Mr. Milyoner

Tasarruf + Birikim + Yatırım = Finansal Özgürlük

çocuk bereketiyle gelir

“Nasıl Milyoner Oldu?” Serisi – 6 – Çocuk Bereketiyle Gelir: 2012

Seriye ve hatta bütün bloga zaruri nedenlerden dolayı biraz ara verdiğim doğrudur. Ama sürekli yazacaklarımı düşündüğümü belirtmek istiyorum, yazamasam da aklımın bir köşesinde hep yer etti. Bu geçen sürede neden yazamadığımı Özel Durum Açıklaması isimli yazıda izah etmeye çalıştım. Şimdi tekrar geçmişe, yani nasıl milyoner oldu serisinin altıncısına, 2012 yılına dönebiliriz.

2012 yılı ailemiz açısında önemli bir dönüm noktasıydı, çünkü çekirdek ailemize iki yeni üye katılacak. Evet bir değil iki 🙂 Başlıktan birincisi için tüyo aldığınızı düşünüyorum; ama ikincisi merak edenler, buyrun okumaya:


Bu yazı 11 parçadan oluşan serinin altıncısı. Her yazıda farklı bir yılı kapsayarak ilerliyorum. Belki ilerde yatırım çeşidi bazlı, çalıştığım şirket sırası gibi farklı perspektiflerle de bakabiliriz.. Serinin ilerleyişi şu şekilde:

Neredeyse serinin ortasına geldik. Bir maraton gibi uzun soluklu bir yazı serisi oldu, ama umarım bittiğinde blogun temel taşı olarak yerini almış olacak.


Aile Olmak

Serinin daha önceki yazılarında başlığı Star Wars serisinin efsane ilk üç filminden almıştım. Artık esinlenme yok, o yıl gelişen olaylarla ilgili başlıklar veriyorum. 2012 için de daha güzel ve anlamlı bir başlık seçemezdim sanırım: “Çocuk Bereketiyle Gelir”.

Bir önceki Yeni Fırsatlar yazısında iş hayatının öneminden bahsetmiştim. Günümüzün üçte birini iş yerinde geçirdiğimize ve hayatımıza verdiği yöne değinmiştim. Fakat kendi anne ve babamızdan nispeten bağımsızlığımızı ilan ederek yeni bir aile kurmanın, hatta bu ailenin büyüyerek minik üyelerin de gelmesiyle gerçek manada çekirdek aile olmanın önemi geri kalan her şeyden kat be kat daha önemli.

Açılış Bakiyesi

2012 – 1 Ocak itibarıyla (tutarlar o günün parası değeriyledir)

Dönem Başı Varlıklar  –  274.173 TL

  • 175.000 TL değerinde Ev
  •  41.580 TL değerinde Altın (yaklaşık 420 gram)
  •  22.680 TL değerinde Dolar (12.000 $)
  •  28.270 TL değerinde Türk Lirası Mevduat
  •   6.643 TL değerinde BES

Dönem Sonu Borçlar – 67.500 TL

  • 50.000 TL Babaya borç
  • 17.500 TL banka kredisi kalan bakiye

Dönem Sonu Net Birikim – 206.673 TL

Finansal olarak 2011 yılını yukarıda gördüğünüz şekilde bitirip 2012’ye başladık. Karşılaştırmak gerekirse, 2011 açılış bakiyem 130.142 TL imiş, geçen 1 yılda toplam artış 76.531 TL olmuş.

2011’daki bu artışın kırılımına bakarsak da; maaşımızdan yaptığımız %55’lik tasarruf ile yaklaşık 42.000 TL, yatırımların net getirisinden de sadece 34.531 TL gelmiş. 2010’da bile hala yatırım getirisi varlığımızdaki artışın ana kaynağı değil! Çünkü ben hiç bir zaman çok kâr elde eden bir “yatırımcı” olmadım. Ama kanaatkar yaşam tarzını benimseyen, emeğinin karşılığı kazancını çarçur etmeyen biriyim.

Tasarruf, tasarruf, tasarruf!

Ailenin Yeni Üyeleri

Serinin bir önceki yazısında askere gittiğimden bahsetmiştim. 2011 yılının Ocak sonu itibarıyla terhis oldum. Babam kendi gençliğinde, artık bizim çocukların zamanında zorunlu askerlik falan kalmaz diye söylermiş. İyi bir füturist çıkmadın baba, bak ben paşa paşa gidip yaptım askerliği :). Bakalım bizim çocukların döneminde zorunlu askerlik olacak mı?

Yazının giriş bölümünde söylemiştim, ailemizin üye sayısı katlanarak 2’den 4’e çıktı. Buyrun önce ailemize ilk katılan büyük çocuğumuzdan bahsedeyim:

Genç Yaşta Ailenin Yükünü Sırtlayan Büyük Evlat

Evet, ailemize katıldığı ilk günden itibaren büyük bir özveriyle yaz kış demeden bütün yükümüzü sırtladı. Hiç sızlanmadı ve bizi yarı yolda bırakmadı. Her aileye böyle bir evlat nasip et diye edilen duaların 10 numaralı formasının sahibi olabilecek nitelikteydi. Onunla gurur duyuyordum, evet ailemizin ilk göz ağrısı..

çocuk bereketiyle gelir

Bizimki dilini bile çıkarmazdı 🙂

Ne övdüm ama, harbiden 🙂 Şaka bir yana ailemize katılan ilk üye, bir otomobildi! Evet, iş hayatına başladığımızdan tam 5 yıl sonra bir araba satın aldık. Bütün finansal detaylarımı paylaşıyorum, belki birçoğunuz “arkadaş 200 bin küsür para, otobüs minibüs sürünmüş, vay enayi” demiş olabilirsiniz.

Fakaaat harcamalarımızı ihtiyaçlar çerçevesinde değerlendiren biz milyoner ailesi, arabanın ihtiyaçlarımız listesindeki sırası gelmeden acele etmedik. Öncelikle borçsuz şekilde düğünümüzü yaptık, sonra peder beyin desteğiyle başımızı sokabileceğimiz fakirhanemizi aldık. Sıra arabaya 5 yıl sonra geldi.. Burada uzun uzadıya tekrara düşmeyeyim araba ve gerekliliği hakkında, lütfen henüz okumayanlar “Araba Almak Mantıklı mı?” yazıma bir göz atsınlar.

Araba Almak Zor Zanaat

Domates almak için markete gidince önümüzde birkaç seçenek vardır; salkım, cherry veya düz normal domates. Fiyatına bakar, ihtiyacına göre atarsın sepete biter. Yalnız araba almak ne zormuş arkadaş.. Envai çeşit marka, bunların da kendi içinde çeşitli modelleri… Tecrübesizsin, daha araba kaputu açmamışsın, motor/şanzıman bilgin ehliyet sınavındaki komik sorularla eş değerde 🙂 Teknik tabirlerden bi habersin; etek altı boya, doktordan, dosta gider, yürüyeni sağlam gibi bir sürü kavram var 🙂

2012’deki durumum 🙂

Yardım almak için tecrübeli arkadaşlara başvurursun; yalnız araba işi biraz da zevk ve para işi. Herkesin farklı bir görüşü var, birinin beğendiğine öbürü “bedava verseler binmez”, beriki Alman arabasından başkasına binmez. Ben de araştırmacı kişiliğimle forumlar olsun, şikayetler olsun, en az yakan araba google’lamaları olsun kendimi bu işe adadım. Sonuçta bütçemize ve ihtiyaçlarımıza en uygun aracın ikinci el bir Hyundai Getz olduğuna karar verdim. Ama Audi A3 aldım!

İki Bin Daha Versen

Evet hep bunun yüzünden! Biraz daha versem şu modeli alırım diye diyeee A3’e çıktı işin sonu… İtiraf ediyorum ben de insanım, ben de hata yapabiliyorum. Biliyorum bunu beklemiyordunuz 😀 Ben de beklemiyordum o zaman..

Hatamı da ilk haftanın sonunda anlamıştım, hemen gidip tüp taktırdım 😀 😀 Çok yakıyordu meret..Siz siz olun, “az daha az daha” diye diye başlangıç bütçenizin çok üstüne çıkmayın.

Evimizin En Genç Üyesi: Jr. Milyoner

Temsili Mr. Mirasyedi :) :)

Jünyor

2012 yılının başrolünde oğlumuz var. Çocuklar birer mucize. Bunu siz de bir çocuk sahibi olmadan anlamanız zor, yargılamıyorum çünkü ben de anlamıyordum öncesinde. Artık sürekli “ne yedin, sıkı giyindin mi?” sorularına bayılan annemi daha iyi anlıyorum 🙂

Yazıyı çok uzatmak istemediğimden işin hikaye ve felsefe kısmını kısa kesiyorum. Ama şunu söylemem gerek, çocuk yetiştirmenin finansal yükü kişiden kişiye çok değişebilir. Aslında çok masraflı bir konu değil, ama sağolsun özenti kültürüne karaciğeri ve tabii ki göbeğinden bağlı beyaz yakalı kardeşlerim sayesinde bu giderler inanılmaz boyutlara da ulaşabilir. Nasıl olmasın, 2bine TL’ye oto koltuğu, 8bin TL’ye puset gibi uçuk harcama yapanları gördüğümden işin boyutunu siz düşünün. Bu konu hakkında ayrı bir yazı iyi olur aslında.

Tasarruf ve Yatırımlar

Fazla dağılmadan, kendimi tutarak hızlıca asıl konuya giriyorum. Sürekli vurgulamakta mahzur görmediğim: Milyoner Olmak için Yapmanız Gereken İki Temel Şey‘in tasarruf ve yatırım olduğunu tekrar söylemeden başlamayayım.

Maaştan Tasarruflarımız

Ben tasarruf etmek istemiyorum, sadece kâr etmek ve kısa yoldan zengin olmak istiyorum diyorsanız: Bu Blog size göre bir yer değil! Çünkü uzun vadede riskli bazı yatırımlardan kâr ederken, bazılarından da zarar edeceksiniz. Fakat sizi hiç yarı yolda bırakmayacak olan TASARRUFtur.

Tasarruf

Artık tasarrufun önemini gittikçe daha çok kavrıyorduk. Siz eğer yeni başladıysanız, ilk odaklanacağınız yer harcamalarınız ve tasarruflarınız olsun lütfen. (Şu yazıyı okuyabilirsiniz ilk olarak) 2009’dan beri kredi borcumuz olduğu için artık çok daha dikkat ediyorduk harcamalarımıza. Tabi bi “hovardaluk” yapıp bu yıl araba aldık canım, o kadar olsun 🙂

Önce yatırım sonra lüks! Çünkü yatırımlarımız lükslerimizi ödedi!

Tasarruf Tutarı

2007 yılındaki ilk maaşım 1.650 TL idi. 2008 yılında Ağustos ayına kadar da aynı kaldı, Ağustos ayından sonra 2.200 TL oldu. 2009 yılında ise Eylül ayından itibaren 3.000 TL’ye çıktı (Özel sektörde ilk yıllarda artış hızı biraz yüksek olur, ama sonra enflasyona yaklaşır iyice). 2011’deki yeni işimle birlikte maaşım 4.000 TL oldu. 2012’de ortalama maaşım da 4.500 TL idi. Ağustos 2009’dan itibaren Ms. Milyoner de evimizin bütçesine katkı yapmaya başlamıştı. Ay bazında değil yılsonu toplam tasarruf ve oranını yazacağım (yakın yıllar için notlarım daha detaylı olacağından ay bazında görebiliriz):

  • 2012 boyunca aldığım toplam maaş 53.868 TL imiş (lanet olası vergi dilimi artışlarından dolayı tabi elime geçen brüt 6.900*12=82.800 TL’den az!!) Nasıl bu kadar eminsen derseniz E-Devlet SGK Hizmet Dökümü sağolsun, kontrol ettim.
  • Ms. Milyoner’in maaşını açıkça paylaşmayacağım.. 2012 yılı için onun kazancını aylık 950 TL kredi ödemesi ve diğer bütün harcamalar için kullandığımızı farz edebilirsiniz. Evli çiftler varsa 1 maaşı harcayıp diğerini tasarruf etmek, zor ama güzel bir hedef olabilir!
  • Ms. Milyoner‘in maaşını kredi ödemesi ve harcamalar için kullandığımız için daha önceki yıllarda benim maaşımın neredeyse tamamını tasarruf ediyorduk. Fakat 2012’deki yeni masraflar nedeniyle tasarruf oranımız azalarak %45’e düştü. Biliyorum, belki birçoğunuz için hala çok yüksek.

Yatırımlar

2009’da bütün varı yoğu satıp üstüne kredi çekip ev almıştık (Ev almanın akıllı bir yatırım olup olmadığıyla ilgili yazım, O zamanlar böyle bloglar yoktu, ya da benim haberim yoktu; okuyup daha bilinçli kararlar alabileyim… Umarım sizler kararlarınızı daha fazla araştırma ve bilgiyle alırsınız). Böylece borsanın şahlandığı yılda sadece izlemekle yetindim..

2012 yılında araba almamız, Jr. Milyoner’in aramıza katılması tabi yatırıma ayrılan bütçeyi etkiledi, ama Mr. Milyoner boş durur mu? Durmaz!

Ev

2012 yılında sahip olduğumuz en büyük yatırım kalemi hala evimizdi. 2009’da 140.000 TL’ye aldığımız evimizi, 2011’da 175.000 TL olarak değerleyip bilançoda belirtmiştim.  Taktir edersiniz ki ev fiyatını ancak yaklaşık olarak değerleyebiliyoruz. Daha önce enflasyonla değerlemiştim. Bundan sonra konut fiyat endeksini kullanacağım: 2012 yılı sonu için de konut fiyat endeksindeki artışın (%9,77) biraz üzerinde değerleyerek (%10 ile) 192.500 TL olarak alıyorum.

Bankaya olan kredi borcumuzun toplamı 17.500 TL idi. Yıl içinde her ay düzenli olarak ödemelerimizi yaptık ve kalan borç bakiyemiz 11.400 TL azalarak 6.100 TL’ye düştü.

Araba

Bu yılın listeye yeni katılan başlığı; araba. Aslında daha çok bir gider kalemi olsa da, ülkemizde enflasyon ve artan kurlar nedeniyle aynı anda bir yatırım aracına dönüşebiliyor. O yüzden listede kendine bir yer buldu.

Evimizin büyük oğlu olan aracımızı 36.000 TL’ye ikinci el aldık. Başlangıç bütçemiz 24.000 TL idi! Evet 27bine şu var, 30bine çıkınca bu var derken…

Fakat herhangi bir borç kullanmadan tamamen özkaynaklarımızla finanse ettik.

Borsa

2009’da roket gibi yükselen borsayı sadece izliyordum. Henüz tecrübeli bir borsa yatırımcısı değildim (belki hala değilim) ama yükselişi kaçırmak güzel bir his değil. O yüzden 2010’da bir miktar TL bakiyesi oluştukça az da olsa girmeye başlamıştım. Fakat 2011’de borsayı sadece izlemekle yetinmiştim.

Beni özellikle twitter’dan borsa üstadlarının tavsiyesi üzerine takip etmeye başlayanlar belki hayal kırıklığına uğramıştır. Ama bunu belirtmek isterim ki, borsa uzmanı hiç olmadım. Borsada uzun vade yatırımcısı da olmadım.. Genellikle hisselerimi 6-10 ay vadelerle tuttum (2015’te yaptığım yurtdışı hisse senetleri yatırımları hariç). Keşke olsa mıydım? Evet özellikle borsanın önemli şirketlerinden alıp uzun süre tutsaydım, eminim şu anda sahip olduğumdan çok daha yüksek bir birikime sahip olabilirdim. Ama henüz yatırım konusunda toy olduğumdan herkes gibi ben de sabırsızdım!

DJIST

Benim borsaya ilgim yüksekti, ama harcayacak zamanım kısıtlıydı. Hisse seçmek belki en zor süreç. Yatırım yapayım, peki hangi hisseye? Borsaya yatırım yapmak isteyen belki çok kişi bu büyük ikilemin derinliğinde bunalıp vazgeçiyor. Daha önce Aselsan ve Bim hisselerinden almıştım, çok da bilmeyerek. 2012’de ilk defa bir endeks fonu aldım. Adı da DJIST.

Neden Dow Jones ismini koymuşlar, hala bilmiyorum 🙂 O dönem hisse seçme ikileminden kurtulmak için endekse yatırım yapmaya karar verdim. Birçok bankanın hisse senedi fonları var, birçoğunu inceledikten sonra DJIST’i seçtim. Sadece bir gerekçeyle: Düşük yönetim gideri! (Tabi biraz işi öğrendikçe, bu düşük gideri bile ödemek işime gelmemeye başladı ilerleyen yıllarda)

Dolar düşer borsa çıkarken ben izliyordum 😀 Elimde dolar var, hiç hissem yok! Ben de aşağıda dolar bölümünde detayları göreceksiniz, yılbaşına göre zarardan sattım dolarları, DJIST’e bağladım. 30 Ocak’ta 17,30 TL değerinde 1.156 adet (19.998 TL + komisyon) DJIST fonu almışım. Ama ilk 3-4 ay beni endişelere sevkedecek kadar yatay devam etti, satıp da alacak başka bir yatırım aracı bulamadığımdan öylece bekledim.. Ama sonbahardan sonra borsayla birlikte yüzümü güldürmüştü 🙂 Sene sonunda değeri notlarım yanlış değilse 29.478 TL olarak görüyorum. Not Bad?

Araba almak yerine aynı tutarda fondan alsaymışım, aynı arabanın sıfırını çekerdim! İşte fırsat maliyeti!!!

Ayrıca o dönem İMKB30 veya İMKB100’e göre DJIST nasıl bir fark yaratmış hesaplamamışım. Belki daha kötüdür. Bakıp bulan olursa söylesin.

Altın

2011’de kaçırdığım en büyük fırsat altındı! Ocak ayında 70 liralarda olan gram altın, yıl sonunda 100 TL olmuştu… Serinin önceki yazısını okuyanlar hatırlayacaktır, çok hızlı yükselen altın treninden o dönem çok az faydalanabildim..

Ama biz küçük yatırımcının kaderidir, dipten alamaz tepeden satamayız. Ve genellikle de bu yüksek getiri trenlerini sadece izleriz (hemen yanlış anlamayın 🙂 ben de küçük yatırımcıyım) 2012’de ise araba almamız ve babama artık bi zahmet borcu ödememiz nedeniyle pek yatırım yapacak nakit kalmadığı için yeni altın yatırımı olmadı.

Düğün altınlarımıza ise yine dokunmadık , yıl sonunda 97 TL ile değerlediğimizde ise 420 gr.’ı 40.740 TL olmaktadır.

Dolar

Neden bilmiyorum, hiç euro alıp satmamışım! Açıkçası bunun nedenini bilmiyorum. Ülke olarak ilişkilerimizin çoğunluğu Avrupayla da olsa bizim için dolar daha önemli bir para birimi olmuştur, fakat ben euroyu tamamen gözardı etmişim. Hala da öyleyim..

  • Notlarıma göre 25 Ocak’ta 1,80 USD/TL kurundan mevcut dolar bakiyemin tamamını yani 12.000 $ (21.600 TL karşılığı) satmışım.

Neden mi? Çünkü hızlı bir şekilde düşmeye başlamıştı. Her küçük yatırımcı gibi düşerken panik satış vehametine kapıldım. Zaten yaklaşık 9 aydır tutmama rağmen beklediğim gibi artmıyordu, bir de 1,85 lerden hızlıca düşmeye başlayınca verdim gitti. Aslında iyi ki de satmışım, çünkü bütün yıl boyunca 1,80 etrafında dolanıp durmuş.

Türk Lirası

Yıl içinde tasarruflar, araba alımı, pedere borç ödeme ile sürekli değişen miktarlarda TL mevduat tutmuşum. Yıl sonunda 1.320 TL vadesiz mevduat ile kapatmışım.

Artık peder beye daha fazla ayıp etmemek için borcun büyük kısmını kapattım 2012’de. Sadece 15.000 TL bıraktım, borç yiğidin kamçısıdır ilkesiyle 🙂 Başka bir amacım yoktu 🙂

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES)

Daha önceki yazılarda da bahsetmiştim, 2006’da bir BES hesabı açmıştım. İşe başlayınca da artık %25’lik devlet katkısından faydalanmaya başlamıştım. Hem de bordrodan direk vergi matrahından düşüldüğü için nakit alıyorduk 🙂 Ne güzeldi! Artık o da BES’e yatıyor! 2008 ve 2009 yılsonu itibarıyla önemli bir tutara ulaşmadığı için bilançoya almamıştım. 2010’da tekrar ödeme yapmaya başladık. Mütevazı de olsa bir seviyeye gelmişti.

2012’de de katkı yapmaya devam ettik, yılsonu itibarıyla 7.914 TL değere ulaşmış, tamamı devlet borçlanma araçları fonundaydı. (O zamanlar gerçekten bilinçli bir yatırımcı değilmişim, BES ve fonları hakkında bir yazı gelecek yakında, orada fon seçiminin öneminden bahsedeceğim)

Bilanço – 2011

2012 yılını yaklaşık %45 tasarruf oranı ile kapatmışız. Yatırımlar konusunda daha karışık bir durum var:

  • En büyük varlığımız olan evimizin değeri 175.000 TL’den 192.500 TL’ye %10 artmış,
  • Araba olduğu yerde sayarak 36.000 TL’de,
  • Düğün altınları 41.580 TL’den 40.740 TL’ye %2 değer kaybetmiş,
  • Dolar yatırımı 22.680 TL’den 21.600 TL’ye %5 zarar yazmış,
  • DJIST fonu ise 19.998 TL’den 29.478 TL’ye %47 artmış,
  • Toplam yatırım getirisi ise sadece %8,49 olarak gerçekleşmiş. 2012 yılı enflasyonunun %6,16 olduğunu düşünürseniz; benim ne kadar ortalama, hatta vasat bir yatırımcı olduğumu söyleyebilirsiniz. Ben de hiç itiraz etmem!

Ama biraz soluklanın bunu demeden önce; toplam birikimimiz ise 206.673 TL’den 286.852 TL’ye %39 artmış. Yatırımlar sadece %8,5 artarken, birikim %39 artıyor! Ne sihir ne keramet, budur marifet!

Bunun nedenlerini açıklamıyorum, çünkü dikkatli okuyucuların kendi kendilerine düşünerek önemli sonuçlar/dersler çıkaracağına eminim.

Son olarak dikkatinizi bir noktaya çekmek isterim, birikimler 300.000 TL’ye bile ulaşamadı! 6 yılda 300.000 TL’yi bile görmeyen varlıklar, sonraki 5 yıl içinde 1 milyon TL’yi geçiyor!!!

Bunu hiç unutmayın: Birikimleriniz; sürecin ilk yılları kaplumbağa, sonraki yılları ise tavşan hızıyla artacak! (Para parayı çeker demiş miydim?)

 

2012 – 31 Aralık itibarıyla (tutarlar o günün parası değeriyledir)

Dönem Sonu Varlıklar  – 307.952 TL

  • 192.500 TL değerinde Ev
  •  36.000 TL değerinde Araba
  •  40.740 TL değerinde Altın (420 gram)
  •  29.478 TL değerinde DJIST fonu
  •    1.320 TL değerinde Türk Lirası Mevduat
  •   7.914 TL değerinde BES bakiyesi

Dönem Sonu Borçlar – 21.100 TL

  • 15.000 TL Babaya borç
  •   6.100 TL banka kredisi kalan bakiye

Dönem Sonu Net Birikim – 286.852 TL

 

Mr. Milyoner


Yazıyı beğendiyseniz diğer popüler yazılarım:

Yeni yazılar için TwitterFacebook ve Instagram hesaplarından takipte kalın!

Beğendiyseniz lütfen sosyal medyada paylaşın! Soru ve görüşlerinizi de yorum olarak bırakın! Teşekkürler

Beğendiysen paylaş lütfen!

Previous

Özel Durum Açıklaması

Next

Yurtdışı Piyasalarda İşlem Yapmanın Vergi Boyutu

5 Comments

  1. Hakan Y

    x yıl yurtdışında çalıştım param birikti gibi birşey görecek miyiz yoksa tamamı TR mi olacak

    • Merhaba Hakan Bey,

      2016 yılı ve 2017’nin başı olmak üzere 1 yıl civarı yurtdışı geliri var, ama ilgili yazıda göreceksiniz elde ettiğim getiri nette aynı dönem TR’de alamadığım maaşlarımla aynı seviyede olacak.

      Yani yurtdışında çalışmamın milyoner olmamda bir etkisi olmadı.

  2. Tutumlu

    Yurt dışında daha çok boş vakit size iyi gelmiş Bu seferki yazınız çok daha anlaşılabilir ve detaylı olmuş elinize sağlık.Ben uzun süredir keyfime göre %75-95 oranında tasarruf yapıyorum.Bu sayı ne kadar yüksek olursa varlıkların katlanma süresi korkunç derecede azalıyor çünkü.Evimde bir sürü finans kitabı var bana bunları okuduğum için gülüyor insanlar benim aylık gelirim çok düşük hala iş arıyorum doğru kararlar verip iyi yatırım getirisi yapabilmem için finansal iq’umu çok yüksek tutmam gerekiyor.Yoktan mucizeler yaratma peşindeyim :D.Bende 6 yıl önce altın 90-100 bin tl iken 20.000 tl alım yapıp düşünce panikten 5000 tl zarar ile satmıştım.Uzun vadeci olmayı öğrendim en az bir sene bekliyorum artık şimdiki düşüncem daha uzun yıllar beklemek okuduğum kitaplardan ve edindiğim tecrübelerden bunu öğrendim.Belki sizin zamanınızda bu kitaplar yoktu ben paradan daha önemli görüyorum bu kitapları.Eğer uzun vadeci olsaydınız çok çok kazanmıştınız ama insan sonradan öğreniyor 10 sene olmuş hala öğrenecek şeyiniz varmış benimde öyle her gün yeni bir şey öğreniyoruz.2.5 yaşımda alfabeyi ve 4 yaşımda elektroniği öğrenmeye başlamış biri olarak keşke yatırım konularınla ilgilenseymişim diyorum 😀 şimdiye kadar uçmuştum.Tecrübe için yıllar gerekiyor şimdiki hobim bu oldu benimde.Sizin gibi temkinli yatırımcı olmaya başladım tasarruf oranım çok yüksek Allah nasip ederse daha önümde uzun yıllar var geçmişte acele edip çok zararlar yaşadım.Emin adımlarla ilerlemek daha iyi.Şu 200 bin tl den sonra artan oranı hala merak ediyorum ama tahmin ettiğim gibi sanırım yatırımlar iyi getiri getirmeye başlıyor üstüne bide tasarruf ediyorsanız oh mis 🙂 300.000 tl küsür servete ulaşınca bunu daha iyi anladım işler kolaylaşmaya başladı sanki kartopu geliyor 😀

    • Evet, uzun bir süre tasarruflar sayesinde artış gösterdi birikimler, fakat yatırım miktarı arttıkça dönüşü de yüksek olmaya başlıyor.

      • Tutumlu

        İnşallah sizin benim gibi insanlar net aleminde çoğalır bilgi alışverişine daha çok devam ederiz.Toplumda özellikle Türkiyede tasarruf ve yatırım hakkında konuşacak insan bulmak o kadar zor ki… Bir adet tasarruf ile erken emekli olan bir tanıdığım vardı bir kaçta zengin arkadaşım onlarda çok para harcayıp borç içindelerdi.Sıfırdan zengin olan da çok az bu insanlara ulaşmak ta o kadar zor.Ekonomi kitaplarınında çevirisi çok kötü ve yatırım bilgilerinin çoğu abd için geçerli 🙂 Türkiyeden bi waren buffet çıksa keşke nerde…

Bir cevap yazın

Tüm hakları saklıdır. & İzin almadan kullanılamaz

%d blogcu bunu beğendi: