Mr. Milyoner

Tasarruf + Birikim + Yatırım = Finansal Özgürlük

“Nasıl Milyoner Oldu?” Serisi – 5 – Yeni Fırsatlar: 2011

Keşke şu büyük hevesle beklediğim finansal özgürlük ve sonrasında gönüllü emeklilik gelse de her gün sabah çayımı alıp birer yazı yazabilsem.. Öyle herkesin yazı beklediğinden değil tabii. Benim hoşuma gitmeye başladı yazmak. Artık yolda yürürken veya araba kullanırken aklımdan; şunu mu yazsam, şöyle bir cümle kullanayım güzel durur 🙂 Bir sürü fikirler dolaşıyor.. Beyin jimnastiği gibi gerçekten. Sağolsun birçok okuyucu faydalandıklarını, hatta hayatlarında önemli değişiklikler yaptıklarını belirten mesajlar atıyorlar; fakat inanır mısınız bu süreçte sanırım en büyük kazanımı ben elde ediyorum!

Eskiden de bir dersi iyi öğrenip çevremdekilere anlatacak seviyeye geldiğimde farklı bir ‘level’a atladığımı hissederdim. Hem ‘konuyu anlatacak kadar öğrendim’ özgüveni etkisi hem de anlatabilmek için daha fazla öğrenme iştahının artması bu ‘level’ atlamasına neden oluyor. Şimdi blogda yazı yazmak da bende aynı hisleri uyandırıyor…


Bu yazı 11 parçadan oluşan serinin beşinci. Her yazıda farklı bir yılı kapsayarak ilerliyorum. Belki ilerde yatırım çeşidi bazlı, çalıştığım şirket sırası gibi farklı perspektiflerle de bakabiliriz.. Serinin ilerleyişi şu şekilde:

Neredeyse serinin ortasına geldik. Bir maraton gibi uzun soluklu bir yazı serisi oldu, ama umarım bittiğinde blogun temel taşı olarak yerini almış olacak.


Yeni Fırsatlar

Serinin daha önceki yazılarında başlığı Star Wars serisinin efsane ilk üç filminden almıştım. Artık esinlenme yok, o yıl gelişen olaylarla ilgili başlıklar veriyorum. 2011 için de askerden dönüp farklı bir şirkette işe başladığım için “Yeni Fırsatlar” ismini veriyorum.

İş hayatımız o kadar önemli ki hayatımızda. Hiç düşündünüz mü; işyerinizde geçirdiğiniz zaman, ailenizle birlikte olduğunuz süreden fazla! 8-5 çalışan biri sabahın erken saatinde çıkıyor evden, akşam ancak 6’da geliyor. İşyerinde geçen 9 saate karşı evde uyuyana kadar geçen 6 saat…

Açılış Bakiyesi

2011 – 1 Ocak itibarıyla (tutarlar o günün parası değeriyledir)

Dönem Başı Varlıklar  –  219.042 TL

  • 160.000 TL değerinde Ev
  •  29.400 TL değerinde Altın (yaklaşık 420 gram)
  •  25.130 TL değerinde Türk Lirası Mevduat
  •    4.512 TL değerinde BES

Dönem Sonu Borçlar – 88.900 TL

  • 60.000 TL Babaya borç
  • 28.900 TL banka kredisi kalan bakiye

Dönem Sonu Net Birikim – 130.142 TL

Finansal olarak 2010 yılı sonunda yukarıda gördüğünüz şekilde bitirip 2011’a aktardım. Karşılaştırmak gerekirse, 2010 açılış bakiyem 79.027 TL imiş, geçen 1 yılda toplam artış 51.115 TL olmuş.

2010’daki bu artışın kırılımına bakarsak da; maaşımızdan yaptığımız %50’lik tasarruf ile 27.927 TL, yatırımların net getirisinden de sadece 23.188 TL gelmiş. 2009’da yatırım getirimiz çok düşüktü çünkü ev alırken çektiğimiz konut kredisinin 2 yıllık bütün faizini borçlar kısmına tahakkuk ettirmiştim. Yalnız 2010’da bile hala yatırım getirisi varlığımızdaki artışın ana kaynağı değil!

Tasarruf, tasarruf, tasarruf!

Askerlik Dönüşü

Serinin bir önceki yazısında askere gittiğimden bahsetmiştim. 2011 yılının ocak sonu itibarıyla terhis oldum. Aslında erkek okuyucular bilecektir, askerlik döneminde izin kullanmayanlar resmi terhis tarihinden izin süreleri kadar önce tezkere alarak ayrılırlar. Ben de resmi olarak 31 Ocak’a kadar askerdim, fakat 18 Ocak’ta tezkeremi alarak terhis oldum.

Çevremde bedelliden faydalanmadan askere giden çok az insan var. Bence çok şey kaçırıyorlar, müthiş bir tecrübeydi benim yaşadığım. Ama herkes için aynı şartlarda geçmemiş olabilir askerlik. Bakalım bizim çocukların döneminde nasıl olacak Türkiye ve güvenlik ortamımız?

Yeni Bir İş, Kendime Yeni Bir Ben Lazım

Sertap Erener’in 2001’deki harika şarkısını hatırlamayanlar için:

Zaman ne kadar çabuk geçiyor, 17 yıl geçmiş bu şarkının üzerinden…

Dedim ya İş çok önemli! Çalışmak zorunda olmayan çoook küçük azınlık dışında hepimiz mecburuz.. Bari güzel bir işimiz olsun değil mi 🙂 Ben de daha iyi bir iş bulma umuduyla askere gitmiştim, çünkü birçok şirketin işe alım kriteri, kızını veren babaların kriterlerinden yüksek! Askerliğini yapmamış olanlara ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapıyorlar.

Ben de askerden döndükten sonra yeni bir iş aradım bir süre. Yaklaşık 1,5 ay işsiz olarak takıldıktan sonra martta yeni işime başladım. Daha önceki işime benzer, fakat az da olsa farklı bir kulvarda başladım. Önceki işlerime göre daha az yoğun, ama maaşı daha yüksek bir iş. Başka ne ister ki insan 🙂

Tasarruf ve Yatırımlar

2011 yılında askerden dönmem ve yeni bir işe başlamam dışında önemli bir olay olmadığı için hikaye kısmını çabuk geçip asıl konuya hızlıca giriyorum. Sürekli vurgulamakta mahzur görmediğim: Milyoner Olmak için Yapmanız Gereken İki Temel Şey‘in tasarruf ve yatırım olduğunu tekrar söylemek istiyorum.

Maaştan Tasarruflarımız

Ben tasarruf etmek istemiyorum, sadece kâr etmek ve kısa yoldan zengin olmak istiyorum diyorsanız: Bu Blog size göre bir yer değil! Çünkü uzun vadede riskli bazı yatırımlardan kâr ederken, bazılarından da zarar edeceksiniz. Fakat sizi hiç yarı yolda bırakmayacak olan TASARRUFtur.

Tasarruf

Artık tasarrufun önemini gittikçe daha çok kavrıyorduk. Siz eğer yeni başladıysanız, ilk odaklanacağınız yer harcamalarınız ve tasarruflarınız olsun lütfen. (Şu yazıyı okuyabilirsiniz ilk olarak) 2009’dan beri kredi borcumuz olduğu için artık çok daha dikkat ediyorduk harcamalarımıza.

Mesela bizim gibi evlenen birçok arkadaşımız hemen arabalarını almıştı. Biz evin kredi ödemeleri sonrasında paramız kalması rağmen araba almak yerine yatırım yaptık. Bazılarınız için bu mantıksız, saçma, gereksiz veya belki varyemezlik olarak görülebilir. Ama bizce finansal özgürlük yolunda ilerleyen her birey/aile kararlarını verirken daha dikkatli olmalı ve seçimlerini kanaatkar olmaktan yana kullanmalı. Gerçi biz de çok geçmeden araba aldık, ama önce yatırım sonra lüks! Çünkü yatırımlarımız lükslerimizi ödedi!

Tasarruf Tutarı

2007 yılındaki ilk maaşım 1.650 TL idi. 2008 yılında ağustos ayına kadar da aynı kaldı, ağustos ayından sonra 2.200 TL oldu. 2009 yılında ise Eylül ayından itibaren 3.000 TL’ye çıktı (Özel sektörde ilk yıllarda artış hızı biraz yüksek olur, ama sonra enflasyona yaklaşır iyice). 2011’deki yeni işimle birlikte maaşım 4.000 TL oldu. Ağustos 2009’dan itibaren Ms. Milyoner de evimizin bütçesine katkı yapmaya başlamıştı. Ay bazında değil yılsonu toplam tasarruf ve oranını yazacağım (yakın yıllar için notlarım daha detaylı olacağından ay bazında görebiliriz):

  • 2011 boyunca aldığım toplam maaş 40.601 TL imiş (lanet olası vergi dilimi artışlarından dolayı tabi elime geçen brüt 6.050*10=60.500 TL’den az!!) Nasıl bu kadar eminsen derseniz E-Devlet SGK Hizmet Dökümü sağolsun, kontrol ettim.
  • Eşimin maaşı kısa bir süre için benden fazlaydı! Evet bir erkek için sıkıntı! Ama geçtim tabi hemen, merak etmeyin 😛 Ms. Milyoner’in maaşını açıkça paylaşmayacağım.. 2011 yılı için onun kazancını kalan son 6 ay 950 TL kredi ödemesi ve diğer bütün harcamalar için kullandığımızı farz edebilirsiniz. Evli çiftler varsa 1 maaşı harcayıp diğerini tasarruf etmek, zor ama güzel bir hedef olabilir!
  • Ms. Milyoner‘in maaşını kredi ödemesi ve harcamalar için kullandığımız için benim maaşımın neredeyse tamamını tasarruf ettik. Yani yaklaşık tasarruf oranımız %55. Yaklaşık diyorum çünkü 2011’da ben 1 ay boyunca askerdeydim ve 1 ay da işsizdim. Ayrıca tasarruf miktarımızın bir kısmı da kredi ödemelerine gidiyordu. 2011’da 11.400 TL kredi geri ödemesi yaptık.

Yatırımlar

2009’da bütün varı yoğu satıp üstüne kredi çekip ev almıştık (Ev almanın akıllı bir yatırım olup olmadığıyla ilgili yazım, O zamanlar böyle bloglar yoktu, ya da benim haberim yoktu; okuyup daha bilinçli kararlar alabileyim… Umarım sizler kararlarınızı daha fazla araştırma ve bilgiyle alırsınız). Böylece borsanın şahlandığı yılda sadece izlemekle yetindim.. Ama 2010’da kredi ödemelerinden kalan az miktarla da olsa biraz yatırım yapabilmiştim. En az çeşitli yatırım yaptığım yıllardan biri olabilir 2010. Çünkü birikimim likit değildi, çoğunluğu eve bağlıydı ve kredi ödemem vardı.

2011’de yatırım için daha iştahlıydım. Çünkü askerden dönüp yeni bir işe başlayarak gelirimi artırmıştım. Fakat gel gör ki heyecanı en yüksek yatırım aracı olan borsa pek keyif vermiyordu..

Ev

2011 yılında sahip olduğumuz en büyük yatırım kalemi hala evimizdi. 2009’da 140.000 TL’ye aldığımız evimizi, 2010’da 150.000 TL olarak değerleyip bilançoda belirtmiştim.  Taktir edersiniz ki ev fiyatını ancak yaklaşık olarak değerleyebiliyoruz. 2011 yılı sonu için de enflasyon oranının (%10,45) biraz altında değerleyerek (%9,4 ile) 175.000 TL olarak alıyorum.

Bankaya olan kredi borcumuzun toplamı 28.900 TL idi. Yıl içinde her ay düzenli olarak ödemelerimizi yaptık ve kalan borç bakiyemiz 11.400 TL azalarak 17.500 TL’ye düştü.

Borsa

2009’da roket gibi yükselen borsayı sadece izliyordum. Henüz tecrübeli bir borsa yatırımcısı değildim (belki hala değilim) ama yükselişi kaçırmak güzel bir his değil. O yüzden 2010’da bir miktar TL bakiyesi oluştukça az da olsa girmeye başlamıştım. Fakat 2011’de borsayı sadece izlemekle yetindim.

Beni özellikle twitter’dan Borsa üstadlarının tavsiyesi üzerine takip etmeye başlayanlar belki hayal kırıklığına uğramıştır. Ama bunu belirtmek isterim ki, borsa uzmanı hiç olmadım. Borsada uzun vade yatırımcısı da olmadım.. Genellikle hisselerimi 6-10 ay vadelerle tuttum (2015’te yaptığım yurtdışı hisse senetleri yatırımları hariç). Keşke olsa mıydım? Evet özellikle borsanın önemli şirketlerinden alıp uzun süre tutsaydım, eminim şu anda sahip olduğumdan çok daha yüksek bir birikime sahip olabilirdim. Ama henüz yatırım konusunda toy olduğumda herkes gibi ben de sabırsızdım!

2011’de dediğim gibi hisse senedi yatırımım yoktu, borsa da pek tat vermiyordu zaten..

Altın

2011’de kaçırdığım en büyük fırsat altındı! Ocak ayında 70 liralarda olan gram altın, yıl sonunda 100 TL olmuştu… Uzun bir süre sadece izlemekle yetindim, fakat mayıs ayında 75 TL’leri bulunca hızla giden trene atlama isteğim geç de olsa ağır basmış.

  • 5 Mayıs’ta gramı 75,75 TL’den 200 gr. altın almışım. Bu alım için 15.150 TL ödeme yapmışım.
  • 10 Ağustos’ta ise gramı birçok kişi için psikolojik sınır olan 100 TL’yi görünce hemen sattım 🙂 200 gr. altını 100,50 TL’den (daha sonra biraz daha yükseldi tabii..) satarak 20.100 TL elde etmişim.

Dediğim gibi yıl içinde çok hızlı yükselen altın treninden çok az faydalanabildim.. Ama biz küçük yatırımcının kaderidir, dipten alamaz tepeden satamayız. Ve genellikle de bu yüksek getiri trenlerini sadece izleriz (hemen yanlış anlamayın 🙂 ben de küçük yatırımcıyım)

Serinin 3.sünü okuyanlar hatırlayacaktır, düğünümüzde takılan altınların bir kısmını birikim hesabında takip ediyorduk.  Düğün altınlarımızı ise satmadık, yıl sonunda 99 TL ile değerlediğimizde ise 420 gr.’ı 41.580 TL olmaktadır.

Dolar

Neden bilmiyorum, hiç euro alıp satmamışım! Açıkçası bunun nedenini bilmiyorum. Ülke olarak ilişkilerimizin çoğunluğu avrupayla da olsa bizim için dolar daha önemli bir para birimi olmuştur, fakat ben euroyu tamamen gözardı etmişim. Hala da öyleyim..

  • Notlarıma göre 7 Mart’ta 1,59 USD/TL kurundan 5.000 $ (7.950 TL karşılığı) almışım.
  • Ayrıca geçen sürede hiç artmamasına rağmen (nedenini hatırlamıyorum) 3 Haziran’da yine 1,59 USD/TL kurundan bu sefer 7.000 $ (11.130 TL karşılığı) daha almışım.

Yılsonlarına genellik TL olarak girerim, ama altını satmama rağmen doları yılsonunda tutmuşum. Yılın son işgünü olan 30 Aralık kuruyla değerleyince toplamdaki 12.000 $’in Türk Lirası karşılığı da 22.680 TL olmuş.

Bu arada dolar mevduatımı eskiden vadesiz mevduatta kuzu kuzu tutardım. 2011’de de öylece uyumuş bankada…

Türk Lirası

Yıl içinde tasarruflar, altın ve dolar alım-satımı ile sürekli değişen miktarlarda TL mevduat tutmuşum. Yıl sonunda 28.270 TL vadesiz mevduat ile kapatmışım.

Ayrıca yılsonuna doğru artık peder beye de biraz ödeme yapayım demişim 🙂 Bu kadar da yüzsüzlük olmaz di mi 😛 Evet sağolsun, faizsiz kredisiyle çok yardımcı oldu babam, ben de aralık ayı içinde kendisine 10.000 TL geri ödeme yapmışım notlarıma göre.

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES)

Daha önceki yazılarda da bahsetmiştim, 2006’da bir BES hesabı açmıştım. İşe başlayınca da artık %25’lik devlet katkısından faydalanmaya başlamıştım. Hem de bordrodan direk vergi matrahından düşüldüğü için nakit alıyorduk 🙂 Ne güzeldi! Artık o da BES’e yatıyor! 2008 ve 2009 yılsonu itibarıyla önemli bir tutara ulaşmadığı için bilançoya almamıştım. 2010’da tekrar ödeme yapmaya başladık. Mütevazı de olsa bir seviyeye gelmişti.

2011’de de katkı yapmaya devam ettik, yılsonu itibarıyla 6.643 TL değere ulaşmıştı, tamamı devlet borçlanma araçları fonundaydı. (O zamanlar gerçekten bilinçli bir yatırımcı değilmişim, BES ve fonları hakkında bir yazı gelecek yakında, orada fon seçiminin öneminden bahsedeceğim)

Bilanço – 2011

Artık kısa veya uzun olması konusunda bir çaba sarfetmiyorum. Tek amacım var, o da açıklayıcı olması. Umarım başarılı olabiliyorumdur, yine de aklınıza takılan veya sormak istediklerinizi yorum bölümüne bırakın lütfen.

2011 yılını yaklaşık %55 tasarruf oranı (tam değeri bu yıl için bulamıyorum, kredi ödemeleri ve askerlik nedeniyle) kapatmışız. Yatırımlar konusunda daha karışık bir durum var:

  • En büyük varlığımız olan evimizin değeri 160.000 TL’den 175.000 TL’ye %9,4 artmış,
  • Düğün altınları 29.400 TL’den 41.580’ye %41 artmış, ayrıca yıl içindeki 15.150 TL alımdan 20.100 TL’ye satarak %33 kâr etmişim. Ağırlıklandırırsak altından %38 getiri elde etmişim,
  • Dolar yatırımı da 19.080 TL’den  22.680 TL’ye %19 artmış,
  • Toplam yatırım getirisi ise %16 olarak gerçekleşmiş. 2011 yılı enflasyonunun %10,45 olduğunu düşünürseniz, çok iyi bir yatırımcı olmadığımı söyleyebilirsiniz.

Toplam birikimimiz ise 130.142 TL’den 206.673 TL’ye %59 artmış. Yatırımlar sadece %16 artarken, birikim %59 artıyor! Bunun nedenlerini açıklamıyorum, çünkü dikkatli okuyucuların kendi kendilerine düşünerek önemli sonuçlar/dersler çıkaracağına eminim.

Son olarak dikkatinizi bir noktaya çekmek isterim, 4 yıllık dönemin sonunda birikimler 200.000 TL’yi ancak geçebildi! 5 yılda 200.000 TL’nin biraz üstünde olan varlıklar, sonraki 5 yıl içinde 1 milyon TL’yi geçiyor!!!

İlk 5 yılda 0’dan 200.000 TL’ye, ikinci 5 yılda 200.000 TL’den 1.000.000 TL’nin üstüne! İkisi de 5 yıl, ama sonuç nasıl farklı değil mi? Bunu hiç unutmayın: Birikimleriniz; sürecin ilk yılları kaplumbağa, sonraki yılları ise tavşan hızıyla artacak! (Para parayı çeker demiş miydim?)

 

2011 – 31 Aralık itibarıyla (tutarlar o günün parası değeriyledir)

Dönem Sonu Varlıklar  – 274.173 TL

  • 175.000 TL değerinde Ev
  •  41.580 TL değerinde Altın (420 gram)
  •  22.680 TL değerinde Dolar (12.000 $)
  •  28.270 TL değerinde Türk Lirası Mevduat
  •   6.643 TL değerinde BES bakiyesi

Dönem Sonu Borçlar – 67.500 TL

  • 50.000 TL Babaya borç
  • 17.500 TL banka kredisi kalan bakiye

Dönem Sonu Net Birikim – 206.673 TL

 

Mr. Milyoner


Yazıyı beğendiyseniz diğer popüler yazılarım:

Yeni yazılar için TwitterFacebook ve Instagram hesaplarından takipte kalın!

Beğendiyseniz lütfen sosyal medyada paylaşın! Soru ve görüşlerinizi de yorum olarak bırakın! Teşekkürler

Beğendiysen paylaş lütfen!

Previous

Uzun Vadede BIST100 mü, S&P 500 mü?

Next

Kendine Yatırım

16 Comments

  1. Samet

    Yine çok güzel bir yazı olmuş merakla yeni yazıları bekliyorum geldikçede direk okuyorum hayatıma tasarrufu uygulamaya çalışıyorum çok teşekkürler

    • Merhaba Samet Bey,

      Çok sağolun ilginiz için, şimdilik blogda bu seri ve birkaç yatırım konusuna yoğunlaştım. umarım tasarruf konusuna da yakında daha çok vakit ayırıp yazılar çıkarabilirim.

      asıl siz vakit ayırıp okuduğunuz için ben teşekkür ederim.

  2. mcsr

    Elinize sağlık Sayın Mr. Milyoner 🙂

  3. Yeşil

    İnsanların hayatına küçük müdaheleler yapıyorsun, bakış açılarını değiştiriyorsun ve bunlar ileride çok büyük faydalar sağlayabilir, emeğine sağlık…

    • Merhaba,

      Zaten bizim gibi küçük yaşamlarda küçük değişiklikler önemli olan. herkes hayatında büyük bir değişikliğin olmasını bekliyor, ama kimse küçük de olsa müdahelelerle hayatını ve geleceğini güzelleştirmiyor..

      eğer sadece 1 kişinin bile hayatına bir katkım olabilecekse iyi ki bu bloga emek harcıyorum diyebilirim..

      vaktiniz ve güzel sözleriniz için teşekkürler.

  4. mehmet özbilgiç

    Yazdıklarınızı çocuklarıma okutup hayata başlamalarını tembihleyeceğim.

    • Merhaba Mehmet Bey,

      Sağolun teveccühünüz, çocuklarınız umarım hayatlarının ve emeklerinin kıymetini bilerek büyürler. bugünkü gençlerde gördüğüm en büyük sıkıntı, emeksiz yemek ve “hemen olsun” sabırsızlığı. umarım ben de oğluma bununla ilgili bir farkındalık verebilirim.

      Teşekkürler ilginize ve değerli yorumunuz için.

  5. Gokhan 4.0

    çocuğum için hisse alımı yapmaya başladım, yan hedefim temettü olsa da ana hedefim şu olacak.

    oğlum sen x şirketinin çalışanı olabilirsin ama y şirketinin ortağısın.

    böyle basit self talk ların kişiye çok olumulu etkisi oalcaktır.

  6. güzel yazı, okuyalı epey oldu yorum yapamadım. herkes bekliyor bitcoin yada başka hisse ile 1 koydum 5 kazandım, bu hikayede o yok ve olmayacak büyük ihtimal. en sağlam yatırım düzgün yapılan tasarruf ile yapılır gibi bir ana fikir ortaya çıkıyor gibi. devamı eklenti zaten, ana bina tasarruf ve neyi niye harcadığını bilmekse gerisi de biraz finansal okur yazarlık ile daha kolay.

    bu arada babayı da çok ihmal etmeyelim, borcun faizi sıfır olsa bile zamanında ödeyelim artık, biz kazanırken onlar kaybetmesin 🙂

    • Merhaba sinyor,

      Peder beye para versem gidip betona yatıracak 🙂 ben aile hanesine daha büyük kazançlar yazıyorum. Bu arada yakın aile fertleri daha iyi yatirim yapan (az riskli tabii) kişiye fonlarını emanet edebilir. yalnız fertler arasında para konusunun muhabbeti kaçırma ihtimali olanlara hiç tavsiye etmiyorum.

      evet öyle 1 koyup 3 almaların olmadığını baştan beri söylüyorum. yalnız siz 2 cümlede özetleyince kolaymış gibi duruyor değil mi? hiç değil.. sabır ehli olmayana çok zordur sinyooooor 🙂

      selamlar.

  7. Nazife kaya

    Hocam yine çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık emin olun sizden çok biz istiyoruz yazılarınızı arttırmanızı umarım beklediğiniz süreden daha kısa sürede emekli olursunuz yazmaya daha çok başlarsınız hatırlarsanız bi önceki yazınızda tasarruf konusunda sizden etkilenerek bir tasarruf planı oluşturmuştum o devam etmekle beraber şunu öğrendim hayatı kendim için kolaylaştırmayı tabi bunu yaparken gerçekten kendimi hiç kasmıyorum hatta daha çok heveslendim ve ek gelir kaynakları araştırıyorum geneli netten çalışırkende online yapabilecek işler gibi ama şuana kadar pek mantıklı bişey bulamadım birde unutmadan her harcaması kaleme alıyorum buda büyük bir katkı sağladı tasarruflarımda fikirleriniz çok değerli tetekr teşekkür ederiz

  8. emperyalizm düzenine alışmaya çalışan bir birey

    merhaba mr. Milyoner seni yakın zamanda tanıma fırsatı buldum. Sevgili Hocam (Çünkü Hz.Ali r.a ne demiş bana bir harf öğretenin kırkyıl kölesi olurum misali ile ) bana değerli bilgiler verdiğinizi düşünüyorum. Hocam konumuzla alakalı değil ama bende birşeyler söylemek istiyorum hep mi sen bize yardımcı olacaksın.Bende sana nacizane fikir vermek istiyorum.Senin bilgilerin yanında devede kulak kalır. (Çok uzattım biliyorum konuya dönüyorum) Hep dediğin gibi ekonomik zorluklara karşı önlem almalıyız. istediğimiz saatte kalkabilmek için vb.. Benim fikrim her birey kendine deprem çantası ayarlamalı . (Belki komik gelebilir ama bu deli ne diyor diyebilirsin.) Bugün yarın ne olacağımız belli değil .1999 depremin hatırlayalım .Uykuda yakalandık. Demem o dur ki kısa süren ama artçısı falan ile neredeyse 1 hafta hatta 1 ay süren depremçikler oluyor. O anlık zamanda çıkış kapısına yakın portmanto içerisine olabilir . Oraya koyulabilir. Temel ihtiyaç listesi oluşturup. Gerekli sağlık -su – kıyafet vb. bizi dışarıda 6-12 saat susuz-yiyeceksiz falan kalmadan .E devletten yetkili kurumlara mesaj ama nafile oralı bile olmadılar. . Eşine dostuna yayarsan kendi çevremizi bilinçlendirelim. Önlemimizi almaya çalışalım. Bende birşeyler karalamak istedim. Okuduğun için teşekkürler Değerli Hocam.

  9. Hakkı

    Milyoner olduğunuzda/olduğumuzda sürdürülebilir gelir kaynaklarını nasıl yaratacağız. Enflasyon oranında eriyen bir milyonumuz mu olacak yoksa milyonu sürdürebilir kaynaklarla büyütmeye devam mı edeceğiz? Bu blog da bu konuyla ilgili bir yazıya denk gelemedim.

    • Merhaba Hakkı Bey,

      Paranızı nasıl yönettiğinize göre değişecektir, ben geçmişi bitirince mevcut yatırımlarımı da anlatacağım. Sürdürülebilir kaynaklardan kastınız sanırım bu yatırımlar.

Lütfen fikirlerinizle katkı sağlayın

Tüm hakları saklıdır. & İzin almadan kullanılamaz

%d blogcu bunu beğendi: