Mr. Milyoner

Tasarruf + Birikim + Yatırım = Finansal Özgürlük

“Nasıl Milyoner Oldu?” Serisi – 10 – Hedef: 2016

Tebdil-i mekan eyledik, geldik çok farklı bir dünyaya. Sadece maddeten değil, manen veya zihni bir değişiklik de oldu hayatımızda. Mevcut şartlarda yaşamaya alışmış bünyeler kendisine sunulmuş olan düzeni sorgulamakta zorlanır. Biz de günlük yaşantımızın bizi sürüklediği yönde pek de düşünmeden akıp gidiyorduk. Ama bu mevcut yaşantıdan ayrılmak, bir nevi sudan çıkmış balık gibi olmanın verdiği zorlukların yanında mecburi bir zihni sorgulama da getirdi. Neydi bizim hayattaki hedefimiz? Yıllarca okuduk, daha uzun yıllar sürecek çalışma hayatına başladık; maaşlar, faturalar, borçlar, ev, araba, mobilya… Hayat yolculuğunda ilerliyorduk ama varış noktamız veya hedefimiz neydi?

Bunları düşünmek ve daha önemlisi mevcut hayatımızı sorgulayabilme lüksüne bu 2015’deki bu tebdil-i mekan sayesinde kavuştuk. Buyrun bakalım; neler düşünmüş, neler yapmış, hedefleri bulabilmiş miyiz?


Bu yazı 11 parçadan oluşan serinin onuncusu. Her yazıda farklı bir yılı kapsayarak ilerliyorum. Belki ilerde yatırım çeşidi bazlı, çalıştığım şirket sırası gibi farklı perspektiflerle de bakabiliriz.. Serinin ilerleyişi şu şekilde:

Neredeyse serinin sonlarına geldik. Bir maraton gibi uzun soluklu bir yazı serisi oldu, ama umarım bittiğinde blogun temel taşı olarak yerini almış olacak.


Hedef

Küçük bir çocukken hedefimiz sadece eğlenmek ve oyun oynamaktı. Hayat çok daha basit görünüyordu önümüzde. Biraz daha büyüyüp okula başlayınca ödevler, sınavlar, notlar; hedef artık okulu bitirmek. Üniversiteyle birlikte işler biraz hareketlenip karışmaya başlıyor: mezun olmak ve sonrasında iş bulmak. Şanslı bir grupta olan bizler onu da gerçekleştirdik, artık bir işimiz de var. Peki sonra? Şimdi hayatımızda ulaşmak istediğimiz hedef ne? Tamam; işimizde başarılı olmak, terfi/zam vs. ama bunların sonunda? Pazartesi-cuma koşturmacasından haftasonuna kavuşmak mı? Ev-Araba kredisinin bitmesini beklemek mi? Nedir hedefimiz?

“Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez.”

Montaigne

Bu yılın sonu, 5 yıl, 20 yıl sonrası için hedefleriniz var mı? Sadece finansal anlamda olmak zorunda değil; hayattan beklentiniz, ulaşmak için çaba gösterdiğiniz amaçlarınız neler?

Bunlar çok büyük sorular farkındayım. Henüz bir cevabınızın olmaması da normal olabilir. Ama en azından bir planınız var mı? Yoksa hayatın akışı sizi nereye götürüyorsa oraya mı sürükleniyorsunuz? Dediğim gibi bu sorulara cevaplarınız olmasa bile en azından sormaya başlamalı/devam etmelisiniz.

Misyon – Strateji – Plan!

Blogu takip eden okuyucuların genellikle finansal piyasalarla ilgilenen kesim olduğunun farkındayım. Birçoğunuz hisse senedi yatırımları da yapıyorsunuz. Ortağı olduğunuz şirketlerin faaliyet planlarına en azından bir kez göz atmışsınızdır. Şirketler kendilerine bir misyon belirler, daha sonra bu misyonu (veya hedefe) gerçekleştirmek için stratejiler hazırlar, bu stratejiler için de detaylı uygulama planları.

  • Bu yıl satışlarımızı %10 artırmayı,
  • Maliyetlerimizi %5 düşürmeyi,
  • Karlılığımızı %12 yükseltmeyi hedefliyoruz.

Yukarıda klasik bir şirketin yıllık hedeflerini görebilirsiniz. Muhasebe yoluyla her kuruşun hesabını tutan şirketler, piyasanın akışına kapılmak yerine bu hedeflere ulaşmaya çabalar.

Peki sizin, bireysel olarak, aysonu-yılsonu veya herhangi bir zaman dilimi için finansal hedefleriniz var mı? Belki çooook küçük bir azınlığın vardır ama çoğumuzun yok! Peki bir hedef olmadan nasıl ilerleyeceğiz? Başarımızı nasıl ölçeceğiz? Yoksa daha ne kadar paranız olduğunu bile bilmiyor musunuz? Ya da geçen ay ne kadar para harcadığınızın farkında mısınız? Hadi kredi kartı ekstresine baktınız aysonu, peki ya nakit harcamalar? Veya son bir yıldaki restoran, benzin, gıda gibi kategorik olarak harcamalarınızı biliyor musunuz?

Sorgulama Evresi

Serinin bir önceki yazısını okuduysanız, 2016’da artık ABD’de yaşadığımızı biliyorsunuzdur. Bu değişiklik bize hayatımızla ilgili önemli sorgulamalar yapma fırsatı verdi. Türkiye’deki “normal” hayatımızın akış hızıyla herhangi bir sorgulama içinde değildik. Yukarıda sizlere sorduğum birçok soruyu kendimize de sormamıştık.  Ama hayatımızın önemli şekilde değişmesi ve özellikle benim yaklaşık 6 ay boyunca işsiz güçsüz evde oturmamın verdiği zaman bolluğuyla 🙂 bu soruları ve cevaplarını hayli düşünme fırsatımız oldu. İşte FIRE konseptiyle tanışmamız da bu döneme denk geliyor.

FIRE

Blogun ilk günlerinde Finansal Bağımsızlık kavramını acemice açıklamıştım: ilgili yazı. İşte bu FIRE, yani belirli bir birikim seviyesine ulaştıktan sonra gönüllü emekli olmak, ile ABD’deki birkaç blog sayesinde tanıştık. Bu blogu hazırlamam ve hatta ismi konusunda da ilham kaynağı olan Mr. Money Moustache isimli bloga siz de göz atabilirsiniz.

Finansal anlamda kendimize bir hedef koyup daha bilinçli şekilde harcamak ve daha da önemlisi yatırım yapmak konusunda irade göstermeye başladık. Yine daha önce bir yazıda bahsettiğim gibi, harcamalarımızın farkına varma ve not etme alışkanlığı kazandık. Yatırımlarımız için amaçlar belirleyerek yılsonu hedefleri oluşturduk.

Artık bir hedefimiz vardı: FIRE!

Açılış Bakiyesi

2016 – 1 Ocak itibarıyla (tutarlar o günün parası değeriyledir)

Dönem Başı Varlıklar  – 602.946 TL

  • 244.000 TL değerinde Ev
  •  75.000 TL değerinde 1+1
  •  52.000 TL değerinde Altın (520 gram)
  • 151.840 TL değerinde Dolar
  •  63.840 TL değerinde Kira Sertifikası
  •    2.000 TL değerinde Türk Lirası Mevduat
  •   14.266 TL değerinde BES bakiyesi

Dönem Başı Borçlar –0 TL

Dönem Başı Net Birikim – 602.946 TL

ABD’deki hayatımızdan kısa bir kesit sunmadan önce Açılış Bakiyemizi ortaya koyalım.

Finansal olarak 2015 yılını yukarıda gördüğünüz şekilde bitirip 2016’ya başladık. Karşılaştırmak gerekirse, 2015 açılış bakiyem 467.855 TL imiş, geçen 1 yılda toplam artış 135.091 TL olmuş.

2015’teki bu artışın kırılımına bakarsak da; maaşımızdan yaptığımız %40’lık tasarruf ile yaklaşık 60.000 TL, yatırımların net getirisinden de yaklaşık 75.000 TL gelmiş. Enflasyonun %9 olduğu yılda %11 getiri elde edebilmişim.

Aslında 2014’te enflasyonun bile altında kaldığımı düşünürseniz, 2015’te 2 puancık da olsa enflasyonu geçebilmişim. Öyle parasını ikiye üçe katlayan biri değilim, varsa bunu istikrarlı şekilde her yıl yapan gelsin tecrübelerini dinleyelim..

Amerikan Rüyası

1931 yılında James Truslow Adams**, Amerikan Rüyası için “Sosyal statüsü ve doğum şartlarından (yani ırkı, ailesi vs.) bağımsız olarak, herkesin kabiliyetleri ve başarıları ölçüsünde hayatlarının daha iyi ve dolu olması fırsatıdır.” demiş. Tabi geçmişi yerlilere yaptıkları zulüm ve afrikalı kölelerle geçen yüzlerce yıllarından sonra size ABD’yi övecek değilim. Ama özellikle ekonomisinin katlanarak büyüdüğü 1890lı yıllardan sonra nüfusunun büyük bölümünde ekonomik anlamda refahın artmasıyla ortaya çıkan “Amerikan Rüyası” kavramı da bir gerçek.

The Godfather II filminde ABD’ye tek başına geldiği bölümü hatırlayanlarınız vardır.

ABD’ye göçmenlerin geldiği gemilerin ilk demirlediği Ellis Adası ilginç bir yer, ziyaret etme fırsatı bulmuştum. Vito reisin kaldığı odayı görmeden olur mu 🙂 İşte tek başına ABD’ye gelen Vito “kabiliyetleri” sayesinde zeytinyağı ticareti yapan Genco Importing şirketini kurmuş ve Amerikan Rüyasına ulaşmıştı.

Tabi Mr. Milyoner’in böyle “kabiliyetleri” olmadığından şirket sahibi olamasam da kısmen Amerikan Rüyasını görebildim 🙂

**James amcanın bir de şöyle bir sözü varmış: “Evrendeki her bir yıldızın akşam saat 11.30’da nerede olacağını her gökbilimci tahmin edebilir. Ama genç yaştaki kızının nerede olacağı konusunda asla böyle bir tahminde bulunamaz.” 🙂

Sadece Yerdeki Paraları Toplasan Yeter

Temel ile Dursun’un ABD hakkındaki fıkrasını hatırlarsınız. Öyle bir şey yok 🙂 Maalesef.. Ama işsizliğin çok düşük, ekonomik faaliyetin hızla arttığı bir dönemde orada olmamızın avantajı oldu. Yine de eşimle birlikte Eylül 2015’de gittikten sonra 6 ay işsiz kaldım. Çünkü geçici çalışma vizesine başvurmam ve sonuçlanıp elime ulaşması 5 ayı buldu. Daha sonra iş görüşmeleri derken iş bulup çalışmam nisan ayındaydı.

Evet Türk Lirasına çevirdiğinizde maaşım yüksekti, ama ABD’de ailece yaşamanın verdiği ek masraflar aysonunda elinizde kalan tutarı da etkiliyor. Örneğin oğlumuzun gittiği kreşin aylık ödemesi 2.000 $’a yakındı. Hakeza kiramız da 2.350 $ idi. Kabaca özetlersek, TL bazında 6 aylık işsiz kalmam ve yüksek yaşam giderleriyle ABD’deki kazancım Türkiye’de kalsaydık elimde kalacak tutara çok yakın oldu (20 aylık toplam süreçte).

ABD’de yaşamakla ilgili anlatacağım çok farklı konuda onlarca yazı çıkabilir. Bu yazıda detaya girmek istemiyorum. Çünkü hem okuyucuların merak ettiğini sanmıyorum 🙂 Günlük yaşamla ilgili detaylar yerine oradaki finansal yatırımlarımdan bahsetmeyi tercih ettim.

Tasarruf ve Yatırımlar

Sürekli vurgulamakta mahzur görmediğim: Milyoner Olmak için Yapmanız Gereken İki Temel Şey‘in tasarruf ve yatırım olduğunu tekrar söylemeden başlamayayım.

Maaştan Tasarruflarımız

Seriye bu yazıyla denk gelenlere Tasarrufun önemi için ilk sayılara bakmalarını rica edeceğim: “Nasıl Milyoner Oldu” Serisi

Tasarruf Tutarı

İş hayatım boyunca aldığım ortalama maaşlarım:

  • 2007 –  1.650 TL – 1.270 $
  • 2008 – 2.000 TL – 1.560 $
  • 2009 – 2.600 TL – 1.660 $
  • 2010 – 3.000 TL – 1.990 $
  • 2011 –  4.000 TL – 2.390 $
  • 2012 – 4.500 TL – 2.500 $
  • 2013 – 5.200 TL – 2.720 $
  • 2014 – 5.600 TL – 2.550 $
  • 2015 – 6.100 TL  – 2.240 $
  • 2016 – 9 ay boyunca ort. net – 6.200 $

Amerika’da bulunduğunu eyalet/şehire göre maaşlar ve yaşam giderleri çok farkedebiliyor. Aynı işi yapan birinin aldığı maaş ve aynı oranda masrafları %80 kadar değişebilir. Bizim bulunduğumuz eyalet nispeten maaşların yüksek olduğu bir yerdi. Tabii ki giderlerin de..

  • 2016 yılının 9 ayında maaş gelirim vardı. Toplamda yıllık elime geçen para 55.800 $ idi. Daha sonra bir miktar vergi iadesi aldım (ABD’de gelir vergisi işi hayli farklı, ilgilenen olursa ilerde bir yazı gelir)
  • Yalnız eşimin eğitim ödeneği sadece kiramız ve mutfak masrafına yetiyordu. Benim maaşımdan kreş ve diğer bütün giderleri karşılıyorduk.
  • 2015’te tek maaş olduğumuzdan ABD’de hiç tasarruf edememiştik. 2016’da da yüksek seyahat giderlerini de göz önünde bulundurursanız yüzde olarak genel ortalamamızın altında kaldık. Yılsonu tasarruf oranımız %30’da kaldı. Yalnız şöyle bir durum var, bilançoyu TL tuttuğum için maaştan kur kazancı oluştu 🙂 Ama tasarruf oranı $ üzerinden..

Yatırımlar

Bugüne kadar gördüğünüz yatırımlarım öyle çok karışık veya yaratıcı değildi. ABD’de yeni fikirler edindim ve fırsatlar yakaladım. Yine belki birçoğunuz için sıradan yatırımlar ama bence riskliydi.

Ev

Hala bilançomuzdaki en büyük kalem oturduğumuz evimiz. Belki bir nakit akışı sağlamıyor, ya da bize kira ödetmediği için yoksa sağlıyor mu? İlerde satarsak muhtemel değer artış kazancı?

Buyrun klasik değerlememizi yapalım. 2016 için evimizi bilançoya % 9,02 artırarak 266.000 TL olarak yazıyoruz. (artış kaynak: gyoder, biraz altında aldım.)

Ayrıca bir de en kötü yatırımım 1+1’i bildiğiniz üzere hiçbir değer artışı olmadan bilançoda tutuyoruz. Yine de 12 ayın 11’inde elimize cüzi miktarda kira getirisi geçmişti (bahsetmeye değer bulmuyorum).

Araba

ABD’ye gelirken TR’deki arabamızı satmıştık. ABD’de aslında araba alma planımız yoktu ama arabasız bir hayatın çoook zor olduğu bizzat görünce vazgeçtik. Ocak ayında 16.000 $’a bir araba aldık. İkinci el ama 5 ay kullanışmış bir araçtı. Vergiler hayli düşük ama aman bizim Maliye duymasın, ikinci el araba satışından da vergi alıyorlar..

Arabayı dolar olarak satın aldık. Yılsonunda da yine dolar olarak değerinde herhangi bir değişiklik olmadan güncelleyip TL olarak yazıyorum. Satarken yaşanacak değer kaybı ve dolar kuruyla artışı sonucu net zararı 2017’de göreceksiniz.

Kira Sertifikası

Serinin bir önceki sayısında kira sertifikasından kısaca bahsetmiştim. 2016 yılında da değişken getiri oranlı kağıtlarımı korudum.

Elimde 63.840 TL değerinde (tahakkuk eden üzerinde biriktiriyorum) kira sertifikası var. Yıl içinde elde ettiğim kupon getirileri tekrar kira sertifikası alıyorum. 31 Aralık itibarıyla yaklaşık net %10 oranla (yıllık) tahakkuk eden kar payı getirisiyle (12 aylık) bilançomda 70.224 TL olarak değerliyorum. (Çok basit bir yöntem ama karmaşık hale getirmenin ciddi bir faydası olmayacak)

Altın

Yıllardır portfoyümden az da olsa hiç eksik etmediğim nazlı yarim altın.. ABD’de evde boş boş oturmanın verdiği zaman bolluğuyla piyasaları yakından izleme fırsatım oluyordu. Birikimdeki dolar ağırlığını diğer enstrümanlara doğru kaydırmaya karar vermiştim.

TR’deki banka hesabımdan bir miktar dolar bozarak 3 Ocak’ta 35.000 TL değerinde 350 gram altın aldım.

Düğün altınlarımıza yine dokunmadık. Yılsonunda toplam 113.100 TL değerinde  870 gram altın bakiyemiz vardı.

Borsa

Daha önceki yıllarda Borsa İstanbul’da az olsa yatırım tecrübem olmuştu. Her ne kadar haberlerden takip etsem de ABD piyasalarına açılmak gibi bir cesaret girişiminde bulunmamıştım. Fakat fiziken ABD’de bulununca dedim ki neden olmasın 🙂 (ilgilenenler olursa nasıl olduğu hakkında iki yazı kaleme almıştım: Yurtdışı Pisayalarda İşlem Yapmak ve Vergi Konusu)

Yukarıdaki yazılarda TR’de yerleşik kişilere yönelik bir bakış açısını gözettim, ama biz orada ikamet ettiğimiz ve ben de tam vergi mükellefi olduğum için durumum biraz farklıydı. Aslında daha fazla vergi ödedim sadece…

Her zaman bakıp bakıp imrendiğim Amazon AMZN, Netflix NFLX ve Tesla TSLA şirketlerini inceledim. Temel ve teknik analizlere saygım sonsuz, fakat ben kullanmıyorum. Zaten teknoloji şirketlerinin bilançoları, değerlemeleri hayli enterasandır. Konunun müthiş uzmanı değilseniz, ki ben değilim, anlamak ve anlamlandırmak imkansıza yakın..

Maliyet

Bu hisseleri seçmemin asıl nedeni Amazon ve Netflix’i kullanarak müthiş memnun kalmam, ve Tesla’yı sokaklarda görerek imrenmemdir. Evet aslında bu kadar basit… Önce alış tarih ve miktarlarımı yazayım, sonrasında da hislerimi..

  • İlk aldığım hisse Amazon oldu. 11 Şubat günü büyük bir heyecanla adedi 492 $’dan 11 adet (toplam değeri 5.412 $, 15.857 TL)
  • Daha sonra, 24 Martta adedi 98 $’dan 45 adet Netflix hissesi, (toplam değeri 4.410 $, 12.657 TL)
  • En son da 22 Haziranda adedi 197 $’dan 5 adet Tesla hissesi, (toplam değeri 985 $, 2.847 TL)

aldım.

TR’ye döndükten sonra başımı taşlara çok vurdum, ama o dönem benim için bir ilkti ve daha fazla alacağımı da sanmıyordum.. Hep böyledir, günler/aylarca emek harcayıp kazandığımızı kolayca riske atamayız (en azından ben böyleyim). Keşke daha çok alsaydım diye hayıflandım.. Hatta şu an 1 milyonda değil, 2 milyondan bahsediyor olabilirdik 😛 Nasip.

Fakat daha önce hiçbir yatırımda olmadığı kadar bu hisselerin fiyatlarını takip ediyordum. Tech hisseleri de sağolsun gondol gibi aşağı yukarı, insanın midesini allak bullak edebiliyorlar. Bu hareketlilikleri belki de beni daha fazla almaktan alıkoydu..

Sene Sonu
  • Amazon’un hisse değeri 750 $, elimdeki 11 hissenin toplam değeri; 8.250 $, 29.123 TL oldu. Dolar bazında %52, TL bazında ise %84 artmış…
  • Netflix’in hisse değeri 123 $, elimdeki 45 hissenin toplam değeri; 5.535 $, 19.539 TL oldu. Dolar bazında %26, TL bazında ise %54 artmış…
  • Tesla’nın hisse değeri 213 $, elimdeki 5 hissenin toplam değeri; 1.065 $, 3.759 TL oldu. Dolar bazında %8, TL bazında ise %32 artmış…

Müthiş değerler.. Ama toplam birikimim içindeki ağırlıkları pek yüksek değil. O yüzden büyük bir etkisi olmuyor…

Dolar

Bir önceki yazıda bahsettiğim gibi ABD planları nedeniyle 2015’de dolara ağırlık vermiştik. Yılbaşında bir miktar altına kaydırma yaptım. Daha sonra yanımızda getirdiğimiz ve bankaya yatırdığımız meblağın bir kısmıyla (yukarıda açıklamıştım) da hisse senedi yatırımı yaptık.

Yıl içinde harcamalarımız ve maaşların etkisiyle TR’deki TL mevduat gibi sürekli hareket gösteren bir hesap oldu. Ayrıca TR’deki bir miktar dolarla altına dönmem, yeni araba almam, ABD Piy. hisseleri alışı gibi çıkışlarla yılsonu dolar bakiyem önemli miktarda azalarak (dolar bazında) 42.690 $ gerçekleşmiş. Fakat kurdaki yükseliş nedeniyle TL bazında önceki yıla göre neredeyse aynı seviyede kapatmışım.

Türk Lirası

TR’de bıraktığımız hesapta pek hareket olmadı ve bir önceki yıla nazaran küçük bir artışla 2.850 TL bakiyeyle kapattık.

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES)

2016’de de azar azar da olsa katkı yapmaya devam ettik, yıl sonu itibarıyla 18.679 TL değere ulaşmış, tamamı devlet borçlanma araçları fonundaydı.

Bilanço – 2016

2016 yılını yaklaşık %30 tasarruf oranı ile kapatmışız. Yatırımlar konusunda daha karışık bir durum var:

  • Evimizin değeri 244.000 TL’den 266.000 TL’ye %9 artmış,
  • 1+1’in değeri 75.000 TL’de sabit kalarak yerinde saymış,
  • Altınlar 87.000 TL’den 113.100 TL’ye %30 değer kazanmış,
  • ABD Piy. Hisseleri 31.361 TL’den 52.421 TL’ye %67 artmış,
  • Dolarda durum yıl içi hesabım sürekli hareketli olduğundan karışık yıllık artış oranı olan %20’yi baz alalım,
  • Kira Sertifikası ise 63.840 TL’den 70.224 TL’ye %10 getiri oranı yakalamış,
  • Toplam yatırım getirisi ise %16 olarak gerçekleşmiş. 2016 yılı enflasyonunun %8,53 olduğunu görüyoruz. Gerçekten tartışmasız en başarılı olduğum yıl budur. En iyi yılımda bile paramı ikiye üçe katlayamıyorum.. Tabi Amazon vs. gibi getiri oranım çok yüksek ama yatırdığım para bütün birikimim içinde önemli miktarda değil. Bu yüzden etkisi sınırlı kalıyor. (İlgili kalemlerde bilançodan farklılıklar görüyorsunuz, çünkü yıl içi alım/satım maliyet ve kazançları da içinde yer alıyor)

2015’te ilk defa bütün yıl boyunca ettiğimiz tasarruflardan daha fazla bize getiri sağlamıştık. 2016’da da durum değişmiyor, hatta ivmesi artıyor. Çünkü artık sermayemiz yani çarpanımız yüksek.

Artık param benim için çalışıyor! Eğer sabırlı bir yatırımcı olursanız sizin için de çalışacak… Peki benim kadar sabırlı olabilir misiniz?

 

2016 – 31 Aralık itibarıyla (tutarlar o günün parası değeriyledir)

Dönem Sonu Varlıklar  – 602.946 TL

  • 266.000 TL değerinde Ev
  •  75.000 TL değerinde 1+1
  •  56.480 TL değerinde Araba
  • 113.100 TL değerinde Altın (870 gram)
  •  52.421 TL değerinde ABD Piy. Hisse
  • 150.694 TL değerinde Dolar
  •  70.224 TL değerinde Kira Sertifikası
  •    2.850 TL değerinde Türk Lirası Mevduat
  •  18.679 TL değerinde BES bakiyesi

Dönem Sonu Borçlar – 0 TL

Dönem Sonu Net Birikim – 805.448 TL

 

Mr. Milyoner


Yazıyı beğendiyseniz diğer popüler yazılarım:

Yeni yazılar için TwitterFacebook ve Instagram hesaplarından takipte kalın!

Beğendiyseniz lütfen sosyal medyada paylaşın! Soru ve görüşlerinizi de yorum olarak bırakın! Teşekkürler

Beğendiysen paylaş lütfen!

Previous

ETF – Exchange Traded Funds – Nedir?

Next

Uzun Vadede Türk Lirası mı Dolar mı?

6 Comments

  1. İsmilazımdeğil

    Darısı dolar bazında milyoner olmaya diyelim 🙂 Parasal durumunuzu dolar cinsinden gösteren bir tablo da eklerseniz çok faydalı olur. Reel kazanımları daha net görebiliriz. Bu güzel yazı için teşekkürler.

  2. güzel yazı, abd ile olan kültür farklılıkları, neden daha iyiler, buradan gitmek isteyenlere tavsiyeler konusunda ileride yazı yazılabilir.

    bu arada tebrik etmek lazım. amazon ve netflix neredeyse dip noktalardan alınmış. teknik analiz yaparak mı alındı, yoksa yatırım yapılacağı anda hisseler dipten çıkış yaparken mi denk geldi?

    • Sağolun, ilerde yazmayı düşünüyorum çünkü çook farklı bir dünya.

      açıkçası teknik analizi hiç bilmiyorum. kısa sürede tesadüfler dışında anlamlı sonuçlar verdiğini de düşünmüyorum. temel analizi biliyorum ama inanmıyorum… temel analizle olsa muhasebeciler, teknik analizle olsa matematikçiler zengin olurdu ama yok öyle bişi..
      benimki tamamen tesadüf. ayrıca netflixte benim 98ten aldığımdan 1 ay once 82leri bile görmüştü.aynı şekilde amazon da yanlış hatırlamıyorsam 480leri… dipleri yakalayamaz KY

      hele ki amazon 1500lerden sattım, şimdi 1815! çok da bilmiyorum bu işi.

  3. snob

    6200 dolar maaşım olsa ben de milyoner olurum ama TL bazında.

    • Merhaba,

      6200 dolarla ABD’de 2350 $ kira, 2000 $’a yakın kreş parası ve diğer masrafları ödeyip yine de milyoner olabilir miydiniz? Ayrıca yazıda belirtmiştim, 6 ay işsizdim ABD’de. 20 aylık maceranın sadece 13 ayında maaşım vardı. TRde kalıp normal işimde kalsam daha çok birikim yapardım.

      Yine de hesap kitap beni ilgilendirmez, ben neye “inanmak” istersem odur derseniz de kimse sizi tutmaz 🙂

Bir cevap yazın

Tüm hakları saklıdır. & İzin almadan kullanılamaz

%d blogcu bunu beğendi: