Merhaba, sanırım Mr. Milyoner Kimdir? bölümünü okudunuz. Fakat yine sanırım ki Aklınızda sorularaklınızdaki soruların cevapları yerine daha çok soruyla karşılaştınız.

Anlıyorum, çünkü ben de kısa süre öncesine kadar çok farklı değildim.

Ben de sabah 8’de işe giden, akşama kadar çalışıp 5’te çıkan ve bunu haftaiçi her gün tekrarlayıp maaş alan sonra da bu kazandığı paranın tamamını yemek, cep telefonu, ev kredisi, araba kredisi, televizyon, salon takımı gibi şeylere harcayan biriydim. Bir döngü gibiydi; harcamak için çalışıyor, çalışıp kazandıkça daha çok harcıyordum!

 

Çok Çalış ki Daha Fazla Alışveriş Yapabilesin!

white rabbit

Kendi küçük dünyamda mutluydum, ortalamanın üstünde bir kazancım, bununla orantılı şekilde evim, arabam ve bilumum dünyalıklarım/borçlarım vardı.

Fakat bir sorun vardı; saatlerimi, günlerimi, aylarımı ve yıllarımı bunlara adamıştım ve 60 yaşıma kadar da buna devam etmeliydim. Bu düşünce çok korkutucu geldi!

10 yıldır çalışıyorum ve emekli olmak için 30 yıl daha çalışmam gerekiyordu… Henüz 30lu yaşlarımda benim için ne kadar korkutucu!! Hiç bir zaman ‘özgür’ olamayacak, yaşlanana kadar işe gitmek zorunda olmak… Sevdiğim şeyleri; film izlemek, spor yapmak, çocuğumla vakit geçirmek, doğayla iç içe olmak, plansızca sıkıştırmadan tatil yapmak için yaşlanmayı beklemek…

Matrix’teki Neo gibi sanal bir dünyada yaşıyordum ve hiç bir çıkış yok (gibiydi).

Yalnız Neo artık uyanmıştı ve beyaz tavşanı bulup takip etmeliydi…*

*Herhalde aranızda Matrix filmini izlemeyen yoktur, izlemeyenler ve tekrar o sahneyi hatırlamak isteyenler buyrun: 

 

 

 

 

Beğendiysen paylaş lütfen!