Mr. Milyoner

Tasarruf + Birikim + Yatırım = Finansal Özgürlük

Month: Haziran 2018

“Nasıl Milyoner Oldu?” Serisi – 9 – Tebdil-i Mekan: 2015

Sene oldu 2015! Sekiz yazıyı geride bıraktık, sağolun ilgi gösterip okudunuz. Benim için de geçmişe bir dönüp bakmak gibi oluyor. Sizin için ise galiba bu adam nasıl milyoner oldu sorusunun cevabı. Sadece rakamlara ve yatırımların performansına bakanlar da çoğunluktadır. Biraz yaşadıklarımızdan, hayatımıza yön veren önemli olaylardan da bahsediyorum arada.

2015’te de bizim Finansal Özgürlük kavramıyla tanışmamızı sağlayacak olaylar zinciri tetiklendi. Nasıl mı? Tebdil-i Mekan sayesinde!

Buyrun okumaya:

Devamını Okuyun

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) Mantıklı mı?

Yirmili, otuzlu yaşlardayken emeklilik birçoğunuza o kadaaaaaaar uzak bir kavram gibi geliyordur ki. Belki babalarımız 20 sene çalışıp 40lı yaşlarında emekli oldu, ama biz o kadar şanslı değiliz. En az 60 yaşını beklememiz gerekiyor ve maalesef şafak karanlık!

Kendi adıma 10 yıldır çalışıyorum, 33 yaşındayım ve 27 yıl daha çalışmalıyım “resmen” emekli olmak için. Şuna eminim ki bu tarihten sonra alacağım emekli maaşı hayatımı idame ettirmeme yetmeyecek. Blog okuyucuları zaten biliyor, başka planlarım var. Ama bir de planlara sigorta niteliğinde bir yedek lastik; Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) var. Peki bu Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) Mantıklı mı?

Baştan söyleyeyim; BES kesinlikle olmanız gereken, mükemmel tasarlanmış ve çok karlı bir sistem değil! Bazı avantajları bulunuyor, ama birçok kritik noktada eksiklik/yanlışlıklar var.

Ama BES konusu siyah ve beyaz kadar net bir husus değil. Buyrun, okuyup kendiniz karar verin…

Devamını Okuyun

“Nasıl Milyoner Oldu?” Serisi – 8 – Başlık Bulamadım: 2014

Eminim Cem Yılmaz da 10 filmlik bir seri yapsa isim bulmakta zorlanırdı 🙂 O yüzden çok da kınamayın, sizin de başınıza gelebilir! Başlık bulamadım ve zorlamak yerine dürüst kalmayı tercih ettim. Yaratıcı yazım yeteneğimin ne kadar kısıtlı olduğunu düşünüp sıkılan okuyucularımdan da peşinen özür diliyorum, ama edebi yeteneğimden ziyade anlatacaklarımın içeriğinin peşinde olduklarını ümit ederek kendimi avutabilirim.. Di mi?

Serinin önceki yazısında ne kadar yavaş milyoner olduğumu belirtmiştim. Evet; bitcoinle, zıplayan bir hisseyle, şans oyunuyla değil kaplumbağa hızıyla ama emin adımlarla kanaatkar yaşam sayesinde oldu. Okuyucular arasında onlara hızlı yoldan “köşeyi dönmenin” inceliklerini anlatacağımı bekleyenler hayal kırıklıklığına uğrayacaklar. Biliyorum hepimiz çok fazla emek harcamadan “hemen” zengin olmak istiyoruz, bu doğal bir içgüdü. Ama biz sıradan ölümlü bordrolular için imkansıza yakın bir yol.

İmkansızı kovalamak isteyenleri kolundan tutup engelleyecek, Babam ve Oğlum’daki gibi “açeydim gollarımı, getme diyeydim” diyecek halim yok tabii. Ben diğer yolu seçtim, şimdilik iyi gidiyorum ve dinlemek isteyenlere elimden geldiğince anlatıyorum.

Warren Buffett’a, sizin çok basit bir yatırım yönteminiz var neden herkes kopyalayıp aynısını yapmıyorlar, dediklerinde cevabı şu oluyor: Çünkü kimse yavaş/uzun sürede zengin olmak istemiyor!

Tercih sizin…

Devamını Okuyun

iPhone Almak Yerine APPLE Hissesi Alsaydınız?

Baştan söyleyeyim bir iPhone kullanıcısı değilim, hiç de olmadım. Bunun en büyük nedeni tasarımdan çok işlevselliğe ve fiyat/performansa önem verdiğim için hep yolum android cihazlarla kesişti. Ama merak etmeyin bu yazı aslında iPhone veya telefonlar hakkında değil! Paranızı iPhone alarak harcamak yerine üreticisi APPLE’ın hisse senetlerinden alsaydınız ne olurdu şeklinde bir analiz…

Harcamak yerine yatırım yapmak… Birbirinden tamamen iki zıt hareket; ilkinde paranızı verip birkaç yıl sonra eskiyip değerini neredeyse tamamen yitirecek bir tüketim, ikincisinde ise yıllar geçtikçe değerlenip kesenize de değer katacak bir tercih!

Devamını Okuyun

Tüm hakları saklıdır. & İzin almadan kullanılamaz