraton gibi uzun soluklu bir yazı serisi oldu, ama umarım bittiğinde blogun temel taşı olarak yerini almış olacak.


Tebdil-i Mekan

Tebdil, değiştirme demek. Tebdil-i mekan ise yer değişikliği anlamına geliyor. “Tebdil-i mekanda ferahlık vardır” atasözümüz de yer değişikliğinin rahatlama/genişlik/gönül açıklığı getirdiğini belirtiyor.

Biz Türkler binlerce yıl göçebe yaşadık. Öncelikle dar alandaki (Orta Asya) bu gezintilerimiz ortaokulda öğrendiğimiz bazı gerekçelerle (yeni yerler keşfetme arzusu 😀 ) daha uzun yolculuklara dönüştü. Son durağımız olan Anadolu topraklarını pek sevdik ki neredeyse 1000 yıldır da pek kımıldamıyoruz. Hovarda bir genci güzelliğiyle evine bağlayan güzel bir kadın gibi, Anadolu da bizi kendine bağlayıverdi.

Artık topluluk olarak değil de bireysel olarak göç ediyoruz. Birçok farklı gerekçeyle; iş, eğitim, aşk, mecburiyet (askerlik, işsizlik vs.) Bu yer değişikliklerinin süresi ve uzaklığı da kişiye göre farklı oluyor. Anadolu’daki baba ocağından çıkıp büyükşehirde çalışmaya gidenler, tayin olduğu için şehir şehir gezen memurlar, askerlik için ilk defa köyünden ayrılan gençler ya da daha da uzak diyarlara gidenler..

Uzun vadede bu “tebdil”lerin sonuçları değişiklik gösterse de, ilk etkileri atalarımızın da dediği gibi bir ferahlık getirmiştir. Yenilik ve değişiklik hepimize taze fırsatlar sunar. Bu değişikler de belki hiçbir katkısı olmayacak bile olsa, yeni transfer edilen futbolcunun taraftara verdiği gibi mutluluk ve fırsat (sahte de olsa) hissi uyandırır.

Sezen Aksu bu konuda benimle aynı fikirde değil. Ama tamamen de haksız sayılmaz; yeni gidilen mekanda her şey değişmez!

Kendinizi aynen götürürsünüz, eğer aklınızda değişmez acılar/önyargılar/kalıplar varsa Mars’a bile gitseniz hayatınızda pek ferahlık olmayabilir…

“Nereye gitsem yanımda götürüyorum çilelerimi
Valizimde taşıyorum keşkelerimi bilelerimi”

Sezen Aksu

 

Pasaport!

Atalarımız atlamışlar atlarına gelmişler Anadolu’ya. Günümüz dünyasında maalesef tebdil-i mekan o kadar kolay olmuyor. Devletler sınırlarını çok daha iyi korumaya başladılar. Pasaport ve vize icat oldu, mertlik bozuldu!

Bakın, merhum Kemal Sunal nasıl da koruyor sınırımızı 🙂

Bizim de pasaportumuz vardı, ama yetmiyor bir de vize işi var… En zoru da o! Fakat bizim de önemli bir gerekçemiz vardı vize almak için..

Eğitim Şart!

Öncelikle bu tebdil-i mekanın benimle hiç alakası yok! Hepsi Ms. Milyoner‘in başının altından çıktı.. Aslında benim tek suçum onu motive etmekti. Ama nerden bileyim bu kadar gaza geleceğini?!

Daha önce bahsetmiştim, Ms. Milyoner devlet memuru. Devlet Baba birçok kurum ve kuruluşundaki memurlardan bir kısmını yüksek öğrenim (master) almaları için yurt dışına gönderiyor her yıl. Süreç şu şekilde ilerliyor; kendi kurumunun koyduğu şartları doldurmuş olanlar (kıdem vb.) istedikleri üniversitelerin (belirli kriterler var, kuruma göre değişiyor) yüksek lisans bölümlerine başvuruyor. Eğer bu başvurularından kabul alırsa, sonra Devlet Baba’ya uygun görürsen beni gönder diyor.

Ms. Milyoner de oturdu sınavlara (GRE, TOEFL) çalıştı, bir kaç (4) üniversiteye başvurdu. Bunlardan çok sağlam bir okul kabul etti, Devlet Baba da uygun görünce, bize yol göründü.

Nereye mi?

Açılış Bakiyesi

2015 – 1 Ocak itibarıyla (tutarlar o günün parası değeriyledir)

Dönem Başı Varlıklar  – 467.855 TL

  • 225.000 TL değerinde Ev
  •  36.000 TL değerinde Araba
  •  37.800 TL değerinde Altın (420 gram)
  •  74.560 TL değerinde Dolar
  •  50.550 TL değerinde Kira Sertifikası
  •  32.447 TL değerinde Türk Lirası Mevduat
  •   11.498 TL değerinde BES bakiyesi

Dönem Başı Borçlar –0 TL

Dönem Başı Net Birikim – 467.855 TL

Araya reklamlar gibi açılış bakiyesini alıyorum 😀

Finansal olarak 2014 yılını yukarıda gördüğünüz şekilde bitirip 2015’e başladık. Karşılaştırmak gerekirse, 2014 açılış bakiyem 372.177 TL imiş, geçen 1 yılda toplam artış 95.678 TL olmuş.

2014’teki bu artışın kırılımına bakarsak da; maaşımızdan yaptığımız %60’lık tasarruf ile yaklaşık 71.500 TL, yatırımların net getirisinden de sadece 23.800 TL gelmiş. Enflasyonun %8 olduğu yılda ancak %6 getiri elde edebilmişim (paramın çoğunluğunun evde oturmasından dolayı)..

Mr. Milyoner’i “borsa üstadı”, “yatırım duayeni”, “hoca” filan sanıp takip ediyorsanız, artık kötü bir yatırımcı olduğuma kanaat getirmişsinizdir… Yatırım tavsiyesi vermek isteyen var mı 🙂

Yeni Bir Ülke

Geçici bir süre için de olsa farklı bir ülkede yaşamak (benim gibi ilk defa olanlara) çok çarpıcı olabiliyor. Birçoğunuz turist olarak dünyanın çeşitli yerlerindeki ülkelerde bulunmuşsunuzdur. Ama emin olun başka bir ülkede yaşamakla, birkaç günlük turistik gezi arasında inanılmaz farklılıklar varmış.

O ülkedeki hayatı; bir banka hesabı açmadan, belediyede işlem yapmadan, ehliyet almadan, polisle muhatap olmadan, pazardan alışveriş yapmadan, bir trafik kazası yapmadan anlamıyorsunuz.

Bu yazıda yaşadığımız ilginç tecrübeler veya yurtdışında yaşamaktan bahsetmeyeceğim. Çünkü 2015’nin sonuna (eylül) doğru gittik Amerika Birleşik Devletleri’ne. Orada geçen hayatımıza ilişkin tecrübelerimizi asıl 2016 ve 2017 yılı yazılarında okuyacaksınız. Bu yazıda önce size yaptığım en kötü yatırımı anlatayım…

Hayatımın En Kötü Yatırımı (Şimdilik)

Öyle hemen bir günde Mr. Milyoner mi oldum sandınız? Bundan 10 sene önceki halimi bırakın, 3 yıl önceki halime bile fırsatım olsa şunları yapma diye uyaracağım çok yanlışım var.

Size burda Ev Almak Akıllı Bir Yatırım mıdır? yazısını paylaştığımdaki bilinç seviyem olsaydı, 2015’teki o hatayı yapmazdım işte!

Oturduğun evi aldın artık tamam sen ne anlarsın evden, konut yatırımından? 2015 Haziran ayında gaza gelip bir ortakla birlikte yatırım amaçlı 1+1 konut aldık. Kağıt üzerinde çok mantıklı bir yatırım gibi duruyordu. Ama o zaman bütün getirisini yapmış, tavan fiyata ulaştığını anlayacak bir farkındalığımız yoktu tabii!

Anlayacağınız klasik bir küçük yatırımcı gibi tepeden aldık! Aradan 3 yıl geçmesine rağmen hala aldığımız fiyatta! Çok istikrarlı ama hakkını yemeyeyim, fiyatı hiç değişmedi…

Allahtan %50 ortak girmişim, yoksa daha büyük yatırım miktarıyla kayıp fırsat maliyetim daha da yüksek olacaktı. Ama yine de bir bakalım neler kazanmış, neler kaybetmişim.

1+1 = 1 ?

Bir artı bir ev aldık toplasın iki olsun diye, ama 1+1 yine 1 oldu! Başladığımız yere geri döndük. Bahsetmiştim, evi ortak aldık. Benim hisseme düşen maliyet 75.000 TL olmuştu Haziran 2015’te (ödemenin neredeyse yarısını eylülde arabanın satışıyla vadeli ödedim).

Evin fiyatı hiç artmadı, ama bari en azından kira getirisi vardı. Buyrun bakalım, ne kadar NET kira elde etmişim.

  • 3 yıl boyunca evin fiyatıyla aynı istikrarı gösteren kira fiyatı da yerinde saydı. 3 yılda 36 ay var; ben de 36 boyunca kira elde etmişimdir diye bir yargıya varacaksanız, acele etmeyin derim..
  • 36 ayın ancak 32’sinde kiracımız olmuş. Aslında doluluk oranı olarak gayet iyi. Bu 32 ay boyunca benim hisseme düşen 450 TL’den 14.400 TL kira elde etmişim.
  • Keşke iş burada bitse… Fakat evin boş kaldığı dönemdeki aidatlar, kira gelir vergisi, bozulan çamaşır makinesi ve buzdolabı masrafları gibi masraflara da katlandık. Bunlar da toplamda 3.170 TL olmuş. Yani 3 yıl boyunca net olarak aldığım kira 11.230 TL olmuş.

O kadar kiracılarla uğraşmalar filan geçtim, paramı 2015 Haziran’da basit bir vadeli mevduata koysaydım: 3 yılın sonunda elde edeceğim getiri 27.564 TL olacakmış! (Getiri oranları 2015: %10, 2016: %11, 2017: %12, birleşik getiri) Hiç evle uğraşmasam çook daha fazla kazanacakmışım. Şimdi “ama enflasyon” diyenlerin ağzına kürekle vuracağımın uyarısını yapayım:D Evin değeri enflasyonla düşmüyor mu? Enflasyonu başka zaman anlatırız; küreği indiriyorum, saklananlar çıkabilir..

Kaçan Fırsatlar

Eğer 75.000 TL’ye konut yatırımı değil de, Haziran 2015’te dolar alsaydım? Vadeli mevduatta fırsat maliyeti 27.564 TL idi. Dolarda daha fazla!!! Dolar alsaydım, kazancım 55.500 TL olacaktı!!!! (Haziran 2015’te dolar kuru 2,70 TL, şu an 4,68 civarı) Nerede benim evden net kazancım 11.230 TL, nerede 55.500 TL!!!

Peki altın alsaydım? Altın alsaydım, kazancım 67.500 TL olacakmış! (Haziran 2015’te gram altın 100 TL, şu an 190 civarı) Benim evden elde ettiğim getirinin tam altı katı!!!!

Maliyeti çok yüksek olsa da ben dersimi aldım, peki sizce diğer ortağım almış mıdır? 🙂

Tasarruf ve Yatırımlar

Sürekli vurgulamakta mahzur görmediğim: Milyoner Olmak için Yapmanız Gereken İki Temel Şey‘in tasarruf ve yatırım olduğunu tekrar söylemeden başlamayayım.

Maaştan Tasarruflarımız

Seriye bu yazıyla denk gelenlere Tasarrufun önemi için ilk sayılara bakmalarını rica edeceğim: “Nasıl Milyoner Oldu” Serisi

Tasarruf Tutarı

İş hayatım boyunca aldığım ortalama maaşlarım:

  • 2007 –  1.650 TL – 1.270 $
  • 2008 – 2.000 TL – 1.560 $
  • 2009 – 2.600 TL – 1.660 $
  • 2010 – 3.000 TL – 1.990 $
  • 2011 –  4.000 TL – 2.390 $
  • 2012 – 4.500 TL – 2.500 $
  • 2013 – 5.200 TL – 2.720 $
  • 2014 – 5.600 TL – 2.550 $
  • 2015 – 6.100 TL  – 2.240 $

2014 yılından başlayarak dolar bazında bir azalmayla tabii ki satın alma gücü de düşmeye başlıyor. 2015’te de trend devam ediyor. Yine de maaşım birçok kişiye göre fazla olabilir. Aksi gibi bazılarına göre de çok az.. Çevremde benden hayli fazla kazanan, aynı oranda fazla harcayıp günün sonunda varlık anlamında geride bile olan dostlarım var. Nasipten öte köy yok..

  • Yukarıda bahsettiğim gibi 2015’in Eylül ayında ABD’ye gittiğimizden benim de 2015 maaş gelirim sadece 9 aylık. Eylül maaşını bir nevi bonus gibi çalışmadan almış bulundum.
  • 2015’in 9 ayı boyunca aldığım toplam maaş 54.935 TL imiş (lanet olası vergi dilimi artışlarından dolayı tabi elime geçen brüt 9.310*9=83.800 TL’den az!!)
  • Bildiğiniz üzere normalde Ms. Milyoner’in maaşını açıkça paylaşmıyorum. Ama yurt dışında bulunduğumuz dönemdeki eğitim ödeneğini yazacağım. Yurt dışı eğitim ödeneği kapsamında aldığı maaş 2.740 $ idi. Ohh ne güzel diye düşünüyorsanız, evimizin kirasının 2.280 $ olduğunu söyleyeyim de hemen o düşüncenizden vazgeçin!

2015 yılında özellikle yurt dışında olduğumuz son 3 ayda hiç ama hiç tasarruf edemedik. Çünkü kiramızdan fikir edinebildiğiniz üzere çok pahalı bir yerdi ve sadece tek maaştık. 2015’teki tasarruf oranımız bu yüzden %40 seviyesinde (bir önceki yılda %60 idi). Hani aranızda “tamam anlaşıldı, bu adam ABD’de almış dolarları milyoner olmuş” diye düşünenler yanıldınız…

Yatırımlar

Bugüne kadar gördüğünüz yatırımlarım öyle çok karışık veya yaratıcı değildi. ABD’de yeni fikirler edindim ve fırsatlar yakaladım, ama 2015 bunları gerçekleştirdiğim değil öğrenme süreciyle geçen bir dönemdi. O yüzden daha önce sizlere anlattığım yurt dışı piyasalara ilişkin işlemlerimi 2016’da göreceksiniz.

Ev

Hala bilançomuzdaki en büyük kalem oturduğumuz evimiz. Belki bir nakit akışı sağlamıyor, ya da bize kira ödetmediği için yoksa sağlıyor mu? İlerde satarsak muhtemel değer artış kazancı?

Buyrun klasik değerlememizi yapalım. 2015 için evimizi bilançoya % 8,44 artırarak 244.000 TL olarak yazıyoruz. (artış kaynak: gyoder, %1 altında aldım.)

Ayrıca bir de en kötü yatırımım 1+1’i bildiğiniz üzere hiçbir değer artışı olmadan bilançoda tutuyoruz.

Araba

2012’den bu yana bilançomuzda araba da var. Bazı okuyucular katılmasa da ben bilançoda tuttum. Geldik ilk arabamız, göz ağrımızla ayrılma vaktine… ABD’ye gitmeden önce allayıp pullayıp sattık arabamızı. 36.000 TL’ye aldığımız aracımızı,  2015 yılı eylülünde 42.000 TL’ye sattık.

Sanırım artan dövizle yükselen sıfır araç fiyatları ikinci elde de etkili oldu. 2016’da ABD’de aldığımız araca kadar tabanlara kuvvet 🙂

Kira Sertifikası

Serinin bir önceki sayısında kira sertifikasından kısaca bahsetmiştim. 2015 yılında da değişken getiri oranlı kağıtlarımı korudum.

Elimde 50.550 TL değerinde (tahakkuk eden üzerinde biriktiriyorum) kira sertifikası var. Yıl içinde elde ettiğim kupon getirileri ve biraz daha eklemelerle tekrar kira sertifikası alıyorum (57.000 TL’e çıkıyor yıl içi). 31 Aralık itibarıyla yaklaşık net %12 oranla (yıllık) tahakkuk eden kar payı getirisiyle (12 aylık) bilançomda 63.840 TL olarak değerliyorum. (Çok basit bir yöntem ama karmaşık hale getirmenin ciddi bir faydası olmayacak)

Altın

Önceki yazıyı okuyanlar hatırlayacaktır 2014’te altın almamıştım. 2015 finansal piyasalar için çalkantılı geçerken bu sefer izlemedim. Tabii ki geç kaldım, biraz yüksekten aldım ama hiç yoktan iyidir…

2015’e çok hızlı başladı altın, 89’lardan 100’e bir ayda çıktı. Ben treni 94’te yakaladım. 15 Ocak’ta 18.800 TL değerinde 200 gram altın aldım. Daha sonra 1+1’i alırken 100 gramını 10.200 TL’ye 1 Haziran’da satmışım. Kalan 100 gramı ise yılsonuna kadar elimde tutmuşum.

Düğün altınlarımıza yine dokunmadık. Onların getirisi 4.200 TL, yıl içi alım/satımdan ise net 1.400 TL yazıyoruz artı olarak yıl sonu bilançosuna.

Dolar

Yurt dışına gitme planlarını gidiş tarihinden önce yaptığımız için biraz da finansal hazırlık yaptık. Gideceğimiz ülke ABD olacağından, harcamalarımız da dolar cinsinden olacaktı. Buna karşı bir hedge anlamında dolar varlığımızda artışa gittik yıl içinde.

Elimdeki 32.000 $’a ek olarak 3 Şubat’ta 2,45 USD/TL kurundan 36.750 TL karşılığı 15.000 $ daha almışım. Sonra 14 Mayıs’ta bu sefer 2,59 USD/TL kurundan 12.950 TL karşılığı 5.000 $ daha eklemişim.

Yılsonunda 2,92 USD/TL kurundan değerleyince toplam 2015 dolar kazancım 27.580 TL olmuş. Bakın artık birikim seviyem, yani anaparam arttığı için yatırımlardan daha dişe dokunur getiriler elde edebiliyorum.

ABD’ye giderken önemli miktarda doları yanımızda fiziksel olarak götürdük. ABD’ye girerken nakit para götürmenin sınırı 10.000 $ idi, ama biz sınırları zorladık…

Türk Lirası

Önceki yıl çok fazla nakit bırakmıştım. 2015’te ise hem yeni konut yatırımı hem de ABD gideceğimiz için dolara yüklenme sebebiyle inanılmaz düşük bir Türk Lirası bakiyesi kaldı.

Çok fazla nakit tutmak kadar az tutmanın da zararları vardır. Acil durum fonunuz olmalı, biz dolar cinsinden giderlere göre ayarladığımızdan TL sorun olmadı. Ama ayrı bir yazıda bahsederim, bir kaç aylık gideriniz (ideal 3 aylık) nakit tutmanızı tavsiye ederim.

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES)

2015’de de azar azar da olsa katkı yapmaya devam ettik, yıl sonu itibarıyla 14.266 TL değere ulaşmış, tamamı devlet borçlanma araçları fonundaydı.

Bilanço – 2015

2015 yılını yaklaşık %40 tasarruf oranı ile kapatmışız. Yatırımlar konusunda daha karışık bir durum var:

  • Evimizin değeri 225.000 TL’den 244.000 TL’ye %8,4 artmış,
  • 1+1’in değeri 75.000 TL’de sabit kalarak yerinde saymış,
  • Arabamızın satışıyla 36.000 TL’de, 42.000 TL’ye %16,7 kar realize olmuş,
  • Altınlar 56.600 TL’den 62.200 TL’ye %9,9 değer kazanmış,
  • Dolar yatırımları 124.010 TL’den 151.840 TL’ye %22,2 kazandırmış,
  • Kira Sertifikası ise 57.000 TL’den 63.840 TL’ye %12 getiri oranı yakalamış,
  • Toplam yatırım getirisi ise %11,33 olarak gerçekleşmiş. 2015 yılı enflasyonunun %8,81 olduğunu görüyoruz. Bu yıl yaptığım kötü yatırıma rağmen araba satışı ve dolar sayesinde kuyruğu yukarıda tutabilmişim. (İlgili kalemlerde bilançodan farklılıklar görüyorsunuz, çünkü yıl içi alım/satım maliyet ve kazançları da içinde yer alıyor)

Bakın 2015’te ilk defa çok ilginç bir olay başlıyor. Önceki yıllarda tasarruflarım hep yatırım kazançlarımdan çok yüksekti.  2015’ten itibaren birikim bardağım dolduğundan taşmaya başladı ve bütün yıl boyunca ettiğimiz tasarruflardan (yaklaşık 56.000 TL) daha fazla bize getiri (65.020 TL) sağladı.

Artık param benim için çalışıyor! Eğer sabırlı bir yatırımcı olursanız sizin için de çalışacak… Ama 9 yıl bekleyebilecek misiniz??

 

2015 – 31 Aralık itibarıyla (tutarlar o günün parası değeriyledir)

Dönem Sonu Varlıklar  – 602.946 TL

  • 244.000 TL değerinde Ev
  •  75.000 TL değerinde 1+1
  •  52.000 TL değerinde Altın (520 gram)
  • 151.840 TL değerinde Dolar
  •  63.840 TL değerinde Kira Sertifikası
  •    2.000 TL değerinde Türk Lirası Mevduat
  •   14.266 TL değerinde BES bakiyesi

Dönem Sonu Borçlar – 0 TL

Dönem Sonu Net Birikim – 602.946 TL

 

Mr. Milyoner


Yazıyı beğendiyseniz diğer popüler yazılarım:

Yeni yazılar için TwitterFacebook ve Instagram hesaplarından takipte kalın!

Beğendiyseniz lütfen sosyal medyada paylaşın! Soru ve görüşlerinizi de yorum olarak bırakın! Teşekkürler

Beğendiysen paylaş lütfen!

Previous

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) Mantıklı mı?

Next

ETF – Exchange Traded Funds – Nedir?

6 Comments

  1. güzel yazı için teşekkürler,

    1+1 yatırımı oldukça ilginçmiş, yanlış hesaplamadıysam kendisini amorti etme süresi 20 yıl. çok kötü değil ama iyi de değil gibi duruyor. yatırım öncesi nasıl bir beklentiyle alındı, gelir gider hesabı yapıldı mı diye sormak isterim, büyük ihtimalle kira getirisi düşünülmedi, sadece değer artışı olarak düşünüldü diye tahmin ediyorum. tasarrufların belli bir yıl sonrası artık tasarruf kadar getiriye döndüğünü görmek oldukça öğretici. bilgilendirme için çok teşekkürler tekrardan.

  2. Tutumlu

    Ev konusunda ablamın aldığı studyo dairede kaç yıldır aynı fiyatta borca girip bizi rahat yaşatmak için 1+1 almak istiyor Fiyatlar tepede alınmaz diyorum anlatamıyorum.Kiracıyı sene sonunda çıkartıp annemle tek göz odada yaşama taraftarıyım gerekirse ayrı bir bölme yaptırıp yaşanabilir.Enflasyonun tavan yaptığı şu dönemde kendi evimizde yaşayınca maaştan en az 500 tl kalacak benimde birikimim var gerekirse üç kişi birikim yapıp bi kaç sene sonra borçsuz yada çok az bir borç ile ev alırız anlatamıyorum ama! Bu arada not tutmak çok önemli galiba siz nasıl yapıyorsunuz bilmiyorum ama bende bundan sonra basit bi exel tablosunda her sene değer artışlarımı geçirmeyi düşünüyorum.kağıt kalem de kullanmak istemiyorum malum herkes mal varlığımı öğrenip akbaba olmasın yine diye..

  3. gastrosidin

    Selamlar. Elinize saglik dun aksamdan beri yazilarinizi okuyorum.
    Bu yaziyla ilgili sormak istedigim:

    ABD’ye giderken 10.000 dolari neden nakit olarak yaninizda goturdunuz? Swift masrafi odememek icin mi? Western union veya enpara.com benzeri dusuk masrafli yontemler kullanilabilir gibi dusundum. Riskli bir hareket gibi algiladim.

    Bir de “beni yatirimci basarili borsaci zannedip okuyan varsa olmadigimi anlamistir” bolumune cok guldum. Uluslararasi piyasalarda calisan sirketini satmis yatirimlar almis bir girisimciyim ve birkac senedir sahsi kapitalimi uluslararasi alanda yonetmek uzerine odaklandim. Bircok yerli ve yabanci kaynagi okuyorum. Birikimlerimizi TL bazinda kazanim olarak gorunca global olcekte satinalim gucu ciddi dusuyor ama bu bambaska bir yazinin konusu sanirim. Bence TR ortalamasi icin cok degerli bilgiler vermissiniz. Yazim diliniz de keyifli elinize saglik.

    Selamlar

    • Merhaba,

      Teşekkür ederim ilginiz için. Bahsettiğiniz tecrübelerinizi (tabi daha küçük yatırımcılara hitap den kısmını) lütfen blogda bizimle paylaşın. Hatta sizden bir misafir yazı sözü alayım şimdiden 🙂

      ABD’ye ilk kez gittiğimizden orada parayı SWIFTleyecek bir hesabımız yoktu 😀 Ama dönüşte ordan TR’ye swiftle gönderdim. Sanırım çek yazdıranlar fln oluyormuş, ama tabi sonradan öğrendik.

      Blogu, “bi tüyo verse de biz de milyoner olsak” tipi okuyucudan korumak için sürekli altını çiziyorum 🙂 Gerçekten de birikimin artışı ilk dönemlerde yatırımdan değil tasarruftan zaten. Ama artık daha iyi bi yatırımcı olmam gerek..

      Tekrar sağolun, tecrübelerinizi esirgemeyin. Selamlar.

      • gastrosidin

        Selamlar. Cok tesekkurler. Bu gece en az 5-6 yaziya yorum biraktim sanirim. İlk cevabimi da almisim.

        Yabanci finans platformlari disinda YouTube’da kisisel finans yonetimi ve yatirim uzerine duzenli paylasimlar yapan bazi kisileri takip ediyorum Turkiye’de bireysel yatirim algisi arsa/ev ekseninde sikisiyor buyuk cogunluk icin.

        Uluslararasi piyasalar da sanirim konjunkturun degismesiyle birlikte on plana cikacak. Gectigimiz aylarda katildigim bir ‘Ceo club’ etkinliginde Galata business angels kurucusu ve Mynet kurucusu Emre Kurttepeli de bunu soyluyordu ‘kuresel piyasalarda is ve yatirim yapabilme kapabilitemizi arttirmaliyiz’

        Blogunuzu takip edecegim iphone uma ekledim seve seve misafir yazi da yazarim guzel bir konu basligi aklima geldiginde haber veririm.

        Benim ‘bireysel yatirim’ eksenli dusunme mantalitesine gecmem de cok uzun yillardir girisimci olmama ragmen zaman aldi. Sirketlerden kazandiklarimi isime, ve genelde gayrimenkul ve diger hard assetlere yatirmistim hep. Oysaki is dunyasinin icinde olarak borsa ve uluslararasi piyasalar cok cazip firsatlar sunuyor. Son birkac senedir bu tarafa egildim. Ozellikle ABD borsasi TR saatiyle aksamustu acildigi icin gunun yogunlugu bitince takip edilip islem yapilabiliyor.

        selamlar,

        • Özel şirketler 1980den bu yana dünyaya açılıp uluslararası hale geliyor. Ama biz küçük yatırımcılar hala kendi alanımıza sıkışmış duruyoruz. Ufkumuzu genişletmeliyiz. Siz zaten başlamışsınız. Tecrübelerinizi okumayı bekliyoruz.

          Selamlar,

Bir cevap yazın

Tüm hakları saklıdır. & İzin almadan kullanılamaz

%d blogcu bunu beğendi: