Mr. Milyoner

Tasarruf + Birikim + Yatırım = Finansal Özgürlük

“Nasıl Milyoner Oldu?” Serisi – 3 – Empire Strikes Back: 2009

Blogun alan adını 2017 ağustos ayında alıp siteyi kurmuştum, fakat aralık ayına kadar pek aktif şekilde yazı yazdığımı söyleyemem. Yine de kuruluşu “Since Ağustos 2017” alabiliriz 🙂 Gördüğüm ilgiden memnunum, her ne kadar 80 milyon tarafından izlendiğimi düşünmesem de beklediğimden fazla olduğu kesin 😀 Twitter’da 5bin takipçiye, 1 Aralık’tan bu yana da 2,5 aylık sürede blogda 60bin görüntülenmeye ulaşılmış. Takipçi sayısının, sayfa görüntülenmesinin bana herhangi bir maddi menfaati yok, ama okunduğunu bilmek yazma motivasyonumu artıyor.

Okuyuculardan çok güzel yorumlar, mailler, DM’ler geliyor. Bu vesileyle çok değerli insanlarla tanıştım ve yolum kesişti. Burada kimseye ders vermiyorum, aksine anlattıklarımdan daha fazla şey öğrendim diyebilirim.

Sizlerden gelen sorular ve tavsiyelerin de katkısıyla yeni projeler var aklımda! İş ve aileme ayırdığım vakitten kalan sürede bunları en kısa sürede hayata geçireceğim umarım.


Bu yazı 11 parçadan oluşan serinin üçüncüsü. Her yazıda farklı bir yılı kapsayarak ilerliyorum. Belki ilerde yatırım çeşidi bazlı, çalıştığım şirket sırası gibi farklı perspektiflerle de bakabiliriz.. Serinin ilerleyişi şu şekilde:

İstediğim hızda ilerleyemiyorum. Yazı yazmak gerçekten zor işmiş. Belki de ben fazla inceliyorum.. Umarım gittikçe hızlanır ve de daha fazla zaman ayırabilirim.


Empire Strikes Back

Bu yazıda da Star Wars serisinin isimlerinden esinlenerek gidiyorum. Bir önceki yazıda Star Wars’ın meşhur kayan yazılarıyla bir video hazırlamıştım. Beklediğim etkiyi alamadığım için bu sefer video için uğraşmadım, sonuçta siz okuyucuların görüşleri benim için önemli 🙂 İktisadın en temel ilkesidir: Arz-Talep ilişkisi!

nasıl zengin olurum

Borsa’nın “Strikes Back” senesi 2009

Neden Star Wars? Bilmem galiba sevdiğim için atıfta bulunmak istedim. Geçen yazıda “A New Hope” başlığı 2008 yılı için bana çok uygundu. Serinin bu yazısı için de “Empire” sanırım borsanın 2008’deki kötü performansından sonra 2009 yılında yaptığı büyük çıkışı “strikes back” için uygun düşüyor. Borsa 2009’da tam %96 artmış, neredeyse ikiye katlamış! Ama bir sorun; “Mr. Milyoner sen bu artıştan ne kadar faydalandın?” Bakalım, okumaya devam edin..

Kısa ve Öz vs Uzun ve Açıklayıcı

Serinin ilk iki yazısında da biraz ölçüyü kaçırıp uzun yazdım. 2500 kelime civarı bir yazı uzunluğu oldu, yaklaşık 20 sayfa yapıyor! Bu sefer söz kendimi tutacağım, söz 2200’de bırakacam 😀 Yok yok, az felsefe çok rakam olacak bu kez.

Açılış Bakiyesi

2009 – 1 Ocak itibarıyla (tutarlar o günün parası değeriyledir)

Dönem Başı Varlıklar – 42.173 TL

  • 31.815 TL değerinde Dolar (21.000 USD, Maliyeti: 1,175 $/₺’ den 12.000$, 1,225 $/₺’den 9.000$, toplamda 25.125 TL)
  •  3.403 TL değerinde Gram Altın (82 gram, Maliyeti net olarak bilemiyorum, yaklaşık 3.000 alıyorum)
  •  7.495 TL değerinde Türk Lirası Mevduat

Dönem Başı Borçlar

  • Yoktur.

Finansal olarak 2008 yılı sonunda yukarıda gördüğünüz şekilde bitirip 2009’a aktardım. Karşılaştırmak gerekirse, 2008 açılış bakiyem 29.000 TL imiş, geçen 1 yılda toplam artış 13.173 TL olmuş.

2008’deki bu artışın kırılımına bakarsak da; maaşımdan yaptığım %18’lik tasarruf ile 3.856 TL, yatırımların getirisinden de 9.317 TL gelmiş.

Yatırım getirisinin tasarruftan fazla olmasından benim çok iyi bir yatırımcı olduğum sonucunu çıkarmayın. Asıl sebep; 2008’de yeni çalışmaya başlamıştım ve emeğimin karşılığı kazandığım paranın değerinin şu an kadar farkında değildim.. Bu yüzden de yeteri kadar tasarruf edemiyordum. %18’lik tasarruf oranı, benim genel ortalamam için çok düşük! 2009’da daha yüksek bir oran göreceksiniz, hem daha aklı başıma geliyordu hem de düğün var düğün 🙂 Para lazım!

Kız İsteme, Nişan, Düğün, Allahım Sana Geliyorum!

2009 çok hareketliydi! Yılın ilk 7 ayında, ailelerin tanışması-nişan-iki düğün (aynı gelin ve damat heyecan yapmayın 😀 ) olmuştu. Nasıl performans ama? Birçok kişi için bu olayların gerçekleşmesi yıllar alıyor. Ama sevdikten sonra beklemenin alemi ne? Di mi ama..

Ailelerin Tanışması, Kız İsteme ve Nişan – Üçü Bir Arada

Ms. Milyoner‘le birbirimizi çoook seviyorduk (şimdi daha çok seviyoruz 😀 ) ama evlilik çok komplike bir müessese, sadece iki kişiden oluşmuyor. Evli olanlar bilir, sadece eşinizle bir aile kurmazsınız, onun ailesiyle de evlenirsiniz 🙂 Bu nedenle eşinizin ailesiyle de asgari müşterekte buluşabilmelisiniz. Hatta sizin ailenizle eşinizin ailesinin de iyi bir ilişkisi olmalıdır, en azından kağıt üstünde 🙂 Bunlar hassas mevzular çok detaya girmeyeyim şimdi 😀

Ailelerin Tanışması

Benim ailem şehir dışından geleceği için ailelerin tanışması, kız isteme ve nişan “step”lerinin yakın olması konusunda aileler arasında yoğun istikşafi görüşmeler ve diplomatik girişimler 🙂 sonucunda mutabakata varılmıştı.

Ne heyecanlı günler! Evli olanların gözünde şu an o günler canlanmıştır.. Acaba aileler anlaşacak mı? Ne konuşulacak? Havalar da pek soğudu vs.den öteye gidecek mi muhabbet? Bizim şansımıza ailelerin tanıştığı gün olan 29 Ocak’ta “One Minute” krizi oldu! Ve konuşmak için hararetli bir konu doğdu.

İki aile birbiriyle uyumlu bir sosyo-kültürel altyapıda olduğu için sanırım, ilk tanışmadan anne babalar birbirine ısındı. 2 gün sonra da aile büyüklerinin katılımıyla kız isteme ve sonrasında yüzüklerin takılması konusunda anlaşıldı.

Kız İsteme ve Söz/Nişan

Türk filmlerinde kız isteme sahnelerinde genellikle olay çıkar. Baba sinirlenir, kahve dökülür, enişte/kayınbirader problem çıkarır 🙂 Ama filmin sonu da her zaman mutlu sonla biter. Sevdiğim bir filmden alıntı yapmak istedim, derbi günü kız isteme ve totem yapan gencin kayınpederiyle yaşadıkları 🙂 :

Bizim kız isteme ve sonrasında yüzük takmamız gayet güzel ve neşeli geçti. Ms. Milyoner‘le artık nişan takmıştık! Tabii her nişanlanan gencin hedefi “Allah tamamına erdirsin” sözünü gerçekleştirmektir. Biz de hızlıca çeyiz, düğün hazırlıkları gibi safhalara geçtik.

Evliliğin Finansal Yönünün Morfolojik ve Ontolojik Perspektiften Değerlendirilmesi

Başlık şaka 🙂 , ama evliliğin her genç çiftin üzerinde ciddi finansal sorumluluk ve yükler getirdiği şaka değil gerçek! Özellikle ailesinin maddi durumu nedeniyle yeteri kadar destek alamayanlar.. Tabii kendi hayal ve istekleriniz kadar dışsal faktörlerin; sosyal çevrenizin beklentileri, ailenizin kökeni ve örfleri de bu süreçteki faturanın kabarıklığına etkileri var. Dediğim gibi bu faktörler sebebiyle çeyiz/düğün masraflarıyla “uzatacağı ayağı”n uzunluğu farklılık gösterecektir, ama gösterge herkesin kendi “yorganının ölçüsü” olmalıdır. Bakın ölçüyle ilgili bir örnek:

Uzun zaman önce bir arkadaşım sohbette bir İngiliz futbolcunun ihtişamlı düğün haberini (400.000 $’lık) gösterip israfa/şatafata bak diye yorum yapmıştı. Samimi bir arkadaşımdı, alınmayacağını bilerek kendi düğün masrafını sormuştum. Tam hatırlamıyorum ama onun 1 yıllık maaşına yakın bir meblağ (5 yıldızlı bir otelde yapmıştı) idi. Sonra o futbolcunun internetten yıllık kontratına baktım, 9.5 milyon $ (sadece takımdan kazandığı, reklam vs. kazancı hariç!) idi. Arkadaşıma: “Şimdi senin 1 yıllık maaşınla yaptığın düğün mü, yoksa futbolcunun 15 günlük kazancıyla yaptığı düğün mü abartılı?” dedim. Cevap: Sessizlikti

Karşılaştırma çok önemli bir husus. Yatırım getirinizi enflasyonla, maaşınızı karşısınızda oturan iş arkadaşınızla, kiranızı yan komşunuzla vs. gibi birçok konuda sürekli karşılaştırma yaparız/yapmalıyız. Düğün masrafları da hakeza. Tamam 5 yıldızlı otelde düğün yapmak “havalı”, babanızın çok parası varsa yapın, kim karışır. Ama öğretmen emeklisi babanızın boğazına binip bankadan da ihtiyaç kredisi çekerek millete hava atmak için yapıyorsanız eğer orada bir sorun var demektir. Karşılaştırın!

Beyaz Eşya

Çok da uzatmak istemiyorum, belki ileride özellikle henüz evlenmemiş arkadaşlar için bu konularda ayrı bir yazı yazarım. Fakat beyaz eşyaya da değinmeden geçmek istemedim.

Biz araştırıp fiyat/performans gibi değerleri gözeterek Bosch markada karar kılmıştık ve farklı şubeleri gezerek fiyat alıyorduk. Bilirsiniz her markanın lansman yaptığı onlarca özelliği olan ürünler vardır. Mesela o dönem hatırlıyorum, aynı anda balık ve güveç pişirip kokularını birbirine geçirmeyen fırın vardı! Normal fırın 1.000 TL iken o fırın 2.500 TL civarıydı. Aynı şekilde işte bilmem ne iyonlarıyla bakterileri temizleyen vs “havalı” buzdolabı diğerlerinin 2 katıydı.

Eşim Ms. Milyoner sağolsun, her zaman bu tip “abartılı” özelliklere kapılmadan gerçekten ihtiyacı olan ürünleri seçebiliyor. O zaman da ihtiyaçlarımızı karşılayacak orta kademe modelleri seçerek buzdolabı, fırın, bulaşık makinesi ve çamaşır makinesini 5.000 TL’ye almışız.

Bizden 1 yıl sonra evlenen ve aynı işyerinde çalışan bir arkadaşın (kendisinin/eşinin geliri ve ailesinin durumu bizimkiyle neredeyse aynıydı) beyaz eşya alışverişini hatırlarım. MİELE’nin 5.500 TL’lik fırınını almıştı! Biz bütün beyaz eşyayı daha ucuza almıştık… 9 yıldır da kullanıyoruz, nazar değmesin hepsi sapasağlam! Ayak diyorum, yorgan diyorum

Düğün

Hazırlıklar tamamlandı; çeyizler, beyaz eşyalar, mobilyalar vs. ev kuruldu. Sıra geldi düğüne! Malum düğünlerin en güzel sezonu olan bir yaz ayı, Temmuz’da evlendik Ms. Milyoner‘le. Fazla lafı uzatmayacağım burada, ama nikah işlemleri sırasında yaptığım düzenbazlığın nasıl ayağıma dolandığını anlatmam lazım 🙂

Ms. Milyoner, kızlık soyadını tutarak benim soyadımı almak istiyordu (hala daha evlendikten sonra kızlık soyadının tutulmasının saçma bir fikir olduğunda ısrarcıyım! feministler saldırınnn!). Ben de tabii kabul ettim görünüşte, fakat resmi nikah işlemlerini memlekette yapan babama “boşver sen direk bizim soyisimle başvuru yap” dedim. Müthiş bir hınzırlık! Düğünde resmi nikah törenini yapıyoruz, işte klasik “kabul ediyor musunuz, EVEET” kısmından sonra deftere imza atarken eşim durumu o an farketti!! Hatta bir an duraksadı, bana sen var ya sen diye bir bakış, ama skandala neden olmadan, gayet diplomatik 🙂 Çok kızmadı, bir nevi kabullendi durumu. Ben de bizans oyunlarıyla da olsa elde ettiğim başarının tadını çıkarıyorum. Balayından döndük, yeni nüfus cüzdanlarımızı çıkaracağız. Gittik nüfus müdürlüğüne, verdik aile cüzdanını vs. Oradaki memur eşime demez mi “neden kızlık soyadınızı tutmadınız hanımefendi?”, Ms. Milyoner de anlattı durumu. Sen lüzumsuz memur demesin mi “hemen bir dilekçeyle geri alabilirsiniz!” Ben o kadar ali cengiz oyunları çevireyim, bir nüfus memuru 2 saniyede bütün hesaplarımı alt üst etti! Eşim dilekçesini verdi, soyadını geri aldı! Tabii sonraki ruh halim:

Lafı daha da fazla uzatmadan rakamlara geçiyorum.

Tasarruf ve Yatırımlar

Üniversitede çeşitli kanallardan gelirim vardı, iş hayatına başlayınca sadece maaş ve yatırım getirilerim kalmıştı. Zaten okuyanlar hatırlar Milyoner Olmak için Yapmanız Gereken İki Temel Şey‘in tasarruf ve yatırım olduğunu söylemiştim.

Yatırımlar

2008’de teğet geçecek felan derken neredeyse bütün dünya gibi küresel krizin etkilerini hissetmiştik. Daha önceki krizlerin bir kısmı tamamen bizimle alakalıydı ama bu seferki daha çok dış etkenlerden oluşuyordu.

Ama 2009 yılının ilk çeyreğinden sonra piyasalar toparlanmaya başladı. Borsa martta dibi gördükten sonra resmen şahlandı. Açılış Bakiyesi bölümünde gördüğünüz üzere benim portfoyümde hiç hisse senedi yok yılbaşında! 2009 yılında ilk kez denediğim bir yatırım var, Konut

Dolar

Amerikan Doları’nın performansı 2003-2007 arası çok kötüydü; 2003 yılı Ocak ayında 1,66 TL olan dolar, 2007 sonunda 1,17 TL idi. Bırakın reel artışı, nominal olarak bile %30 düşmüştü. Artık bir çok kişi dolar 1 TL olacak diye göbek atma noktasına gelmişti. Fakat ben 2008’de borsadaki hisselerimi satarak bir kısmıyla dolara dönmüştüm.

Dolar için işler 2009’un başında da iyi gidiyordu. Mart ayında dolar 1,80 TL seviyelerini bile görmüştü. Fakat tabi her küçük yatırımcı gibi tepeden satamamıştım! Ev alma konusunu aşağıda anlatıyorum, bu nedenle nisan ayında dolar mevduatın bir kısmını sattım. Notlarıma göre 22 Nisan’da 1,645 USD/TL kurundan 15.000 USD (24.675 TL karşılığı) satmışım.

Daha sonra ev alımı için ödeme aşaması nedeniyle 27 Mayıs’da 1,552 USD/TL kurundan (bırakın 1,80 tepe noktasında satmayı, nisanda hepsini satmadığım için mayısta daha düşükten satmışım..) 6.000 USD (9.312 TL karşılığı) daha satarak dolar mevduatı tamamen sıfırlamışım.

Ev

Ev almak konusunda daha önce bir yazı yazmıştım: Ev Almak Akıllı Bir Yatırım mıdır?. O yazıda yatırım amacıyla konut alımından bahsediyordum. Vardığım sonuç da mantıklı olmadığıydı. Fakat henüz 2009’da finansal bilinç seviyem, şu andakinden ciddi anlamda düşüktü… Yani bundan 9 yıl önceki halime dönsem kendime hayli öğüdüm var!

i) Eşinizin Sözünü Dinleyin!

Babamın müthiş gazıyla ev almaya karar verdik. Ms. Milyoner pek istekli değildi, çünkü yeterli birikimimiz yoktu, borçlanmak zorundaydık. Her zamanki gibi eşim haklıydı ve onu dinlememiştim… Fakat babam ben size yardımcı olacağım diyerek bizi ikna etti. Uzun bir süre ev aradık, iktisadın en temel kurallarından olan kısıtlı kaynakları en verimli şekilde kullanmak felsefesiyle bütçemiz sınırlarındaki evlere odaklandık. Fakat bırakın lüksü, temel ihtiyaçları bile karşılamayacak evler çıkıyordu karşımıza. Biz de banka kredisi alarak, limitlerimizin ötesine geçmeye, yani kaldıraç (leverage) kullanmaya karar verdik. Daha önceki açılış ve kapanış bilançolarında borçlar hanesinde hep YOKTUR yazıyordu, ama ev alınca işler değişti.

ii) Finansman

Uzun aramalar sonucunda karar kıldığımız evin maliyeti anahtar teslim (evin ödemesi, emlakçı komisyonu ve tapu masrafları) 141.000 TL yapıyordu. Evin finansmanını şu şekilde gerçekleştirdik:

  • Sattığım dolar (33.987 TL), altın (3.772 TL) ve üstüne TL mevduat hesabındaki (12.162 TL) ile birlikte bütün birikimim olan 49.921 TL,
  • Babamın (PederBank) sağladığı sıfır faizli 60.000 TL,
  • Banka kredisi 31.079 TL (aslında çektiğimiz kredi 32.500 TL, masraflardan sonra kalan tutar)

Krediyle ilgili bankadan aldığım geri ödeme tablosunu bulamadım maalesef. Notlarımda da, herhalde geri ödeme tablosunu aldığım için, pek bilgi yoktu. 48 ay vadeli olduğunu hatırlıyorum ama faiz oranı ve aylık geri ödeme tutarını tam hatırlamıyorum. Yaklaşık kredi geri ödeme toplamını 46.000 TL alıyorum. 2009’da 6 ay boyunca geri ödeme yapmışız, galiba aylık ödeme 950 TL civarındaydı (2009 yılında toplam 5.700 TL geri ödeme). Babama kredi bitene kadar geri ödeme yapmadık.. Babam sağolsun diyorum tekrar!

iii) Değerleme

Neredeyse bütün yatırım araçlarının güncel değerini banka hesabınızı kullanarak kolayca hesaplayabilirsiniz. Fakat konut için bu çok zor. Ben de 2009 sonu evin değerini varsayımla 150.000 TL kabul etmişim. Tartışmaya açık..

Altın

Annemin sözünü dinleyerek 2008’de bir miktar altın almıştım. Fakat 2009’da hiç altın almadım. Yine de altın bakiyemde artış oldu! Nasıl mı? Düğünlerin sadece masraf kısmı yok ya, bir de takılan altınlar var 🙂

Evet açıklıyorum, beni milyoner yapan paralar düğünde ve oğlumun sünnetinde takılan altınlardan geliyor! Yok bee, nerdeeeeeee! Düğünde takılan ziynet eşyalarını (kolye, işçiliği yüksek bilezik vb.) hiçbir zaman birikim hesabında takip etmedim, onlar kötü günler için saklanan ve unutulan varlıklar. Onun dışında düğünde takılan nakit para, çeyrek/yarım/tam ve işçiliği olmayan bileziklerin değeri yaklaşık olarak 420 gr idi.

Fakat ne yazık ki düğünden önce ev alırken henüz altınlar takılmamıştı! Keşke bu handikapı çözecek bir sistem bulunabilse 🙂 Bu nedenle ev alırken daha önceden bankada gram altın olarak duran 82 gr’ı 27 Mayıs’ta 3.772 TL’den (gr’ı 46 TL) satmışım.

Borsa

Yazının ilk bölümlerinde bahsetmiştim, 2009’da Borsa resmen coştu. Fakat biz ev aldığımız için bütün birikimi bozup eve yatırmıştık ve tamamen borsanın dışındaydım. Fırsat maliyetini çok vurgularım, burada da işte ev almamızın fırsat maliyeti çok yüksek olmuştu. Borsa’nın artışından faydalanamadığım gibi bir de ev kredisine faiz ödüyordum. Aldığımız ev de şehir içinde, 15 yaş civarında eski bir evdi. Bu nedenle yüksek getiri vadetmiyordu, hakeza geçen yıllarda da şaşırtmadı…

(Eğer aranızda henüz borsayla tanışmamış olanlar varsa Yeni Başlayanlar için Borsa Rehberi‘ne göz atabilir.)

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES)

Daha önceki yazılarda da bahsetmiştim, 2006’da bir BES hesabı açmıştım. İşe başlayınca da artık %25’lik devlet katkısından faydalanmaya başlamıştım. Hem de bordrodan direk vergi matrahından düşüldüğü için nakit alıyorduk 🙂 Ne güzeldi! Artık o da BES’e yatıyor! 2008 yılsonu itibarıyla önemli bir tutara ulaşmadığı için bilançoya almamıştım. 2009’da ödeme bile yapmadım!

Türk Lirası

Ev alınması nedeniyle elde avuçta ne varsa sıfırlamıştık. Bu nedenle diğer yatırım alanlarında olduğu gibi Türk Lirası da yerlerde. Yıl sonunda vadesiz hesapta sadece 6.227 TL ile kapatmışım.

Maaştan Tasarruflarımız

Ben tasarruf etmek istemiyorum, sadece kâr etmek ve kısa yoldan zengin olmak istiyorum diyorsanız: Bu Blog size göre bir yer değil! Çünkü uzun vadede riskli bazı yatırımlardan kâr ederken, bazılarından da zarar edeceksiniz. Fakat sizi hiç yarı yolda bırakmayacak olan TASARRUFtur.

Tasarruf Edin!

Artık tasarrufun önemini gittkçe daha çok kavrıyordum. Siz eğer yeni başladıysanız, ilk odaklanacağınız yer harcamalarınız ve tasarruflarınız olsun lütfen. (Şu yazıyı okuyabilirsiniz ilk olarak)

2007 yılındaki ilk maaşım 1.650 TL idi. 2008 yılında ağustos ayına kadar da aynı kaldı, ağustos ayından sonra 2.200 TL oldu. 2009 yılında ise Eylül ayından itibaren 3.000 TL’ye çıktı (Özel sektörde ilk yıllarda artış hızı biraz yüksek olur, ama sonra enflasyona yaklaşır iyice). Ayrıca Ağustos ayından itibaren Ms. Milyoner de evimizin bütçesine katkı yapmaya başlamıştı. Ay bazında değil yılsonu toplam tasarruf ve oranını yazacağım (yakın yıllar için notlarım daha detaylı olacağından ay bazında görebiliriz):

  • 2009 boyunca aldığım toplam maaş 27.391 TL imiş (lanet olası vergi dilimi artışlarından dolayı tabi elime geçen 2.200*8+3.000*4=29.600 TL’den az!!) Nasıl bu kadar eminsen derseniz E-Devlet SGK Hizmet Dökümü sağolsun, kontrol ettim.
  • Eşimin maaşı kısa bir süre için benden fazlaydı! Evet bir erkek için sıkıntı! Ama geçiyorum hemen, merak etmeyin 😛 Ms. Milyoner’in maaşını açıkça paylaşmayacağım.. 2009 yılı için onun kazancını aldığımız mobilya ve eşyaların taksitlerinde kullandığımızı farz edebilirsiniz.
  • Bu 27.391 TL’nin 15.091 TL’sini harcamışım. 12.300 TL’sini, yani yaklaşık %45’ini tasarruf etmişim. (Bazılarınız için bu yüksek bir oran gibi gelebilir, ama benim için hala düşük, serinin ilerleyen yıllarında göreceksiniz %60’ı bulan yıllar olacak! – Ama hiçbir zaman yıllık %60 kâr ettiğimi göremeyeceksiniz..)

Bilanço – 2009

Ben kısa yazmayı beceremiyorum galiba… Yine uzun oldu.. Yazması da uzun sürdü, herhalde okumanız da öyle. Fakat umarım açıklayıcı gidiyordur, yine aklınıza takılan veya sormak istediklerinizi yorum bölümüne bırakın lütfen.

2009 Yılını %45 tasarruf oranı (aslında eşimin gelirini dahil etmediğim için olduğundan yüksek görünüyor) kapatmışım. Daha önceki yazılarda yatırım getiri oranını da hesaplayarak paylaşmıştım, fakat 2009’da hem düğünde takılan altınlar hem de ev aldığımız için ödenen komisyon/masraf ve kredi faizi nedeniyle anlamlı bir oran çıkmayacaktı. Bu yüzden 2009 istisnai olarak kalacak.

2009’da şimdi geriye dönüp baktığımda ev alarak yanlış yaptığımızı düşünüyorum. Borsanın müthiş yükselişini kaçırdık… Yine de yanlışlarımızdan dersler çıkarmak bile önemli bir kazanımdır diyelim.

Son olarak dikkatinizi bir noktaya çekmek isterim, 3 yıllık dönemde birikimler 100.000 TL’yi bile bulamadı. Bunu hiç unutmayın: Birikimleriniz; sürecin ilk yılları kaplumbağa, sonraki yılları ise tavşan hızıyla artacak!

 

2009 – 31 Aralık itibarıyla (tutarlar o günün parası değeriyledir)

Dönem Sonu Varlıklar  – 179.327 TL

  • 150.000 TL değerinde Ev
  •  23.100 TL değerinde Altın (yaklaşık 420 gram)
  •   6.227 TL değerinde Türk Lirası Mevduat

Dönem Sonu Borçlar – 100.300 TL

  • 60.000 TL Babaya borç
  • 40.300 TL banka kredisi kalan bakiye

Dönem Sonu Net Birikim – 79.027 TL

 

Mr. Milyoner


Yazıyı beğendiyseniz diğer popüler yazılarım:

Yeni yazılar için TwitterFacebook ve Instagram hesaplarından takipte kalın!

Beğendiyseniz lütfen sosyal medyada paylaşın! Soru ve görüşlerinizi de yorum olarak bırakın! Teşekkürler

Beğendiysen paylaş lütfen!
  • 2
    Shares

Previous

Hayat Nasıl Gidiyor?

Next

Bankaların Kârları Uçarken Personel Sayısı Düşüyor!

27 Comments

  1. Onur

    Benim kaplumbağa şu aralar biraz hızlandı. 🙂 Umarım tavşan oluşunu da görmek nasip olur.

  2. Çok akıcı, doyurucu bir yazı. Babanızı tebrik ediyorum elini cebine atmış, tasarruflarıyla belki de, desteklemiş sizi. Ben daha 23 yaşındayım inşallah benim ki de destek olur. Fazilerin düşük olduğu ortamda ev almışsınız ama dediğiniz gibi fırsat maliyeti de çok olmuş. Bir diğer olumlu nokta eve çift maaş girmesi. Bence insan hayatında en önemli şey disiplin ve irade. Ben diğer yazılarınızı da okudum ve gördüm ki sizde disiplin var, çelik gibi bir irade var sabır var. Bunlar olmazsa hiç önemi yok. Gelecek yazıları bekliyoruz ama hiç acele etmeyin sindire sindire yazın. Çok kaliteli işler çıkarıyorsunuz. Sabırsız olan arkadaşlar bir kere uzun vadeli yatırımı düşünmesin! Bence beklerken diğer yazıları bir daha okumak da fayda var. Bu kadar hayat pahalılığı içerisinde kira, fatura, ulaşım, giyim, kitap masrafı içerisinde biraz da uzun vadeli yatırımcı abilerimden aldığım güçle her ay kenara 100-150 tl bir miktar koymaya çalışıyorum. İyi ki varsınız!

    • Merhaba,

      Nickin gibi kendi de genç yatırımcı kardeşim, aklı başında bir evlada her baba elinden geldiğince destek olur merak etme. Ben de baba olduktan sonra daha iyi anladım..

      Sabır ve irade en önemli faktörler evet. Emin ol, sen 23 yaşında gelmiş tasarruf ve yatırım üzerine bu blogu takip ediyorsan, senin de geleceğin parlak 🙂

      Asıl sen iyi ki varsın değerli kardeşim!

      Selamlar,

  3. GC

    detaylı ve sürükleyici yazınız için teşekkürler.

    özellikle istanbulda maaşlar yüksek gibi gözükse de o kadar çok masraf kalemivar ki para biriktirmek çok zor.

    maaşların en yüksek olduğu ocak ayında 25% civarı tasarruf yapabildik ki kabaca 2000 tl falan ediyor

    ortalama bir hesapla yılda biriktirebileceğin para 25k civarı.

    içinize sinecek evler 400k civarı

    kaba hesap desteğin yoksa ev için bile 15 yıl çalışıyorsun bu da insanların motivasyonunu bozuyor.

  4. Hakan

    Merhaba,
    2009 yıl sonu itibari ile kabaca 100 lira varken, 2017 yıl sonu 1000 liranız varsa kabaca 900 lira artış olmuş bunu yarısı yatırım getirisi diyelim, 8 yılda 400 lira civarı totalde tasarruf etmeniz lazım. bu rakam bugünün şartlarında dahi aylık 4000 tl demektir.

    gerçekten aylık 1000$ üzeri tasarruf edebildiniz mi sürekli olarak

    • Merhaba Hakan Bey,

      Hesaplamanız kabaca doğru, eve iki maaşın girmesi yüksek tasarruf oranı sağlamamızı sağladı. Bazı aylar çok daha yüksek tasaruf oranları da gördük. Zaten her fırsatta vurgulamaya çalışıyorum, eşim Ms. Milyoner ve benim birikimimizi bu noktaya taşırken en büyük girdimiz kanaatkar yaşam tarzımız oldu, başarılı yatırımcı kimliğimiz değil.

      Ev alarak borsanın yüksek artışından faydalanamadık, fakat kira ödemedik. Bu da tasarruf oranımızı yükseltti. Bugün ailelerin en büyük harcama kalemi barınma. Ayrıca bir çok beyaz yaka çifte göre hayli geç araba sahibi olduk. vs. Serinin gelecek yazılarında detayları göreceksiniz.

  5. Chaos

    Merhaba, yazılarınızın uzun olduğunu söyleseniz de okumak çok keyifli ve gerçekten beni tasarruf konusunda motive ediyor.
    Şunuda söylemem gerekiyor Ms milyoner ile evli olduğunuz için gerçekten çok şanslısınız hatta tasarruf yapma konusunda 1-0 öndesiniz. Evlenirken bir çok bayan yetinmektense hep en pahalisina gözünü dikiyor.
    Bu konuda kendimide şanslı buluyorum çünkü eşim yoksulluğun ne olduğunu çok iyi bilir. Evlenmeden önce maaşımı tek başıma harcayıp bitiriyordum. 2014 den bu yana onun da sayesinde hem ev hemde araba sahibi olduk.
    Banka kredisi ödemeye devam ediyoruz tabi. 😁
    Yeni yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyorum. Özellikle borsada nasıl bir stratejiyle ve ne kadar vadede alım satim yaptığınızı.

    • Merhaba,

      Teşekkür ederim, beğendiğinize sevindim 🙂 Hocam kolay değil, eşiniz hayat yoldaşınız. 2 kişinin hedefleri, öncelikleri aynı rotada olmazsa vay haline onların… Eşinize sevgiler – saygılar sunuyorum, size yaptığı katkılar nedeniyle. Umarım ev ve arabadan sonra milyoner olmanıza da vesile olur 😀

  6. Burc

    Cidden bu borc ve dusuk nakit durumundan nasil oldu da 8 yilda 1.2 M a geldi toplam varlik cok merak ettim acaba ev de dahil mi

  7. mutumut

    Slmlar Mr. Milyoner,
    30 yaşında 1.5 yıllık evli bir beyaz yakalı olarak yazılarınızı heyecanla takip ediyorum. Yaş, düşünce yapısı, hedef birikim olarak ailenizi kendi ailemize çok benzetiyorum. Sizden farklı olarak çocuksuz bir aileyiz. Bir farklılığımız da bu düşünce yapısıyla geç tanışmak. Bu geç tanışmadan dolayı çok pişmanlık duysam da agresif bir yatırım planıyla 40’lı yaşlarımızın başında emekli olabileceğimizi farkettim. Bu işin en büyük önşartı tasarruf. Tasarruf sayesinde yapılan birikimin yatırıma dönüşmesi ikinci önşart. Son önşart ise zamansallık. Bu yola baş koyan birinin zaten tasarruf, birikim ve yatırım yapması gerektiğinden dolayı bu başlıkları aşmış olması gerekiyor. Ancak kişi ne kadar tasarruf, yatırım yaparsa yapsın zamansallığı kolay kolay yenemiyor. Şu anki yatırıma ayırdığımız bütçe gelirimizin %45’i. Oran çok gibi görünse de halen harcama kalemlerinde bonkör davrandıklarımız, kısabileceğimiz kısımlar var. Ama bu miktar tasarruf miktarının maksimum %20’si kadar. Bu nedenle de ekstra yaptığımız bazı şımarıklıkları hoş görüyoruz. Gider kalemlerimizde kendimize ayırdığımız en büyük şımarıklık kalemimiz tatil. Tatile ayırdığımız bütçe kadar yılda kenara para atamayan bir çok arkadaşımız var. Sizin gider kalemlerinizdeki büyük lokmayı yiyen kalemler neler ?
    İyi günler dilerim 🙂

    • Merhaba,

      Bizim gibi yüzbinlerce insan var artık, birbirimize fikirsel olarak destek olabilirsek faydalanabiliriz diye yazmaya başladım. Anlattıklarım kadar sizin gibi değerli okuyuculardan öğreniyorum da.

      Daha 30 yaşındasınız ve hedefe 40lı yaşların başında varabileceğinizi düşünüyorsanız, emin olun çok iyi durumdasınız. Tasarruf oranınız da gayet güzel. Şımarma bütçemiz var bizim de 🙂 Sizi gerçekten mutlu eden ve hayatınıza değer katan ne ise ondan kısmayın. Blogu henüz yeni yeni biraraya getiriyorum, aklımda olan bir yazı dizisi de aylık gelir ve giderlerimizi gösteren yazılara başlamak. Umarım bir kaç aya ona da başlayabilirim. En büyük kalem bizim için şu an gıda ve ulaşım giderleri.

      Teşekkürler

  8. Serkan

    Merhaba,
    gerçekten çok güzel bir dille ve ince hoş detaylarla yazıyorsunuz, tebrikler. Tahminen güncel portföy dağılımı ve mevcut ekonomik durum beklentilerine göre alınan önlemler vs. serinin en sonunda yani 6 ay sonra gelecek 🙂 Açıkçası güncel durumu ve portföy dağılımını merak ediyorum, bize tasarruflarımızı korumamızda ve miktar arttırmada yol gösterici olacağını düşünüyorum.

    • Merhaba Serkan Bey,

      Teşekkür ederim, umarım o kadar uzun sürmez 🙂 Ama şu anki performansımla 2,5 ayda biter gibi. Ara sıra tüyolar veriyorum twitterda, ama portfoyün tamamını şu an açıklamıyorum. Neden derseniz, biraz merak/gizem iyi değil midir? 🙂 Yorumlar çok okunmuyor diye biraz sır vereyim, daha çok defansif yatırım araçlarındayım 5 aydır.

  9. Hüseyin

    Merhaba. öncelikle bu keyifli ve akıcı yazı için teşekkür ederim. Bir satırda bireysel emeklilik sisteminde olduğunuzu yazmıştınız fakat o konuya başka değinmediniz. hala devam ediyor musunuz? BES de iyi bir tasarruf aracı ama getirisi düşük gibi. Siz ne dersiniz?

    • Merhaba Hüseyin Bey,

      2006’da başladım BES’e, serinin her yazısında değiniyorum ama rakamlar çok düşük olduğu için detaya girmedim henüz. Hala devam ediyoruz, 4 yıldır eşimin de var BES hesabı. İkimiz 400 tl civarı katkı yapıyoruz her ay. Çok büyük bir tutar yok BES hesaplarımızda. BES’in devlet katkısı neredeyse tamamen emeklilik şirketlerinin komisyonlarına gidiyor maalesef. O yüzden pek memnun değiliz.

  10. Tutumlu

    Yolda yürüyen biri olarak ben sizin gibi başarmış birine kafamda takılmış olup sormak istediğim bir soru var.Artık görüşmediğimiz bir arkadaşım gençliğinde istanbulda çok çalışıp para biriktirip marmaristen gayrimenkuller satın almış.Bu süreçte borsa ve ek iş yapmak gibi yerlerde parasınıda arttırdığını söylemişti.Barlar sokağının yanından eski bir taş evi düzenleyip bar yapmış,aparman daireleri ve evi vardı.Eşimle birlikte birikim yaptık demişti.Marmaristen başka bir ilk okul arkadaşımın da çarşının en işlek caddesinde 5000 tl ye kiraya verdiği dükkanı vardı (normal getirisi 6000-6500 tl civarı yardımcı olmak için az kira alıyordu).Dükkanın değerini sorduğumda 1 milyon demişti.Eskiden marmaris çok ucuz bi yerdi onunda etkisi var fakat siz neden gayrimenkul alıp kiraya vermeyi düşünmediniz ? Hem servetiniz katlanırdı hemde her ay kira getirisi elde etmiş olurdunuz.Bende ev alıp kiraya verme taraftarıyım ama bu arkadaşlarım ev alma berbat ederler dükkan al kiraya ver demişlerdi hep.Dükkan kiraları daha yüksek ve devlet belli bir orana kadar vergi almıyor 🙂 Her yiğidin yoğurt yiğişi başkadır demişler vardır sizinde bir bildiğiniz belki..Mesela robert kiyasaki doların (bizde TL) değer kaybından ve gelecekte de daha da kaybedeceğinden dolayı “günümüzde tasarruf edenler kaybedenlerdir” der….(artı vadeli mevduat hesabından da devlet vergi alır) Kafam biraz karıştı tasarruf sahibi biri olarak görüşlerinizi merak ediyorum teşekkürler…

  11. Nazife kaya

    Hocam merhaba
    Yazınızı yine soluksuz okudum bildiğim ve üye olduğum tüm sosyal paylaşım sitelerinde paylaşımda bulundum çünkü herkesin sizin gibi bir insanı tanıması kanaatindeyim. Sizden ilham alarak geçtiğimiz hafta şöyle bir tasarruf ve yatırım planı yaptım
    1.zorunlu birikim( hisse senedi)
    2:acil ihtiyaç birikimi(altın)
    3:keyfi ihtiyaç birikimi(euro)
    1 incisi sahip olduğum hisse senedinde her ay düzenli 500 tl
    2 cisi acil bir durumda hastalık vs gibi durumlarda kullanılacak para (250tl)
    3 de yıllık tatilde veya keyfi bir durumda mevcutda hiç borçlanmadan olucak harcama (150)
    Ve ortalama 2650 TL maaş alıyorum bi bunun sonunda elimde kalan parada ev genel ihtiyaçlar
    Hedefim 10 yıl sonra aldığım hisse şirket sahipleri bakmazsan bende umarım hatırı sayılır bi birikim edinmiş olurum eğer bu planımda tavsiye edeceğiniz bir şey varsa lütfen yazın çok çok teşekkür ediyorum tekrar tekrar çünkü çok güzel birşeye vesile oldunuz☺️

    • Merhaba Nazife Hanım,

      Yatırım yaklaşımınızı çok beğendim. Çünkü bir acil ihtiyac kalemi içeriyor. Uzun vade yatırım yapan çoğu kişi bu fonu ayırmadığı için acil durumlarda zararda olabileceği hisseleri satmak zorunda kalabiliyor. Toplamda %34 oranında tasarruf ediyorsunuz, bu yeni başlayanlar için çok iyi bir rakam! Eğer Harcamalarınızın farkında mısınız yazıma baktıysanız, orada aylık giderleri not almanın faydalarından bahsediyorum. Bunu yaparsanız nerelere harcadığınızı görebilir ve mümkünse iyileştirmeler yapabilirsiniz. Ayrıca aklımda bir yazı başlığı var, özellikle “gelirim çok yüksek değil, istediğim kadar tasarruf yapamıyorum” diyenler için ek gelir yaratabilecekleri fikirleri toparlayacağım. umarım yakında yayında olur, ondan da size uygun olanlar çıkabilir, böylece bu ek gelirin tamamını yatırıma aktarabilirsiniz.

      Gelişmelerinizi not almayı unutmayın, size motivasyon da verecektir. Bir süre not ettikten sonra ileriye dönük hedefler koyabilirsiniz. Kısa/orta/uzun vadeli. bunlar ilk aklıma gelenler, gelişmeleri bizimle paylaşın lütfen.

      İlginiz ve nazik sözleriniz için teşekkürler.

  12. dyv

    “Çok da uzatmak istemiyorum” bu sözü çok fazla tekrarladığınızı ve kendinizi kısıtladığınızı düşünüyorum. Lütfen bu bloğun, yatırıma olduğu gibi, okumaya da sabrı olmayanlar için uygun olmadığına dair uyarı tabelanızı yerleştirin 🙂 Çok ciddiyim, kısaltmaya uğraşmayın, kendinizi en iyi şekilde ifade etmeye odaklanın: Yazı yazmanın zor bir uğraş olduğunu düşünmeniz de bu işte ne kadar başarılı olduğunuzun başka bir göstergesi. En çok “çok peşinden koştum” dediğiniz Mrs. Milyoner ile birden nişanlandığınızı okuyunca şaşırdım. (Evde kalmaya doğru sağlam adımlarla yürüyen bir adama tavsiyelerinizi de ayrı bir yazıya alalım) Derken, tasarrufun öneminden dem vururken düğün yapma kararınız ters köşeye yatırdı. (Acemiliğinizi belirtmişsiniz zaten) Lise harçlığından biriktirdiği parayla ev alma hayali kurup, yanlış bir hesapla bunda başarılı olacağına bir an için inanan bir zamanların saf, orta halli aile çocuğu olarak; ev alma kararınızı da hararetle destekliyorum. Devamı merakla bekliyorum (Ama acelem yok, siz de acele etmeyin LÜTFEN)

    • Galiba okuyanların vaktinden çalıyor muyum diye endişe ettiğim için uzattığım düşüncesine kapılıyorum. Sanırım başkalarına uymaya çalışmak yerine kendi tarzıma sadık kalmak en doğru tercih olabilir. Yazmak için çok zaman harcıyorum, çünkü küçük bir kitlemiz de olsa burada, kötü bir ürün koymak istemiyorum sizlere. Yazıyı yolda yürürken, araba sürerken vs. düşünüyorum, yazıp yazıp sildiğim, defalarca okuyup düzeltmeler yaptığım oluyor. Proje yönetiminde bir üçgen vardır, ZAMAN – KALİTE – MALİYET diye, benim maliyet yok ama kaliteye yoğunlaşınca zamanı çok harcıyorum. Sanırım yazdıkça bir dengeyi bulacağım.

      – milyoner olmak istiyorsanız, kesinlikle evlenin! (Ama aynı hedef ve misyonları paylaşabileceğiniz biriyle)
      – yazıda değindiğim gibi bazı konular sadece sizin tercihinize kalmıyor, aileler/örf vs. düğün bizim için gereklilikti, ama yapmak zorunda olmayanlar, sade bir nikah törenini tercih edebilir.
      – ev almanın iyi bir yatırım olduğunu düşünmüyorum, kendi yaptığım yanlışlar (daha anlatmadıklarım da var, ilerleyen yıllarda gelecek) nedeniyle. fakat oturulan evin sahibi olmak konusu farklı, psikolojik etmenler devreye giriyor ve herkesin durumu farklılaşacaktır. ayrıca zamanlama çok önemli, mesela biz borsanın uçtuğu bir yılda aldık evi. bu yanlıştı özellikle. bir yıl sonra hiç borçlanmadan alabilirdik. nasip!

      Desteğiniz için de teşekkür ederim, inanmayabilirsiniz ama inanılmaz moral oluyor sözleriniz.

  13. HAYKIRIS

    Lütfen yazılarınızı kısaltacağım diye uğraşmayın. Nereyi çıkarsam diye harcayacağınız zamanı da unutmayın.
    Finansal özgürlükten bahsediyoruz. Bu yola çıkanlar okumak için bırakın biraz vakit ayırsın.

    Sizin de her fırsatta dediğiniz gibi en iyi yatırım eşimizdir.
    Bazı arkadaşlarımın eşlerinden dolayı banka banka dolaşmalarını üzülerek izliyorum.
    1 haftalık tatil için 36 ay ödemeli kredi çeken bile var.
    Allah razı olsun eşimden. Evleneli 7 yıl oldu ve hala ailemle beraber yaşıyoruz. Bu devirde kayınvalide yanında kalacak gelin yok denecek kadar az.
    Bu yüzden dolayı masrafım oldukça düşük. Tasarruf oranım %50-75 civarı. Babam epey yükümü alıyor. Ayrıca abime ev aldıkları için bana da bir ev sözü var.

    Ne olur geleceğinizi şimdiden harcamayın. Tasarruf yapın. Paranız biriktikçe etrafınızda saçma sapan harcama yapan insanları hayretle izleyeceksiniz.

    Eşinizin kendi soyadını kullanmak istemesine gelince tebessümle okudum. Bende nüfus memuruyum ve bu yönde talep çok fazla. Ayrıca evlenen kadınların kendi soyadlarını kullanmasına anlam veremiyorum. Bana göre hiç de kullanışlı olmuyor.
    Bir de çift isim modası aldı başını gidiyor. Abartmıyorum yeni doğan bebeklerin %90’ı çift isimli. Birbiri ile uyumlu olsa neyse. O kadar absürt isimler var ki şaşarsınız. Çift isimli bir kadın bir de evlenince kendi soyadını kullanmak istiyor. Her yerde sıkıntı. Bence bu insanlar kendine zulmediyor.
    Tabiki herkesin görüşüne saygımız sonsuz. İnsanların kullanacağı isimlere karışmak haddimiz değil.
    Vatandaşın taleplerini kanunlar çerçevesinde yerine getirmek bizim en büyük sorumluluğumuzdur.
    Saygılar.

    • Merhaba,

      Aradan geçen 9 yıl, eşimin de yaşadığı soyisim zorlukları ve şimdi sizin bir nüfus memuru olarak görüşleriniz de işe yaramadı. Eşim hala soyisim konusunda %100 kendinden emin ve gerekli olduğunda ısrarcı 🙂

      Bu arada beni Ms. Milyoner zengin etti desem yeridir 🙂

      Bu arada saygıdeğer eşinize ve babanıza da selamlar. Görüşlerinizi de her zaman okumak isterim.

  14. Nazife kaya

    Hocam çok teşekkür ederim bahsettiğiniz ek gelir yazınızıda sabırsızlıkla bekliyorum söyledikleriniz çok önemli söylediğiniz gibi giderleri not edicem tavsiyeleriniz çok değerli

  15. Nazife kaya

    Birde lütfen sizi zor durumda bırakmadığı sürece yazılarınızı lütfen kısaltmaya uğraşmayın biz büyük bir keyif ve merakla okuyoruz

Bir cevap yazın

Tüm hakları saklıdır. & İzin almadan kullanılamaz

%d blogcu bunu beğendi: